29 Kasım 2025
weather
1°
42,5088 %0.16
49,3718 %0.05
5.763,55 % 1,55
Ara

TEMEL DEĞERLER “TARİH”-1

YAYINLAMA:

Tarih kısaca geçmiş zamanları inceleyen bir bilim dalıdır. Tarih çalışmalarında ortamda illa ki insan faktörünün olması gerekli değildir. Herhangi bir geçmiş zaman diliminde yaşanılan olaylar enine boyuna irdelenir. Bunlar hakkında yazılı ve yazısız belge ve bulgular toplanarak, sebep ve sonuç ilişkileri kurulup yorumlanır. Bu noktada dikkat edilmesi gerekilen en önemli husus olayların, o dönemin şartları göz önüne alınarak ve nesnel bir tutum sergilenerek değerlendirilebilmesidir. Bu sayede tarihi gerçekliklere bütün özgünlüğüyle ulaşılmış olunacaktır. Tarih, geçmişin ışığında geleceğe yön veren, kuşaklar arası etkileşim sayesinde bağ kurularak kültürel mirasın korunup gelecek nesillere aktarımını sağlayan bir daldır. Bu sayede toplumlar kimliklerini kaybetmeden yaşam süreçlerine kaldıkları yerden devam ederler. 

            Tarih; milletlerin en büyük ruh doyurucusu, manevi destekçisi, övünç ve toplumsal enerji kaynağıdır. Tarih sayesinde insanlar hatalardan dersler çıkararak geleceğe dair hazır bulunuşluk seviyelerini yükseltirler. Çünkü tarih tekerrürden ibarettir ve bu noktada gelecek nesillerin hazırlıklı olması oldukça kıymetlidir. İnsan geçmişini bilerek gelecek hakkında sağlıklı öngörülerde bulunur. Tarihini ve kültürünü hakkıyla bilemeyen toplumların kendilerine doğru bir yön çizmeleri mümkün değildir. Tarihini, atasını iyi tanıyan, onların tarihsel başarılarıyla, insanlığa örnek şahsiyet ve olaylarıyla övünç duyan bireylerde aidiyetlik duygusuyla beraber, kimlik bilinci de gelişir. Bu sayede insanlarda en nihayetinde arzu ettiğimiz “milli şuur” bilinci oluşmuş olur.  

Bu ve bunun gibi önemleri, milletlerine manevi beslenme kaynağı olarak, olgunlaşmamış tarihleri içerisinde sunmak isteyen kimi devletler;  daha iki yüz – iki yüz elli yıllık karanlık geçmişlerini süsleyip püsleyerek kendilerine has bir tarih oluşturup, bundan da manevi bir güç sağlayarak insanlığa “Bu bizim tarihimiz” diye ürettikleri filmlerle servis edebilmektedirler. Akabinde insanlarda hayranlık uyandırabilmektedirler. Bu sanal durumlara kıyasla milletimizin tarih içerisindeki serüveni kimi araştırmacılara göre on bin yılın üzerindedir. Alman İktisatçının dediği gibi “Türkler pek farkında değil ama Avrupalılar şu gerçeğin farkındadır. Tarihten Türkler çıkarılırsa ortada tarih diye bir şey kalmaz.” Bu demektir ki tarihin birçok döneminde biz vardık.  Ve şu durum da su götürmez bir gerçekliktir ki; Türk tarihinin hiçbir dönemi insanlık dışı bir hadiseye tanıklık etmemiştir. Bizlere tarihimiz temel alınarak insanlık dersi vermeye çalışan kimi devletlerin öncelikle kendi tarihi gerçeklikleriyle yüzleşme cesaretlerini gösterebilmeleri gerekmektedir. Daha yetmiş beş yıl öncesinde Yahudilere soykırım uygulayanlar, İrlandalıları katledenler, Kızılderililere soykırım uygulayanlar, Cezayir, Tunus ve Fas’ta katliamlar yapanlar, medeni Batının göbeğinde yüzbinlerce Bosnalıyı katledenler… 

Tarihimizin her bir kesiti şan, şeref, kahramanlık, örnek şahsiyet ve olaylarla doludur. Bu durumlara kendi kaynaklarımız kadar yabancı kaynaklardan da çok rahatlıkla ulaşabiliriz. Türk tarihinin altın çağları hiç şüphesiz ki Selçuklu ve Osmanlı dönemleridir. Tarihte özellikle 15. Ve 16. Yüzyıl için “Türk Yüzyılı” ifadesi kullanılır. Çünkü bu yüzyıllarda birçok alanda tarihin en büyük isimleri, tahmin edileceği üzere hep aynı milletin evlatlarıdır.

“Devamı Haftaya”

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *