29 Kasım 2025
weather
1°
42,5088 %0.16
49,3718 %0.05
5.763,55 % 1,55
Ara

TEMEL DEĞERLER “MİLLET”-3

YAYINLAMA:

Tarihi derinliği binlerce yıllık maziye uzanan Türk Milletinin sahip olduğu engin kültür birikimi, onu maneviyatçı bir toplum yapısına büründürmüştür. Bu durum milletimizin her daim sağduyulu olmasında, ortak tepkiler verebilmesinde ve bir gaye etrafında birleşebilmesinde etkili olmuştur. Hem de onlarca farklı kimlikten insan topluluklarını bünyesinde barındırarak. Zaten millet olmak; farklı kimliklerden ve farklılıklardan “Bir” olabilmeyi başarabilmektir. Türk Milleti, bu durumu dünyada emsali görülmemiş bir seviyede yaşamış ender milletlerden biridir. Dünya tarihinde insanlık, iki büyük barış dönemi yaşamıştır. Bunlardan bir tanesi Pax Romana, bir diğeri ise Pax Ottomana’dır. Pax, latincede “barış” demektir. Pax Romana, “Roma Barışı” anlamına gelir. Roma İmparatorluğu’nun uzun soluklu barış dönemini ifade eder. Yaklaşık 200 yıllık bir dönemi kapsamaktadır. Pax Ottomana ise “Osmanlı Barışı” anlamına gelir ve yeryüzünde sahip olduğu topraklardaki düzeni ve istikrarı temsil eden tarihi bir terimdir. 600 yıllık büyük barışı ifade eder. Yani 600 yıl boyunca tebaasında çeşitli ırklara ve kültürlere mensup insan topluluklarını; eşi-benzeri görülmemiş bir barış, güven ve huzur ortamında himaye etmesidir. 

Türk Milleti, eski dünya karalarının büyük bir alanına dağılarak tarihini gerçekleştirmiştir. 85 milyon km kare olan eski dünyanın, Türkler 40 milyon km karesine hükmediyorlardı. Dünyanın yarısına hâkim olan ecdat; tebaasında bulunan farklı din, dil, ırk ve mezheplere sahip milletlerle hoşgörü çerçevesi dâhilinde bu insanlığa tam bir barış ortamı yaşatmıştır. Osmanlı egemenliği altında birçok millet kendi inançlarını, kültürlerini ve ekonomilerini rahatlıkla yaşamışlar, gelecek nesillerine aktarmışlar ve bu özelliklerini geliştirebilmişlerdir. Daha sonraki yıllarda Osmanlı yönetiminden ayrılan ya da ayrılma mecburiyetinde bırakılan milletlerin, birçok alanda sıkıntıya düştüklerine buna mukabil her fırsatta Osmanlı’ya yönelik özlemlerine şahit olmaktayız.

Örneğin Tunus, tam 307 yıl Osmanlı hâkimiyetinde kaldıktan sonra 1881 yılında Fransızların işgali ile sömürüsü altına girdi. Tunus halkı yıllarca Fransızlardan zulüm gördü. Bu süreç içerisinde Osmanlıyı bir an olsun bile unutmadan yâd ettiler. Tunus, 1956 yılında bağımsızlığına kavuşunca Türk bayrağı üzerindeki renk ve sembolleri kendi bayraklarına da alarak kullandılar. Neden acaba? Osmanlı gerçekten sömürgeci bir devlet olsaydı; devletler ve milletler onu bu denli arzular mıydı sizce? 

Yine Macaristan Cumhurbaşkanı Pal Schmitt’in yapmış olduğu tarihi ve samimi itiraf; milletimizin alicenaplığını ve hoşgörüdeki sınır tanımaz büyüklüğünü bütün çıplaklığıyla dünyaya sergilemektedir. Macaristan Cumhurbaşkanının İspanyol ABC gazetesine verdiği demeçte, “Türkler tarafından 150 yıl boyunca idare edilmemizi şans olarak tanımlıyorum. Ülkemiz Türkler değil de başka bir millet tarafından alınsaydı, dilimizi ve dinimizi değiştirmemizi isteyeceklerdi, biz de asimile olacaktık.” Diyor. Kısacası “İyi ki bizi Türkler fethetmiş; yoksa bugün ortada ne Macarca kalırdı ne de başkaca değerlerimiz” demeye getiriyor. 

“Devamı Haftaya”

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *