<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Bizim Sivas</title>
    <link>https://www.bizimsivas.com.tr</link>
    <description>Sivas Haberleri, Sivas Son Dakika Haberleri, Sivas'a Dair Gelişmeler, Sivasspor Transfer Haberleri ve Daha Fazlası Bizim Sivas Haber'de</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.bizimsivas.com.tr/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 11 Jul 2026 19:12:55 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.bizimsivas.com.tr/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Anne Adayları İçin Kritik 12 Hafta Alarmı!]]></title>
      <link>https://www.bizimsivas.com.tr/anne-adaylari-icin-kritik-12-hafta-alarmi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bizimsivas.com.tr/anne-adaylari-icin-kritik-12-hafta-alarmi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz sıcaklarında hamilelerin vücut ısısını düşürecek hayati öneriler ve hamilelikte güneş kremi kullanımı ile ilgili detaylar ortaya çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarının gelmesiyle birlikte yükselen hava sıcaklıkları, anne adayları için zorlu bir süreci beraberinde getiriyor. Özellikle hamileliğin ilk üç ayı (12 hafta) olarak bilinen kritik dönemde, aşırı sıcağa maruz kalmak anne rahmindeki bebeğin gelişimini doğrudan olumsuz etkileyebiliyor. Annenin vücudu yükselen ısıyı düşürmeye ve soğumaya çalışırken, kan damarlarında daralmalar meydana geliyor. Bu durum, bebeğe giden hayati kan ve besin miktarının azalmasına neden olduğu için sıcak günlerde ekstra hassasiyet gerekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h1><strong>Güneş Kremi Mitleri Ve Sabah Egzersizi Formülü</strong></h1>

<p>Gebelikte güneş kremi kullanımıyla ilgili kulaktan kulağa yayılan yanlış inanışların aksine, hamilelik ve emzirme döneminde koruyucu kremlerin kullanımı güvenli kabul ediliyor. Cilt tarafından emilen miktar minimum düzeyde olduğundan, hassas yapılar için hipoalerjenik ürünler tercih edilerek güvenle kullanılabiliyor. Öte yandan, gebelerin fiziksel aktivitelerini tamamen kesmesi yerine, havanın henüz serin olduğu sabahın erken saatlerinde hafif yürüyüşler, yüzme, su aerobiği, pilates veya yoga gibi egzersizleri günde en az 30 dakika yapması vücudu rahatlatıyor.</p>

<h2><strong>Isı Bitkinliği Ve Sıcak Çarpması Belirtileri</strong></h2>

<p><strong><img alt="" height="1007" src="https://bizimsivascomtr.teimg.com/bizimsivas-com-tr/uploads/2026/07/a-w741366-01.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="700" /></strong></p>

<p>Sıcak ortamlarda bulunmak veya aşırı fiziksel aktivite yapmak, vücudun sıvı kaybederek susuz kalmasına, yani "ısı bitkinliğine" yol açabiliyor. Aşırı terleme, baş ağrısı, kas krampları, hızlı nabız ve nemli cilt gibi belirtilerle kendini gösteren bu duruma müdahale edilmediğinde risk katlanıyor. Süreç, ani vücut sıcaklığı yükselmesi, kafa karışıklığı ve bilinç kaybına kadar varabilen tehlikeli bir sıcak çarpması tablosuna dönüşebiliyor.</p>

<h2><strong>Vücut Isısını Düşürmenin 9 Altın Yöntemi</strong></h2>

<p>Yaz aylarında vücudun aşırı ısınmasını engellemek zor görünse de Doç. Dr. Mehmet Ak’ın tavsiyeleri doğrultusunda şu 9 pratik yöntem hayat kurtarıyor: Doğrudan güneş ışığından kaçınıp gölgede kalınmalı ve en sıcak saatlerde dışarı çıkılmamalıdır. Yanınızda taşınacak spreyli şişelerle yüze su sıkılmalı, baş ve boyun çevresine ıslak bezle uygulama yapılmalıdır. Ayaklar günde 2-3 kez serin suda bekletilmeli, sık sık duş alınmalı ve bol, nem emici kıyafetler tercih edilmelidir. Son olarak düzenli su içilmeli, şapka ve güneş gözlüğünün yanı sıra UPF korumalı giysiler seçilmelidir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bizimsivas.com.tr/anne-adaylari-icin-kritik-12-hafta-alarmi</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 10:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bizimsivascomtr.teimg.com/crop/1280x720/bizimsivas-com-tr/uploads/2026/07/images-37.jpg" type="image/jpeg" length="52863"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yaz Mevsimiyle Mutlu Olamamanın Suçluluğu Başladı!]]></title>
      <link>https://www.bizimsivas.com.tr/yaz-mevsimiyle-mutlu-olamamanin-suclulugu-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bizimsivas.com.tr/yaz-mevsimiyle-mutlu-olamamanin-suclulugu-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Klinik Psikolog Beste Çokaygil, yaz aylarında artan sıcaklıklar, bozulan uyku düzeni ve sosyal medyadaki kusursuz tatil fotoğraflarının kıyaslama duygusunu artırarak yaz depresyonunu tetiklediğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz mevsimi denildiğinde akıllara ilk olarak deniz, kum, güneş ve neşeli tatil planları gelse de bu parlak dönem herkes için aynı mutluluk anlamını taşımıyor. Toplumda oluşan zoraki "iyi hissetme" beklentisi, parlak günlerde bazı kişilerin iç dünyasındaki depresif belirtileri daha da görünür kılabiliyor. Klinik Psikolog Beste Çokaygil, insan psikolojisinin mevsimlere göre otomatik olarak iyileşmediğini ve dışarıda güneşin açmasının içerideki yükü hafifletmeye yetmediğini vurguluyor.</p>

<h1><strong>Sosyal Medyanın Kusursuz Vitrini Yetersizlik Aşılıyor</strong></h1>

<p>Yaz aylarında dijital platformlarda sıklıkla karşılaşılan kalabalık sofralar, kusursuz bedenler ve mükemmel tatil anları, kişilerin kendi yaşamlarını başkalarının vitriniyle kıyaslamasına yol açıyor. Klinik Psikolog Beste Çokaygil, bu durumun yetersizlik, yalnızlık ve değersizlik duygularını beslediğine dikkat çekiyor. Özellikle masum gibi görünen "Yaza hazır mısın?" şeklindeki popüler sorular, beden algısı hassas olan bireylerde kabul görme ve beğenilme kaygılarını hat safhaya çıkarıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Sıcak Havalar ve Bozulan Uyku Düzeni Zihni Yoruyor</strong></h2>

<p><strong><img alt="" height="913" src="https://bizimsivascomtr.teimg.com/bizimsivas-com-tr/uploads/2026/07/a-w741497-01.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="700" /></strong></p>

<p>Mevsimsel olarak yaşanan duygu durum değişiklikleri sadece kış aylarına özgü bir sorun olarak kalmıyor. Yaz mevsimiyle birlikte aniden yükselen hava sıcaklıkları, kalitesi düşen ve bozulan uyku düzeni ile kronik fiziksel yorgunluk, kişilerin zihinsel dayanıklılığını doğrudan baltalıyor. Çevreden ve reklamlardan sürekli pompalanan "mutlu olunmalı" mesajları ise bireyin sadece mutsuzlukla değil, aynı zamanda mutlu olamamanın getirdiği ağır bir suçluluk duygusuyla da savaşmasına neden oluyor.</p>

<h2><strong>Uzun Süren İsteksizlik ve Çökkünlük İhmale Gelmez</strong></h2>

<p>Ruh sağlığının takvimlerle ya da hava durumlarıyla senkronize ilerlemediğini belirten Beste Çokaygil, süregelen enerji kaybı, sosyal geri çekilme ve umutsuzluk belirtilerinin hafife alınmaması gerektiğini ifade ediyor. En parlak mevsimin, bir insanın en karanlık dönemine denk gelebileceğini hatırlatan Çokaygil, yaz aylarında yaşanan bu derin çökkünlük hali uzun süre devam ediyorsa, vakit kaybetmeden profesyonel destek almaktan çekinilmemesi gerektiğinin altını çiziyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bizimsivas.com.tr/yaz-mevsimiyle-mutlu-olamamanin-suclulugu-basladi</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 09:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bizimsivascomtr.teimg.com/crop/1280x720/bizimsivas-com-tr/uploads/2026/07/3559506-1.jpg" type="image/jpeg" length="23381"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sıcak Havalarda Serinlemek İçin Vücudu Kurtaran Mucize Listesi Çıktı!]]></title>
      <link>https://www.bizimsivas.com.tr/sicak-havalarda-serinlemek-icin-vucudu-kurtaran-mucize-listesi-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bizimsivas.com.tr/sicak-havalarda-serinlemek-icin-vucudu-kurtaran-mucize-listesi-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz aylarında karpuz, salatalık, kavun ve semizotu gibi yüksek su içerikli doğru besin tercihleri vücudun sıvı dengesini korumaya yardımcı oluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz sıcaklarının bastırmasıyla birlikte en çok merak edilen konuların başında vücudu serin tutacak formüller geliyor. Uzman Diyetisyen Betül Merd, hiçbir yiyeceğin vücutta doğrudan bir klima etkisi oluşturmayacağını belirtiyor. Ancak doğru besin tercihleri yaparak kavurucu sıcaklarda vücudun sıvı dengesini korumak ve bu dönemi çok daha rahat atlatmak mümkün oluyor. Sıcaklıklar yükseldikçe vücut ısısını dengelemek adına terleme oranı artıyor ve bu durum vücutta ciddi değişimlere yol açıyor.</p>

<h1><strong>Terleme ile Kaybedilen Sadece Su Değil</strong></h1>

<p>Yaz aylarında yaşanan terleme sürecine değinen Betül Merd, sanılanın aksine sadece su kaybı yaşanmadığını vurguluyor. Terle birlikte sodyum, potasyum ve magnezyum gibi hayati öneme sahip mineraller de vücuttan hızla uzaklaşıyor. Bu yüzden yaz sofralarında temel amaç hem sıvı hem de bu kritik mineral kayıplarını yerine koymak olmalı. Yaklaşık yüzde 92'si sudan oluşan karpuzun yanı sıra kavun, salatalık, domates, marul ve semizotu gibi yüksek su içeriğine sahip yiyecekler sofraların vazgeçilmezi haline gelmeli.</p>

<h2><strong>Yoğurt ve Ayran Mineralleri Geri Kazandırıyor</strong></h2>

<p><strong><img alt="" height="525" src="https://bizimsivascomtr.teimg.com/bizimsivas-com-tr/uploads/2026/07/a-w742180-01.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="700" /></strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yaz menülerinde öne çıkan yoğurt ve ayranın önemine dikkat çeken Betül Merd, bu besinlerin kaybedilen minerallerin geri kazanılmasında en güçlü silahlar arasında yer aldığını ifade ediyor. Özellikle ayran, terle giden sıvı ve mineralleri anında yerine koyabiliyor. Ara öğünlerde meyve ve yoğurdu bir arada tüketmek dengeli bir seçenek sunuyor. Diğer yandan sindirim sürecinde vücuda fazla enerji harcatarak kişiyi daha yorgun ve bunalmış hissettiren çok yağlı, kızartılmış ve aşırı baharatlı yiyeceklerden ise tamamen uzak durulması gerekiyor.</p>

<h2><strong>Susuzluk Hissi Oluştuğunda Artık Çok Geç</strong></h2>

<p>Pek çok kişinin su içmek için susamayı beklediğini söyleyen Betül Merd, susuzluk hissi ortaya çıktığında vücudun aslında çoktan sıvı kaybetmeye başlamış olduğu uyarısında bulunuyor. Bu tehlikeli durumun önüne geçmek için gün boyunca düzenli olarak en az 2-2,5 litre su tüketilmesi gerekiyor. Pratik bir yaz menüsü için öğle ve akşam yemeklerine büyük bir mevsim salatası eklemek, yanına yoğurt veya ayran koymak ve gün içinde 2-3 porsiyon sulu meyve tüketmek sıcakları tolere etmeyi kolaylaştırıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bizimsivas.com.tr/sicak-havalarda-serinlemek-icin-vucudu-kurtaran-mucize-listesi-cikti</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 11:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bizimsivascomtr.teimg.com/crop/1280x720/bizimsivas-com-tr/uploads/2026/07/images-33.jpg" type="image/jpeg" length="33955"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Havuz sefası cefanız olmasın!]]></title>
      <link>https://www.bizimsivas.com.tr/havuz-sefasi-cefaniz-olmasin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bizimsivas.com.tr/havuz-sefasi-cefaniz-olmasin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlar, havuzlarda yetersiz dezenfeksiyon ve kişisel hijyen kurallarına uyulmaması durumunda bağırsak, kulak, göz, cilt ve mantar enfeksiyonlarının görülebileceğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarında havuz kullanımının artmasıyla birlikte uzmanlar, düzenli klorlanan ve denetlenen havuzlarda enfeksiyon riskinin düşük olduğunu, ancak hijyen kurallarına uyulmamasının bağırsak, kulak, göz ve cilt enfeksiyonlarına yol açabileceği uyarısında bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanlar, havuzlarda yetersiz dezenfeksiyon ve kişisel hijyen kurallarına uyulmaması durumunda bağırsak, kulak, göz, cilt ve mantar enfeksiyonlarının görülebileceğini belirtti. Çocuklar, hamileler ve bağışıklık sistemi zayıf bireylerin risk grubunda bulunduğunu ifade eden uzmanlar, bu kişilerin denetlenen havuzları tercih etmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="" height="422" src="https://bizimsivascomtr.teimg.com/bizimsivas-com-tr/uploads/2026/07/havuz-enfeksiyonu-2.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<h2><strong>"Düzenli olarak klorlanan, su analizleri yapılan, bakımı düzenli gerçekleştirilen havuzlarda enfeksiyon riski oldukça düşüktür"</strong></h2>

<p>Yaz aylarında havuz kullanımının hem serinlemek hem de fiziksel aktivite açısından oldukça faydalı olduğunu söyleyen Necmettin Erbakan Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalından Dr. Öğretim Üyesi Mehtap Yücel, "Ancak hijyen kurallarına uyulmayan havuzlarda bazı enfeksiyonların görülme riski artabilmektedir. Özellikle şunu belirtmek gerekir ki düzenli olarak klorlanan, su analizleri yapılan, bakımı düzenli gerçekleştirilen havuzlarda enfeksiyon riski oldukça düşüktür. Sorun dezenfeksiyonun yetersiz olduğu ya da kişisel hijyen kurallarına uyulmadığı durumlarda ortaya çıkar. Havuzlarda en sık gördüğümüz enfeksiyonlar arasında ishal yapan bağırsak enfeksiyonları, dış kulak yolu enfeksiyonları, göz enfeksiyonları ve cilt enfeksiyonları yer almaktadır. Bunların yanında özellikle ayaklarda olmak üzere mantar enfeksiyonları da daha çok havuz kenarı, duş ve soyunma odaları gibi ortak kullanım alanlarında bulaşabilmektedir. Havuz suyu doğrudan idrar yolu enfeksiyonuna neden olmaz. Ancak özellikle kadın ve çocuklarda uzun süreli ıslak mayo ile kalmak genital bölgenin nemli kalmasına bağlı olarak idrar yolu veya vajinal enfeksiyon gelişme riskini artırabilmektedir. Havuza girdikten sonra birkaç gün içinde şiddetli ishal, kusma, ateş, kulakta ağrı, akıntı, gözde kızarıklık, çapaklanma, ciltte kızarıklık, kaşıntı, döküntü ya da idrar yaparken yanma, sık idrara çıkma gibi şikayetler gelişirse bunların ihmal edilmemesi ve bir sağlık kuruluşuna başvurmak gerekiyor. Özellikle belirtiler uzun sürüyorsa veya şiddetleniyorsa mutlaka hekim değerlendirmesi gerekli olmaktadır" dedi.</p>

<h2><strong>"Çocuklar havuz suyunu yutabildikleri için bağırsak enfeksiyonlarına oldukça yatkındır"</strong></h2>

<p>Çocukların, hamilelerin ve bağışıklık sistemi zayıf olan bireylerin havuz kaynaklı enfeksiyonlardan daha fazla etkilenen gruplardan olduğunu belirten Dr. Öğretim Üyesi Mehtap Yücel, "Çocuklar havuz suyunu yutabildikleri için bağırsak enfeksiyonlarına oldukça yatkındır. Aynı şekilde bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde de basit enfeksiyonlar normalde hafif seyredebilirken onlarda daha ağır tablolar oluşturabilir. Hamilelerde de hem anne hem de bebek sağlığı açısından dikkatle değerlendirmek gerekir. Bu nedenle bu grupların özellikle hijyeninden emin olunan, düzenli denetlenen havuzları tercih etmeleri büyük önem taşımaktadır. Vatandaşlarımızın alabileceği basit önlemler ise oldukça etkilidir. Havuza girmeden önce mutlaka duş almalı, havuz suyu yutulmamalı, açık yara veya enfeksiyonu olan kişilerin havuzu kullanmaması gerekiyor. Havuz sonrasında temiz suyla duş alınması, mümkün olan en kısa sürede ıslak mayonun çıkarılarak kuru kıyafetle değiştirilmesi, ortak kullanım alanlarında ise mutlaka terlik kullanılması ve kişisel havlu tercih edilmesi oldukça önemlidir. Sık dış kulak yolu enfeksiyonu geçirenler, kulak zarı delik olanlar veya kulak tüpü bulunan çocuklarsa hekim önerisiyle kulak tıkacı kullanabilirler" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Yaz aylarında havuzların doğru kullanıldığında güvenli ve sağlıklı sosyal alanlar olarak değerlendirildiğini ifade eden Dr. Öğretim Üyesi Mehtap Yücel, "Burada sorumluluk hem işletmelerde hem de havuzu kullanan bireylere düşmektedir. Kişisel hijyen kurallarına uymak, hastayken havuza girmemek, çocukların hijyenine dikkat etmek, düzenli denetlenen havuzları tercih etmek enfeksiyon riskini büyük ölçüde azaltacaktır. Sağlıklı bir yaz geçirmek için küçük önlemler büyük fark oluşturur" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bizimsivas.com.tr/havuz-sefasi-cefaniz-olmasin</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 08:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bizimsivascomtr.teimg.com/crop/1280x720/bizimsivas-com-tr/uploads/2026/07/6a26c59731291e2c776fd7e5-yaz-aylarinda-klima-havuz-ve-deniz-kaynakli-enfeksiyonlara-dikkat-20220713aw66-resim-1783319430.jpg" type="image/jpeg" length="14647"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sivas Belediyesi personeline kapsamlı sağlık taraması]]></title>
      <link>https://www.bizimsivas.com.tr/sivas-belediyesi-personeline-kapsamli-saglik-taramasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bizimsivas.com.tr/sivas-belediyesi-personeline-kapsamli-saglik-taramasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sivas Belediyesi, çalışanların sağlık ve güvenliğini önceleyen uygulamalarını sürdüreceğini belirtti]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sivas Belediyesi ile belediye iştiraki Özbelsan A.Ş.'de görev yapan çalışanlar, 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında kapsamlı sağlık taramasından geçirildi. Çalışma hayatında iş sağlığı ve güvenliğini ön planda tutan belediye, personelin sağlık durumunu düzenli olarak takip etmeye devam ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özbelsan A.Ş. ile özel bir sağlık kuruluşunun iş birliğinde gerçekleştirilen sağlık taraması, belediye hizmet binası önünde konuşlandırılan mobil sağlık araçlarında yapıldı. Sağlık ekipleri tarafından belediye personeline gün boyunca çeşitli tetkik ve kontroller uygulandı.</p>

<p><img alt="" height="422" src="https://bizimsivascomtr.teimg.com/bizimsivas-com-tr/uploads/2026/07/582c24bd-2037-421d-9161-621a63ab2a27.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p>Sağlık taraması kapsamında çalışanlara PA Akciğer Grafisi, Odyometri (İşitme Testi), Hemogram (Kan Tahlili), Solunum Fonksiyon Testi (SFT) yapılırken, çalışanların iş sağlığı açısından korunmasına yönelik tetanos aşısı da uygulandı.</p>

<p>Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Sivas Belediye Başkanı Adem Uzun, belediye hizmetlerinin kalitesinin çalışanların sağlığı ve motivasyonuyla doğrudan bağlantılı olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><img alt="" height="422" src="https://bizimsivascomtr.teimg.com/bizimsivas-com-tr/uploads/2026/07/c8e1fcd6-418d-47cf-af80-fdb463ce04e9.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p>"Belediye hizmetlerinde verimliliği artırmanın yolu, personelimizin sağlıklı ve güvenli şartlarda görev yapmasını sağlamaktan geçiyor. Çalışanlarımızın hem maddi hem de manevi anlamda en iyi koşullarda hizmet vermesi için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Personelimizin memnuniyeti, doğrudan vatandaşlarımıza sunulan hizmetin kalitesine ve halkımızın memnuniyetine yansımaktadır."</p>

<p>Sivas Belediyesi, çalışanların sağlık ve güvenliğini önceleyen uygulamalarını sürdüreceğini belirterek, iş sağlığı alanındaki çalışmaların belirli periyotlarla devam edeceğini bildirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bizimsivas.com.tr/sivas-belediyesi-personeline-kapsamli-saglik-taramasi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 07:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bizimsivascomtr.teimg.com/crop/1280x720/bizimsivas-com-tr/uploads/2026/07/81e6ea91-7072-4cbd-8793-823761f6df82.jpg" type="image/jpeg" length="49945"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sadece Yaşlanmıyoruz, Beynimiz de Erimeye Başlıyor!]]></title>
      <link>https://www.bizimsivas.com.tr/sadece-yaslanmiyoruz-beynimiz-de-erimeye-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bizimsivas.com.tr/sadece-yaslanmiyoruz-beynimiz-de-erimeye-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beyin sağlığını korumak ve demans riskini azaltmak için genç yaşlardan itibaren doğru yaşam alışkanlıkları kazanılması gerekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İnsan ömrünün uzamasıyla birlikte yalnızca daha uzun yaşamak değil, zihinsel olarak da sağlıklı kalabilmek güncel tıbbın en önemli hedefleri arasına girdi. Hafıza, dikkat, karar verme ve öğrenme gibi bilişsel fonksiyonların ömür boyu korunmasına odaklanan yeni yaklaşımlar, beyin sağlığını yaşamın her döneminde desteklemeyi amaçlıyor. Beyin, ömür boyunca kendini yeniden şekillendirebilen dinamik bir organ olduğundan, hastalıklar henüz ortaya çıkmadan önce beyin rezervini güçlendirmek büyük bir önem taşıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h1><strong>Obezite ve Damar Hastalıkları Hafızayı Doğrudan Vuruyor</strong></h1>

<p>Yaş alma sürecinde beyinde bazı doğal değişiklikler meydana gelse de bu durum yaşam tarzı seçimlerinden doğrudan etkileniyor. Özellikle hipertansiyon, diyabet, yüksek kolesterol ve obezite gibi damar sağlığını bozan kronik rahatsızlıklar, beyin sağlığını da olumsuz etkiliyor. Bilimsel çalışmalar, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının orta yaşlardan itibaren benimsenmesinin, ilerleyen yıllarda demans ve bilişsel gerileme riskini önemli ölçüde azaltabildiğini ortaya koyuyor.</p>

<h2><strong>İşitme Kaybı Demans Riskini İki Katına Çıkarıyor</strong></h2>

<p><strong><img alt="" height="394" src="https://bizimsivascomtr.teimg.com/bizimsivas-com-tr/uploads/2026/07/a-w740900-01.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="700" /></strong></p>

<p>Beyin yaşlanmasını yavaşlatma sürecinde en çok gözden kaçan detaylardan biri de kulak sağlığı olarak öne çıkıyor. İşitme sağlığının bu sürecin ayrılmaz bir parçası olduğu, tedavi edilmeyen işitme kayıplarının bilişsel gerileme ve demans riskini yaklaşık iki kat artırdığı biliniyor. Bu nedenle işitme kaybı yaşayan kişilerin vakit kaybetmeden işitme cihazı kullanması, zihinsel fonksiyonların korunmasında hayati bir bariyer oluşturuyor.</p>

<h2><strong>Akdeniz Tipi Beslenme ve Güçlü Zihinsel Egzersizler</strong></h2>

<p>Gelecekte bağımsız bir yaşam sürmenin sırrı, zihni sürekli aktif tutmaktan geçiyor. Kitap okumak, yabancı dil öğrenmek, müzikle ilgilenmek, satranç, sudoku ve mandala gibi aktivitelerle uğraşmak sinir hücreleri arasındaki bağlantıları güçlendiriyor. Bunun yanında yetersiz uyku ile kronik stresten uzak durmak, sigara ve aşırı alkol tüketimini bırakmak, fiziksel aktiviteyi artırıp Akdeniz tipi beslenmeyi hayatın merkezine koymak, hafızası güçlü ve üretken bireylerin sayısını artırmanın en temel anahtarını oluşturuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bizimsivas.com.tr/sadece-yaslanmiyoruz-beynimiz-de-erimeye-basliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 14:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bizimsivascomtr.teimg.com/crop/1280x720/bizimsivas-com-tr/uploads/2026/07/3559503.jpg" type="image/jpeg" length="13533"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[598 Aile Sağlığı Merkezi açıldı]]></title>
      <link>https://www.bizimsivas.com.tr/598-aile-sagligi-merkezi-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bizimsivas.com.tr/598-aile-sagligi-merkezi-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlıklı Türkiye Yüzyılı: 598 Aile Sağlığı Merkezi açıldı, Sigara Bırakma Poliklinikleri'nin sayısı üç kat arttı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Sağlıklı Türkiye Yüzyılı" doğrultusunda göreve başlamasının ardından yapılan çalışmaları açıkladı.</p>

<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun 2 Temmuz 2024 tarihinde göreve başlamasıyla birlikte "Sağlıklı Türkiye Yüzyılı" vizyonu doğrultusunda sağlık sistemini güçlendirecek kapsamlı uygulamalar hayata geçirildi. Vatandaşların sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştıran, hizmet kalitesini yükselten ve koruyan, geliştiren, üreten sağlık modelini esas alan bu dönüşüm süreciyle sağlıkta yeni bir dönem başlatıldı.</p>

<h3><strong>12 ülkeye resmi ziyaret gerçekleştirildi</strong></h3>

<p>Bakan Memişoğlu’nun göreve başladığı tarihten bugüne kadar küresel iş birliklerini geliştirecek 38 uluslararası belgeye imza atıldı, sağlık diplomasisini güçlendirmek adına 12 ülkeye resmi ziyaret gerçekleştirildi.</p>

<h3><strong>598 Aile Sağlığı Merkezi açıldı</strong></h3>

<p>Son iki yılda 126 yeni Sağlıklı Hayat Merkezi ve 598 Aile Sağlığı Merkezi açılırken, ayrıca 100 adet ikinci ve üçüncü basamak sağlık tesisi inşa edildi. Türkiye genelinde bugün toplam 348 Sağlıklı Hayat Merkezi ve 8 bin 350 Aile Sağlığı Merkezi ile birinci basamak sağlık hizmeti sunuluyor.</p>

<h3><strong>45 milyon vatandaşın kronik hastalık taraması ve izlemi gerçekleşti</strong></h3>

<p>Aile hekimliği hizmetleri kapsamında toplum sağlığının korunmasına yönelik kronik hastalık tarama ve izlem çalışmaları yürütülüyor. Koruyucu sağlık vizyonu ile 45 milyon vatandaşın kronik hastalık taraması ve izlemi gerçekleştirildi. Taramalar sonucunda aile hekimliği birimlerinde yaklaşık 12 milyon vatandaşa ilk kez tanı konularak, tedavi süreçleri başlatıldı.</p>

<h3><strong>Bekleyen randevu sayısı 322 bin seviyesine geriledi</strong></h3>

<p>MHRS’de bekleyen randevu talebi sayısı yaklaşık 4 milyondan 322 bin seviyesine gerileyerek, randevu bekleyen vatandaş sayısında yüzde 92 oranında rekor bir düşüş sağlandı.</p>

<h3><strong>Sigara Bırakma Poliklinikleri'nin sayısı üç kat arttı</strong></h3>

<p>Sigara Bırakma Poliklinikleri'nin sayısı üç kat artarak bin 577’ye yükselirken, polikliniklerde 497 bin 622 muayene gerçekleştirildi. ALO 171 hattı ile 888 bin 810, sahadaki mobil ekipler ile 875 bin 247 vatandaşa sağlık hizmeti sunuldu. Bağımlılıkla mücadele kapsamında ALO 191 hattı üzerinden de 581 bin 730 vatandaşa rehberlik sağlandı.</p>

<h3><strong>"Evde Sağlık ve Palyatif Bakım Hizmetlerinin Sunumu ve Koordinasyonuna İlişkin Yönetmelik" yayımlandı</strong></h3>

<p>Yönetmelik ile bakım sürekliliğini esas alan entegre bir hizmet modeli belirlenerek, evde sağlık, palyatif bakım, aile hekimliği ve yataklı tedavi hizmetlerinin bir arada sunulması hedeflendi. Evde sağlık hizmetlerinin kapsamı genişletilerek başvuru kanalları artırılırken, palyatif bakım ve evde sağlık koordinasyon birimleri oluşturulmasına yönelik düzenlemeler yapıldı.</p>

<h3><strong>"Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamaları Yönetmeliği" yayımlandı</strong></h3>

<p>Yeni yönetmelik ile geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulama ünitesi ve uygulama merkezi açma şartları kolaylaştırılırken, verilen hizmetin daha etkin ve sürdürülebilir bir yapıya ulaşması hedeflendi. GETAT uygulamalarında sağlık hizmet sunumu genişletildi. Uygulamalarda Bakanlığın yayımlandığı 15 kılavuzun esas alınması gerekliliği ortaya konuldu.</p>

<h3><strong>"Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliği" yayımlandı</strong></h3>

<p>Düzenleme ile aile sağlığı merkezlerine ilişkin asgari fiziki şartlar hizmet sunumundaki ihtiyaçlara göre güncellendi. Aile hekimi ve aile sağlığı çalışanı istihdamına ilişkin usul ve esaslarda düzenleme yapılarak, aile hekimliği uygulamasında personel istihdamı teşvik edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Kampanyalarla sağlıklı yaşam teşvik edildi</strong></h3>

<p>2025 yılında hayata geçirilen "İdeal Kilonu Öğren Sağlıklı Yaşa Kampanyası" ile vatandaşlar yaklaşık 513 bin kilo verdi. Kampanyanın devamı niteliğinde olan 2026 yılında hayata geçirilen "Hareket Yaşını Öğren Sağlıklı Yaşa Kampanyası" ile vatandaşların hastalanmadan sağlığını korumasını ve hareketli olmasını amaçlandı. "Ulusal Kanser Tarama Programı" kapsamında vatandaşlar kısa mesajla kanser taramalarına davet edildi. Bu kapsamda gönderilen SMS sayısı 99 milyonu buldu.</p>

<h3><strong>1 milyon 723 bin anne adayına danışmanlık hizmeti verildi</strong></h3>

<p>1 milyon 723 bin anne adayına gebelik ve doğum sürecinde eğitim ve danışmanlık hizmeti verildi. "Her Gebeye Ebe" uygulaması kapsamında görev yapan koordinatör ebeler ise 722 bin 629 gebeye rehberlik etti.</p>

<h3><strong>Ülke genelindeki denetimlerle sağlık hizmet kalitesine katkı sağlandı</strong></h3>

<p>Sağlık hizmet sunumunda karşılaşılan gerek finansal gerekse insan sağlığı açısından riskli olabilecek durumlar veri analiz yöntemiyle tespit edilerek, önlemeye çalışan yeni nesil teftiş sistemi REDES ile denetimler gerçekleştirildi. Tespit edilen sorunlar çözülerek, sağlıkta hizmet kalitesi yükseltildi.<br />
<br />
İran’a insanı yardım gönderildi<br />
İran’a iki kez insani amaçlı tıbbi malzeme gönderildi. İlk etapta 8 Nisan’da İran’a Ağrı Doğubayazıt Gürbulak Sınır Kapısı üzerinden 3 tır (60 palet) tıbbi cihaz, ilaç ve sarf malzemesi İran’a ulaştırıldı. İkinci etapta ise 25 Nisan’da 6 tır (107 palet) yardım malzemesi olarak bölgeye sevk edildi.<br />
<br />
782 yeni ilaç geri ödeme kapsamına alındı, dijital organ bağışı düzenlemesi hayata geçirildi<br />
Vatandaşların ilaca erişimini kolaylaştırmak için son iki yılda 782 yeni ilaç geri ödeme kapsamına alındı. Dijital organ bağışı uygulaması hayata geçirilerek, organ bağışı süreçleri e-Devlet ve e-Nabız üzerinden kolay ve erişebilir hale getirildi. Bu kapsamda 136 bin 884 vatandaş dijital organ bağışçısı oldu, uygulama sayesinde aylık organ bağış sayısı 2 bin 500’den 14 bine yükseldi.<br />
<br />
Hepatit A aşısı 81 ilde kullanıma sunuldu<br />
Yerli aşı çalışmaları kapsamında hepatit A ve suçiçeği aşıları teknoloji transferiyle Türkiye’de üretilmeye başlandı. Hepatit A aşısı 81 ilin tamamında kullanıma sunulurken, altı bileşenli karma aşı ve gebelere yönelik Tdab aşısı da programa dahil edildi.<br />
<br />
"İlacım Nerede?" özelliği ile reçetedeki ilaçlara erişim kolaylaştı<br />
e-Nabız sistemine entegre edilen "İlacım Nerede?" uygulamasıyla aylık ortalama 900 bin vatandaşa yönlendirme desteği sunuldu. Yeni özellikle vatandaşlar zaman kaybetmeden sorgulama yaparak, reçetesindeki ilaçların bulunduğu eczanelere erişim sağlayabiliyor.<br />
<br />
Sağlık hizmetlerinden memnuniyet oranı 6,2 puan arttı<br />
Koruyan, geliştiren ve üreten sağlık vizyonu ile yapılan çalışmalar doğrultusunda genel sağlık hizmetlerinden memnuniyet oranı son bir yılda 6,2 puan artarak yüzde 69,4’e yükseldi.<br />
<br />
136 yeni mevzuat düzenlemesi hayata geçirildi<br />
Sağlık hizmet sunumunun daha etkin, şeffaf ve sürdürülebilir şekilde sunulmasını sağlamak amacıyla mevzuat altyapısı sürekli olarak güçlendirilirken, son 2 yılda hayata geçirilen toplam 136 mevzuat düzenlemesiyle hayata geçirilen değişikliklerin hukuki altyapısı oluşturuldu.<br />
<br />
Yerli kalp-akciğer makinesi ile ilk açık kalp ameliyatı gerçekleştirildi<br />
Yerli kalp akciğer makinesi LIFELINE HLM, ilk kez Ankara Bilkent Şehir Hastanesinde gerçekleştirilen açık kalp ameliyatında başarıyla kullanıldı. ASELSAN tarafından geliştirilen, hayvan deneyleri ve klinik çalışmaları ise Sağlık Bakanlığına bağlı Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) tarafından yapılan yerli kalp akciğer makinesi, operasyon süresince sergilediği yüksek performansla sağlık teknolojilerinde önemli bir eşiğin geride bırakılması sağlandı.<br />
<br />
CAR-T hücre tedavisi başarıyla uygulandı<br />
Hematolojik kanserlerde kullanılan CAR-T hücre tedavisi tamamen yerli imkanlarla geliştirildi. Tedavi geçtiğimiz yıl aralık ayında ilk kez Etlik Şehir Hastanesi’nde uygulanmaya başlanırken, bugüne kadar 12 hastaya CAR-T hücre tedavisi uygulandı.<br />
<br />
Mamografi Tarama Raporlama Sistemi hayata geçirildi<br />
Meme kanserinin erken teşhisi amacıyla geliştirilen Mamografi Tarama Raporlama Sistemi hayata geçirildi. 2024 yılından bu yana 2 milyondan fazla tarama sonucu bu sistemle değerlendirilirken, şüpheli sonuçların önceliklendirilmesi sayesinde erken tanı ve raporlama süreçlerinin etkinliği artırılırdı.<br />
<br />
Yerli Renkli Doppler Ultrasonografi cihazı üretim çalışmaları başladı<br />
Yerli Renkli Doppler Ultrasonografi cihazının geliştirilmesine yönelik proje çağrısı kapsamında sözleşme ve imza süreçleri tamamlanarak, üretim çalışmalarına başlandı. 2026 sonu itibarıyla kamu hastanelerinde yerli ultrason cihazlarının kullanılmaya başlanılması planlanıyor.<br />
<br />
OED cihazları ülke geneline yaygınlaştırıldı<br />
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun Türkiye’nin "sağlık vizyonunda tarihi bir eşik" olarak nitelendirdiği OED cihazları ülke genelinde kullanılmaya başlandı. Ani kalp durmalarında erken ve etkili müdahale imkanı sağlayan OED cihazları, ölüm ve kalıcı sakatlık riskini azaltarak acil sağlık hizmetlerinin etkinliğine önemli katkı sunuyor.<br />
<br />
Yerli Mobil Dijital Röntgen Cihazı kamu hastanelerinde kullanılmaya başlandı<br />
ASELSAN iş birliği ile geliştirilen "Mobil Dijital Röntgen Cihazı" kamu hastanelerinde kullanılmaya başlandı. Cihaz, yoğun bakımda ve acil durumlarda çekilen görüntüleri yapay zekayla işleyerek ön tanı desteği sağlandı.<br />
<br />
25 Teknoloji Transfer Ofisi (TTO) kuruldu<br />
Sağlık alanındaki bilimsel çalışmaların yenilikçi teknolojilere dönüştürülmesi amacıyla hayata geçirilen TÜSEB Teknoloji Transfer Ofisi yapılanması kapsamında üniversitelerde ve şehir hastanelerinde 25 Teknoloji Transfer Ofisi kuruldu.<br />
<br />
3 GÖKBEY hava ambulansı sağlık filosuna katılacak<br />
Yerli ve milli imkanlarla geliştirilen GÖKBEY ambulans helikopterinin test uçuşları yapıldı. En zorlu coğrafi ve iklim şartlarında sağlık hizmetine erişimi destekleyecek olan GÖKBEY, vatandaşlara hızlı ve etkin acil müdahale imkanı sunacak. 2026 yılı sonuna kadar 3 adet GÖKBEY ambulans helikopterinin sağlık filosuna katılması öngörülüyor.<br />
<br />
"Sağlıklı Çocuk Sağlıklı Gelecek" programı ile yaklaşık 825 bin öğrenciye ulaşıldı<br />
"Sağlıklı Çocuk Sağlıklı Gelecek" programı kapsamında 2 bin 639 okulda yaklaşık 825 bin öğrenciye ulaşıldı. Programın merkezinde yer alan "Sağlık Elçisi" modeli ile çocukların sağlık bilgilerini sadece öğrenmekle kalmayıp paylaşma ve yayma sorumluluğu kazanmaları hedefleniyor.<br />
<br />
Sağlıklı Hayat Akademisi (SAHA) eğitimleriyle 397 bin 140 vatandaşa sağlık eğitimi sunuldu<br />
Bakan Memişoğlu’nun 10 Nisan 2025’te ilk dersine katıldığı Sağlıklı Hayat Akademisi (SAHA) eğitimleri kapsamında bugüne kadar 397 bin 140 kişiye sağlık okuryazarlığı eğitimi verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bizimsivas.com.tr/598-aile-sagligi-merkezi-acildi</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 09:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bizimsivascomtr.teimg.com/crop/1280x720/bizimsivas-com-tr/uploads/2026/07/yeni-proje-12.jpg" type="image/jpeg" length="69192"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TVHB'den Zoonotik Hastalık Uyarısı! En Etkili Yöntem Tek Sağlık]]></title>
      <link>https://www.bizimsivas.com.tr/tvhbden-zoonotik-hastalik-uyarisi-en-etkili-yontem-tek-saglik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bizimsivas.com.tr/tvhbden-zoonotik-hastalik-uyarisi-en-etkili-yontem-tek-saglik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk Veteriner Hekimleri Birliği, 6 Temmuz Dünya Zoonoz Günü'nde zoonotik hastalıklar için önemli uyarılarda bulundu. Tek Sağlık yaklaşımının insan, hayvan ve çevre sağlığını korumadaki kritik rolüne dikkat çekildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<p>Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) Başkanı Ali Eroğlu, 6 Temmuz Dünya Zoonoz Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, hayvanlardan insanlara bulaşabilen zoonotik hastalıklarla mücadelede "en etkili yolun Tek Sağlık uygulaması olduğunu" belirterek, "Tek Sağlık konusunun icra edilmesi gerekiyor" dedi.</p>

<p>Zoonotik hastalıkların yalnızca hayvan sağlığını değil, insan sağlığını, gıda güvenliğini ve çevreyi de doğrudan etkilediğini ifade eden Eroğlu, bu nedenle veteriner hekimlerin koruyucu sağlık hizmetlerindeki rolünün daha da güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Başta kuduz, bruselloz, şarbon ve kuş gribi olmak üzere birçok zoonotik hastalığın etkin takip, aşılama programları ve düzenli denetimlerle kontrol altına alınabileceğini belirten Eroğlu, hayvan sağlığının korunmasının toplum sağlığının korunmasının temel unsurlarından biri olduğunu vurguladı. Kamu kurumları, sağlık çalışanları ve vatandaşların iş birliği içinde hareket etmesinin önemine de dikkat çekti.</p>

<h2><strong>"Toplum bilincinin yükseltilmesi için çalışmalar yürütüyoruz"</strong></h2>

<p>TVHB olarak uzun yıllardır zoonotik hastalıklara karşı toplum bilincini artırmaya yönelik çalışmalar yaptıklarını ifade eden Eroğlu, 2000 yılından bu yana dünyada Ebola, SARS ve MERS gibi önemli salgınların yaşandığını, ardından COVID-19, kuş gribi, Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi ve maymun çiçeği vakalarının görüldüğünü hatırlattı.</p>

<p>Bu hastalıkların yalnızca toplum sağlığını değil, uluslararası ticareti, uluslararası dolaşımı ve gıda güvenliğini de olumsuz etkilediğini belirten Eroğlu, dünya genelinde zoonotik hastalıkların hayvansal üretimin yaklaşık yüzde 20'sinin kaybedilmesine neden olduğunu söyledi.</p>

<p>Türkiye'de geçen yıl yeniden görülen şap hastalığına da değinen Eroğlu, şap hastalığının insanlara bulaşabilmesine rağmen ciddi bir risk oluşturmadığını, buna karşın süt ve et veriminde önemli kayıplara yol açtığını ifade etti.</p>

<h2><strong>"COVID-19 da bir zoonotik hastalıktı"</strong></h2>

<p>Zoonotik hastalıkların hayvanlarda görülen ve insanlara bulaşabilen hastalıklar olduğunu belirten Eroğlu, bu hastalıkların aynı zamanda hayvancılığın sürdürülebilirliğini de olumsuz etkilediğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Zoonotik hastalıklara neden olan etkenlerin bakteriler, virüsler, parazitler ve mantarlar olmak üzere dört grupta toplandığını ifade eden Eroğlu, "Salgına en fazla sebebiyet oluşturanlar bakteriler ve virüslerdir. COVID-19 da bir salgındı. Zoonotik hastalıklar küresel bir tehdit halindedir." dedi.</p>

<p>Sadece ülkelerin aldığı tedbirlerin yeterli olmadığını vurgulayan Eroğlu, uluslararası platformlarda da bu hastalıklara karşı ortak mücadele yürütülmesi gerektiğini belirtti.</p>

<h2><strong>"Koruyucu tedbirler ilk sırada yer alıyor"</strong></h2>

<p>Zoonotik hastalıklarla mücadelede önceliğin koruyucu sağlık hizmetleri olması gerektiğini dile getiren Eroğlu, "Bu hastalıklara karşı yapılması gereken çalışmaların birinci basamağında koruyucu tedbirler geliyor. Bu hastalıklara karşı erken uyarı, erken teşhis ve reaksiyon sistemlerini geliştirmek gerekiyor." ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>"Tek Sağlık bir halk sağlığı pratiğidir"</strong></h2>

<p>Açıklamasının sonunda Tek Sağlık yaklaşımının önemine bir kez daha vurgu yapan Eroğlu, "Zoonotik hastalıklarla mücadelede en etkili yol Tek Sağlık uygulamasıdır. Çünkü Tek Sağlık, bir halk sağlığı pratiğidir. Tek Sağlık; zoonotik hastalıklarla mücadelede, hayvan-çevre-insan sağlığının kabul edilebilir bir seviyeye taşınmasıdır. Bu durum da disiplinlerarası bir çalışmayla olacak." değerlendirmesinde bulundu.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bizimsivas.com.tr/tvhbden-zoonotik-hastalik-uyarisi-en-etkili-yontem-tek-saglik</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Jul 2026 15:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bizimsivascomtr.teimg.com/crop/1280x720/bizimsivas-com-tr/uploads/2026/07/a-w740146-01.jpg" type="image/jpeg" length="33032"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bilinçsiz ilaç kullanımı kalp krizi riskini arttırıyor]]></title>
      <link>https://www.bizimsivas.com.tr/bilincsiz-ilac-kullanimi-kalp-krizi-riskini-arttiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bizimsivas.com.tr/bilincsiz-ilac-kullanimi-kalp-krizi-riskini-arttiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sivas Medicana Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Uzman Doktor İsmail Erdoğu, bilinçsiz ve kontrolsüz artan ilaç kullanımına ilişkin uyarılarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kardiyoloji Uzmanı Doktor İsmail Erdoğu, bilinçsiz ilaç kullanımının kalp krizi riskini arttırabileceğini söyledi.</p>

<p>Sivas Medicana Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Uzman Doktor İsmail Erdoğu, bilinçsiz ve kontrolsüz artan ilaç kullanımına ilişkin uyarılarda bulundu. Devamlı kullanılan ağrı kesici, antibiyotik ve kas gevşetici gibi ilaçların bilenen yan etkilerinin yanı sıra kalp krizine de sebep olabileceklerini açıkladı.</p>

<blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560">
<p dir="ltr" lang="tr">Bilinçsiz ilaç kullanımı kalp krizi riskini arttırıyor<a href="https://x.com/hashtag/sivaskalp?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">#sivaskalp</a> <a href="https://x.com/hashtag/sivasila%C3%A7?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">#sivasilaç</a> <a href="https://x.com/hashtag/sivasbilin%C3%A7sizila%C3%A7?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">#sivasbilinçsizilaç</a><a href="https://t.co/lqXsCgXsSj" rel="nofollow">https://t.co/lqXsCgXsSj</a> <a href="https://t.co/9pD4COqwgu" rel="nofollow">pic.twitter.com/9pD4COqwgu</a></p>
— Bizim Sivas Gazetesi (@bizimsivascomtr) <a href="https://x.com/bizimsivascomtr/status/2073342553290629412?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">July 4, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<p>İnsanların farklı polikliniklere giderek aldıkları farklı ilaçların birbirinin etkisini azaltıp, arttırabileceğini belirten Uzm. Dr. İsmail Erdoğu, "Toplumda çok fazla kronik hastalığı olan, çok farklı ilaçlar kullanan insanlar var. İnsan ömrünün uzaması, kronik hastalıklar konusunda ki bilinçle beraber tıbbı gelişmeler sonucunda insanların çoklu ilaç kullanımı da arttı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p><img alt="" height="500" src="https://bizimsivascomtr.teimg.com/bizimsivas-com-tr/uploads/2026/07/a-w739752-02.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p>Ancak artık şöyle durumlarla karşılaşıyoruz. Çoklu ilaç kullanan farklı farklı hastalıkları olan insanlar bir başka polikliniğe gittiklerinden birbirleri ile çakışacak, birbirinin etkisini azaltacak veya yükseltecek ilaçlar aynı anda kullanılabilir. Şunu biliyoruz ki aslında kişilerin kullanmış olduğu ilaçlar ve onların öğrenilmesi, dozlarının not edilmesi oldukça önemli. Ama ne yazık ki hastaların ilaçları tanımaması nedeniyle veya bunu ifade etmemeleri nedeniyle olumsuz durumlarla karşılaşabiliyoruz" dedi.</p>

<h2><strong>Kalp krizini tetikleye biliyor</strong></h2>

<p>Erdoğu, "Bizim en çok karşılaştığımız; antibiyotikler, burun açıcı spreyler, akciğer hastalıkları için kullanılan ilaçlar kalpte ritim bozukluklarına, tansiyon yükselmesine ya da kan sulandırıcıların etkisinin azalmasına, hatta kan sulandırıcıların kanı fazla sulandırmasına neden olabiliyorlar. Bu etkenler nadirde olsa kalp krizine neden olabilir. Bunu mesleki hayatımızda ağrı kesici yapılmış insanda kalp krizinin geliştiğini gördük. Doğru olan ilacı akıllıca kullanmaktır. Ciddi bir rahatsızlık yoksa; ağrı kesici, kas gevşetici, antibiyotik gibi ilaçları kullanmamak gerekir. Ağrı kesiciler, böbrek rahatsızlığı olan, şeker hastalığı olan, tansiyon ilacı kullanan hastalarda böbrek bozukluğunu arttırabiliyor. İlaçlar kimyasallar içerir. Bir kişinin kendi kafasına göre ‘ben bir antibiyotik alayım, ben bir ağrı kesici alayım, ben gideyim şunu yaptırayım’ demesi doğru değildir. Oysa ki o ilaçların yan etkilerini öğrenseler belki de böyle davranmazlar. Bunlar masum hatalar değiller. Çok dikkatli olmak lazım" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bizimsivas.com.tr/bilincsiz-ilac-kullanimi-kalp-krizi-riskini-arttiriyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 12:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bizimsivascomtr.teimg.com/crop/1280x720/bizimsivas-com-tr/uploads/2026/07/a-w739752-01.jpg" type="image/jpeg" length="61200"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cezaevlerinde çevrim içi sigara bırakma dönemi başladı]]></title>
      <link>https://www.bizimsivas.com.tr/cezaevlerinde-cevrim-ici-sigara-birakma-donemi-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bizimsivas.com.tr/cezaevlerinde-cevrim-ici-sigara-birakma-donemi-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı ile Adalet Bakanlığı ortaklığında yürütülen uygulama kapsamında, Sağlıklı Hayat Merkezlerindeki polikliniklere başvuran hükümlüler sigara bırakma desteği alabiliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı ile Adalet Bakanlığı’nın ortak projesiyle çevrim içi sigara bırakma hizmetinin ceza infaz kurumlarında uygulanmaya başlandı.</p>

<p>Çevrim içi sigara bırakma hizmetinin ceza infaz kurumlarında uygulanabilmesi amacıyla ‘Akıllı Teknolojilerin Ceza İnfaz Kurumlarına Entegrasyonu (ACEP)’, ‘E-doktor Uygulamasının’ sigara bırakma polikliniklerine entegre edildi. Söz konusu entegrasyon 22 Haziran Sağlık Bilgi Sistemleri Genel Müdürlüğü tarafından tamamlandı.</p>

<p>Bu kapsamda ceza infaz kurumlarındaki hükümlü ve tutuklulara çevrim içi (uzaktan) sigara bırakma hizmeti verilmeye başlandı.</p>

<p>Sağlık Bakanlığı ile Adalet Bakanlığı ortaklığında yürütülen uygulama kapsamında, Sağlıklı Hayat Merkezlerindeki polikliniklere başvuran hükümlüler sigara bırakma desteği alabiliyor.<br />
Hekim tarafından uygun görülmesi halinde sigara bırakma tedavisinde kullanılan ilaç, ceza infaz kurumuna en yakın ilaç dağıtım merkezinden, ceza infaz kurumu personeli tarafından alınarak hükümlüye ulaştırılıyor.</p>

<p>Bu çerçevede Ankara Gölbaşı Sağlıklı Hayat Merkezi’nde destek alan bir hükümlü, doktoruyla yaptığı görüşmede, tedavisine başladığını ve 28 gündür sigara içmediğini anlattı. Hükümlü, "İyiyim arkadaşlarımla oturuyorum sigara içilen ortamda da bulunuyorum ama canım hiç çekmiyor, tam tersi midem bulanıyor" diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Maddi olarak sigara çok etkiliyor burada"</strong></h2>

<p>Sigaranın sağlığını etkilediğini ve maddi açıdan zorlandığı için bırakmak istediğini dile getiren Hükümlü, "Burada spor faaliyeti var halı sahaya çıkıyoruz. Oynadığımız zaman daralma geliyordu, nefes alamayacak gibi hissediyorduk. Biraz da maddi olarak sigara çok etkiliyor burada. Aileme yük olmaktan biraz kurutulurum. O açıdan biraz düşünce oldu" ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>"Sigara bizi söndürmeden biz onu söndürelim"</strong></h2>

<p>Sigara bırakmak için ilk randevusuna giren bir başka hükümlü ise, "Ben günlük bir paket sigara içiyorum. Ben normalde bu kadar içmiyordum bu gidişat biraz sorun olduğu içi, maddi yönden değil de sağlığım için. Spor yapıyorum hemen yoruluyorum. Halı sahaya çıkıyoruz, top oynuyoruz hemen yoruluyorum. Sigara iyice yordu beni. Sigara bizi söndürmeden biz onu söndürelim diyorum" şeklinde konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Burada cezaevinde bulunan tutuklu ve hükümlerin talepleri doğrultusunda randevular açılıyor"</strong></h2>

<p>Gölbaşı Sağlıklı Hayat Merkezi Sigara Bırakma Polikliniğinde görevli Uzman Doktor Saliha Okumuş, "Biz zaten Sağlık Bakanlığı olarak uzaktan sigara bırakma polikliniğe hizmet vermekteydik. Son dönemde Adalet Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı'nın iş birliği içerisinde yürüttüğümüz bir uzaktan muayene sistemi oldu bu da. Burada cezaevinde bulunan tutuklu ve hükümlerin talepleri doğrultusunda randevular açılıyor. Biz de onları o saatte, randevu saati geldiğinde görüşme yapıyoruz" ifadelerine yer verdi.</p>

<h2><strong>"Kişiyle motivasyonel görüşmesini yapıyoruz"</strong></h2>

<p>Öncelikle görüşmede bağımlılık durumunu değerlendirdiklerini aktaran Okumuş, tedavilerini buna göre ayarladıklarını anlattı. Okumuş, "Bizim bazı tetkiklere ihtiyacımız oluyor. Bu konuda cezaevinde bulunan aile kimliği birimindeki hekimler bizlere yardımcı oluyor. Bizler de onların istediği yaptırdığı tetkiklerden de faydalanarak onların e nabızdan sonuçlarını değerlendiriyoruz ve kişiyle motivasyonel görüşmesini yapıyoruz. Ayrıca alışkanlık değişiminden, sigara içmesi isteği geldiği zaman o şartlarda yapabileceğine ilişkin önerilerde bulunuyoruz. Sonrasında bir tedavi planı çizebiliyoruz. Eğer ilaç başlamamız gerekirse başladığımız ilaçlardan cezaevi yönetimi temin ediyorlar. O şekilde tedavilerini kullanıyorlar" dedi.</p>

<h2><strong>"Cezaevi şartları ne kadar sınırlı olsa da, sigarayı bırakmak isteyen kişiler var"</strong></h2>

<p>Cezaevlerinde de sigarayı bırakmak isteyen pek çok kişinin olduğunu söyleyen Okumuş, "Cezaevi şartları ne kadar sınırlı olsa da, kısıtlı şartlarda olsa da sigarayı bırakmak isteyen kişiler var. Tedavilerimiz de oldukça etkili bu konuda. Başladığımız kişilerin de bırakabildiğini gördük. Ben de yeni başladığımız için sürece biraz farklı oldu ama memnun oldum. Bırakabildiklerini gördük. Güzel bir sonuç aldık" değerlendirmesinde bulundu.<br />
Çevrim içi (Uzaktan) Sigara Bırakma Polikliniği hizmetinin ülke genelindeki ceza infaz kurumlarında yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmalar ise devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bizimsivas.com.tr/cezaevlerinde-cevrim-ici-sigara-birakma-donemi-basladi</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 11:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bizimsivascomtr.teimg.com/crop/1280x720/bizimsivas-com-tr/uploads/2026/07/a-w739631-01.jpg" type="image/jpeg" length="11046"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sıcak Havalarda Bekletilen O Ürünler Adeta Zehir Saçıyor!]]></title>
      <link>https://www.bizimsivas.com.tr/sicak-havalarda-bekletilen-o-urunler-adeta-zehir-saciyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bizimsivas.com.tr/sicak-havalarda-bekletilen-o-urunler-adeta-zehir-saciyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Prof. Dr. Mustafa Kaplan besin zehirlenmesi belirtileri ve sıcak havalarda bozulan gıdalar et, süt, tavuk ürünleri zararları haberimizde...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz mevsiminde sıcaklıkların yükselmesiyle birlikte, tüketilen gıdalarda bazı tehlikeli mikroorganizmaların üremesi ciddi şekilde kolaylaşıyor. Özellikle et, süt ve tavuk gibi sık tüketilen besinlerin soğuk zincirine yeterince dikkat edilmemesi durumunda yiyecekler çok çabuk bozuluyor. Sıcak havalarda bozulan gıdalarda Salmonella ve E. coli gibi tehlikeli bakteriler çok fazla miktarda görülerek besin zehirlenmesi riskini doğrudan tetikliyor.</p>

<h1><strong>Bu Şikayetlerle Hastaneye Başvuruyorlar</strong></h1>

<p>Zehirlenme yaşayan vatandaşlar genellikle ishal, şiddetli karın ağrısı, bulantı, kusma ve çok daha ciddi durumlarda yüksek ateş gibi şikayetlerle polikliniklere başvuruyor. Özellikle uzun süre dışarıda kalmış et, süt, tavuk ürünleri ile mayonezli ve kremalı yiyecekler besin zehirlenmesi açısından çok büyük risk barındırıyor. Bu süreçte hijyene maksimum özen gösterilmesi gerekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>En Önemli Bulaş Sebebi Ellerden Kaynaklanıyor</strong></h2>

<p><strong><img alt="" height="487" src="https://bizimsivascomtr.teimg.com/bizimsivas-com-tr/uploads/2026/07/a-w739052-01.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="700" /></strong></p>

<p>Enfeksiyon bulaşının en önemli temel sebebi doğrudan ellerden kaynaklandığı için el hijyenine hassasiyet gösterilmesi şarttır. İshal durumlarında vücutta çok ciddi su kayıpları yaşanıyor. Bu sebeple hastaların, özellikle de risk grubundaki çocukların ve yaşlıların kesinlikle susuz kalmamasına dikkat edilmeli, gerekli olan sıvı takviyesi mutlaka zamanında alınmalıdır.</p>

<h2><strong>Şikayetler Geçmiyorsa Hastaneye Başvurun</strong></h2>

<p>İshal durumunda vücudu yormayacak hafif gıdalarla beslenilmesi tavsiye ediliyor. Bu süreçte pirinç, pirinç lapası, yoğurt, muz ve elma gibi gıdaların tüketilmesi iyileşmeyi hızlandırıyor. Ancak tüm bu önlemlere ve beslenme düzenine rağmen şikayetler bir türlü geçmiyorsa, susuz kalma belirtileri artıyorsa zaman kaybetmeden en yakın hastaneye başvurulması gerekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bizimsivas.com.tr/sicak-havalarda-bekletilen-o-urunler-adeta-zehir-saciyor</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 13:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bizimsivascomtr.teimg.com/crop/1280x720/bizimsivas-com-tr/uploads/2026/07/001-zehirlenme.png" type="image/jpeg" length="76023"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[1071 Yataklı Yeni Hastane Bölgenin Yeni Sağlık Üssü Olacak]]></title>
      <link>https://www.bizimsivas.com.tr/1071-yatakli-yeni-hastane-bolgenin-yeni-saglik-ussu-olacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bizimsivas.com.tr/1071-yatakli-yeni-hastane-bolgenin-yeni-saglik-ussu-olacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sivas'ta yapımı devam eden 1071 yataklı yeni hastane inşaatı yerinde incelendi. Vali Yılmaz Şimşek, modern sağlık kompleksinin tamamlanmasıyla Sivas'ın bölgenin sağlık merkezi haline geleceğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1><strong>Sivas'ta Sağlıkta Dev Yatırım Yükseliyor!</strong></h1>

<p>Sivas'ta yapımı süren 1071 yatak kapasiteli yeni hastane projesinde çalışmalar tüm hızıyla devam ediyor. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi bünyesinde inşa edilen dev sağlık yatırımını yerinde inceleyen Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, hastanenin tamamlanmasıyla kentin sağlık altyapısının önemli ölçüde güçleneceğini söyledi.</p>

<p><img alt="" height="534" src="https://bizimsivascomtr.teimg.com/bizimsivas-com-tr/uploads/2026/07/val2.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<p>Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, TBMM AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler ile birlikte Sivas Cumhuriyet Üniversitesi yerleşkesinde yapımı devam eden yeni hastane inşaatında incelemelerde bulundu.</p>

<p>Yetkililerden projenin son durumu, fiziki gerçekleşme oranı ve planlanan teslim takvimi hakkında detaylı bilgi alan Vali Şimşek, çalışmaların planlanan program doğrultusunda sürdüğünü ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Toplam <strong>1071 yatak kapasitesi</strong> ile hizmet verecek şekilde projelendirilen yeni hastanenin tamamlanmasının ardından yalnızca Sivas'a değil, çevre il ve ilçelere de sağlık hizmeti sunacak önemli bir merkez haline gelmesi hedefleniyor.</p>

<p>İncelemeler sırasında değerlendirmelerde bulunan Vali Şimşek, modern donanımı ve yüksek kapasitesiyle hizmet verecek sağlık kompleksinin Sivas'ın sağlık altyapısına büyük katkı sağlayacağını belirterek, hastanenin bölgenin en önemli sağlık merkezlerinden biri olacağını vurguladı.</p>

<p>Devam eden proje tamamlandığında, Sivas'ta vatandaşların daha kaliteli, hızlı ve kapsamlı sağlık hizmetlerine erişiminin kolaylaşması beklenirken, yeni hastanenin kentin sağlık alanındaki gücünü önemli ölçüde artırması öngörülüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bizimsivas.com.tr/1071-yatakli-yeni-hastane-bolgenin-yeni-saglik-ussu-olacak</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 21:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bizimsivascomtr.teimg.com/crop/1280x720/bizimsivas-com-tr/uploads/2026/07/valillikkkk-v.jpg" type="image/jpeg" length="25914"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[O Ürünler İçin Çok Sıkı Standartlar Geliyor]]></title>
      <link>https://www.bizimsivas.com.tr/o-urunler-icin-cok-siki-standartlar-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bizimsivas.com.tr/o-urunler-icin-cok-siki-standartlar-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Geleneksel Bitkisel Tıbbi Ürünler Yönetmeliği Resmî Gazete ve TİTCK ruhsatlı bitkisel ürünler listesi güncellendi. Detaylar haberimizde...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Geleneksel Bitkisel Tıbbi Ürünler Ruhsatlandırma Yönetmeliği, Resmî Gazete’de yayımlanarak resmen yürürlüğe girdi. Yeni düzenleme ile bu ürünlerin etkililik, güvenlilik ve kalite açısından taşıması gereken tüm standartlar ile ruhsatlandırma süreçlerine ilişkin usul ve esaslar net olarak belirlendi. Yapılan güncellemeyle birlikte tanımlar, Avrupa Birliği mevzuatıyla tamamen uyumlu hale getirildi. Bir ürünün bu kapsama girebilmesi için Türkiye veya AB ülkelerinde en az 15 yıl, diğer ülkelerde ise en az 30 yıl kullanılmış olması şartı aranacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h1><strong>Reklam ve Üretim Süreçlerine Sıkı Takip</strong></h1>

<p>Yönetmeliğin ardından, ürünlere yönelik reklam ve tanıtım faaliyetlerinin sınırlarını çizecek kılavuz ile İyi İmalat Uygulamaları kılavuzunun hazırlanması için çalışmalar hız kazandı. Süreçlerde Sağlık Bakanlığı tarafından yayımlanan ve bitkinin adı, dozu ile güvenlilik uyarılarını içeren tıbbi bitki monografları referans alınacak. Çeşitlendirilen başvuru türleriyle kaliteli ve güvenli ürün sayısının artırılması hedeflenecek.</p>

<h2><strong>Ruhsatlı Ürün Sayısının Artması Bekleniyor</strong></h2>

<p>Bakanlık tarafından ruhsatlandırılan güncel listeler, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’nun internet sitesi üzerinden kamuoyuyla anlık paylaşılacak. Halihazırda sistemde 45 adet ruhsatlı ürün bulunurken, yeni işleyişle birlikte bu sayının ilerleyen dönemde hızla tırmanması öngörülüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bizimsivas.com.tr/o-urunler-icin-cok-siki-standartlar-geliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 15:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bizimsivascomtr.teimg.com/crop/1280x720/bizimsivas-com-tr/uploads/2026/07/001-bitkisel-1.png" type="image/jpeg" length="13498"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hastaneye gidemeyen hastaların evine doktor gidiyor]]></title>
      <link>https://www.bizimsivas.com.tr/hastaneye-gidemeyen-hastalarin-evine-doktor-gidiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bizimsivas.com.tr/hastaneye-gidemeyen-hastalarin-evine-doktor-gidiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aile Hekimliği Uzmanı Dr. Büşra Nur Sualp: "Hem hastayı görüyoruz, hem şikayetlerini dinliyoruz, hem de buraya gelmeden işlemlerini hallediyoruz"]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kayseri Devlet Hastanesi'nde Evde Sağlık Hizmetleri kapsamında uygulanan Uzaktan Hasta Değerlendirme Sistemi ile yatağa bağımlı, hastaneye gitmekte güçlük çeken ve özellikle 80 yaş üzerindeki hastalar, görüntülü görüşme aracılığıyla doktor kontrolünden geçebiliyor. Sistem sayesinde hastalar tahlil sonuçlarını öğrenebiliyor, ilaç ve rapor işlemlerini evlerinden çıkmadan tamamlayabiliyor.<br />
Kayseri Devlet Hastanesi Aile Hekimliği Uzmanı Dr. Büşra Nur Sualp, Uzaktan Hasta Değerlendirme Sistemi'nin Evde Sağlık Hizmetleri'ne kayıtlı hastalar için sunulduğunu belirterek, "Uzaktan Hasta Değerlendirme Sistemi; yeni bir sistem diyebiliriz. Yatağa bağımlı ya da o an hastaneye gelemeyecek durumda olan hastalar ve özellikle 80 yaş üstü hastalar için verdiğimiz bir hizmet. Evde Sağlık Sistemi'ne bağlı, hasta listeleri İl Sağlık Müdürlüğü'nden geliyor. İl Sağlık Müdürlüğü hastaları tespit ediyor, hastanemizde de bu hastalardan isteyenlere MHRS'den randevu veriyoruz. Hastalarımıza Sağlık Bakanlığı'ndan gün ve saatinde bir link gidiyor, biz de buradan bilgisayarda hastalarımızla görüşüyoruz. Hastalar talebini iletiyor, ona göre değerlendiriyoruz" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="" height="500" src="https://bizimsivascomtr.teimg.com/bizimsivas-com-tr/uploads/2026/07/a-w738400-02.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /><br />
Uzaktan görüşmeler sırasında birçok işlemin gerçekleştirilebildiğini ifade eden Dr. Sualp, "Rapor düzenleyebiliyor, ilaçlarını yazabiliyor ve kan tetkiklerini isteyebiliyorum. Nöroloji veya dahiliye gibi farklı branşların değerlendirmesi gerektiğinde ise ilgili uzmanlıklardan konsültasyon talep ederek hastanın mümkün olduğunca hastaneye gelmeden işlemlerini tamamlamaya çalışıyoruz" diye konuştu. Vatandaşlardan uygulamaya yönelik olumlu geri dönüşler aldıklarını belirten Dr. Sualp, "Vatandaşlardan geri dönüş çok olumlu. Çünkü hem hastayı görüyoruz, hem şikayetlerini dinliyoruz, hem buraya gelmeden işlemlerini hallediyoruz. Kan tetkiki gibi işlemleri varsa evde sağlık ekiplerini eve yönlendirip tetkiklerini aldırıyoruz. Hastane işlemlerini yapmak üzere hastanın bir yakını hastanın kimliğiyle geliyor, işlemlerini yapıyor. Hasta; evinde konforla işlemlerini hallettirmiş oluyor" ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bizimsivas.com.tr/hastaneye-gidemeyen-hastalarin-evine-doktor-gidiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 12:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bizimsivascomtr.teimg.com/crop/1280x720/bizimsivas-com-tr/uploads/2026/07/a-w738400-01.jpg" type="image/jpeg" length="51547"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[5 Gün Veya Bir Haftadan Fazla Kullananlar Büyük Risk Altında! Bağımlılık Yapıyor!]]></title>
      <link>https://www.bizimsivas.com.tr/5-gun-veya-bir-haftadan-fazla-kullananlar-buyuk-risk-altinda-bagimlilik-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bizimsivas.com.tr/5-gun-veya-bir-haftadan-fazla-kullananlar-buyuk-risk-altinda-bagimlilik-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Burun spreyi bağımlılığı belirtileri ve burun açıcı spreylerin zararları nelerdir sorusu detayları haberimizde...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Burun tıkanıklığını anında gideren hızlı etkili spreylerin 5 ila 7 günden daha uzun süre bilinçsizce kullanılması, geri dönüşü olmayan ciddi bağımlılıklara yol açıyor. Prof. Dr. Hamdi Arbağ, akut sinüzit veya yoğun alerji dönemlerinde nefes almayı kolaylaştırmak adına geçici süreliğine başvurulan bu ilaçların, bir haftalık kritik sınır aşıldığında burun etlerinde dejenerasyon başlatarak organın anatomik yapısını bozduğunu belirtiyor.</p>

<h1><strong>Birçok Hastanın Burun Yapısında Aslında Sorun Yok</strong></h1>

<p><strong><img alt="" height="394" src="https://bizimsivascomtr.teimg.com/bizimsivas-com-tr/uploads/2026/07/a-w737571-02.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="700" /></strong></p>

<p>Polikliniklere burun tıkanıklığı ve şiddetli kuruluk şikayetiyle başvuran birçok kişinin burnunda aslında kemik eğriliği, et veya polip gibi fiziksel bir hastalık bulunmuyor. Prof. Dr. Hamdi Arbağ, kulaktan dolma tavsiyelerle başlanan spreylerin zamanla kişiyi kendisine esir ettiğini vurguluyor. Hastalar bu spreyler olmadan yaşayamayacaklarını iddia etseler de tedavi için ilk ve en önemli aşama bu ilaç kullanımını tamamen kesmekten geçiyor. İlaç bırakıldığı anda tıkanıklık hissi kendiliğinden kayboluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Geri Dönüşü Olmayan Hasarlarda Tek Çare Cerrahi</strong></h2>

<p><strong><img alt="" src="https://bizimsivascomtr.teimg.com/bizimsivas-com-tr/uploads/2026/07/a-w737571-03.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="700" /></strong></p>

<p>İlacın bırakılmasının ardından hekim gözetiminde nemlendirme tedavileri veya konkaları iyileştirecek farklı grup ilaçlar uygulanabiliyor. Ancak burun etleri çok uzun süreli kullanımdan dolayı tamamen bozulmuş, dejenere olmuş ve işlevsiz hale gelmişse son çare olarak cerrahi yönteme başvuruluyor. Sağlıklı bir hayatı baltalayan, uyku apnesine kadar uzanan bu süreçten korunmak için Prof. Dr. Hamdi Arbağ, doktora danışmadan bu tür ürünlere asla bulaşmamak gerektiğinin altını çiziyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bizimsivas.com.tr/5-gun-veya-bir-haftadan-fazla-kullananlar-buyuk-risk-altinda-bagimlilik-yapiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 12:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bizimsivascomtr.teimg.com/crop/1280x720/bizimsivas-com-tr/uploads/2026/07/a-w737571-01.jpg" type="image/jpeg" length="39377"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Keneler gölgeyi seviyor!]]></title>
      <link>https://www.bizimsivas.com.tr/keneler-golgeyi-seviyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bizimsivas.com.tr/keneler-golgeyi-seviyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanı uyardı: "Keneler gölgeyi seviyor, bir kene yaklaşık 10 bin yumurta bırakabiliyor"]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlhan Çetin, kenelerin aşırı sıcak nedeniyle açık alanlardan kaçıp daha çok gölgeli ve otluk bölgelerde saklandığını belirterek, "Bir bölgede birkaç kene görülüyorsa, o alanda çok ciddi bir kene popülasyonu olabilir. Bir dişi kene 7 bin ile 10 bin arasında yumurta bırakabiliyor" dedi.</p>

<blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560">
<p dir="ltr" lang="tr">Keneler gölgeyi seviyor!<a href="https://x.com/hashtag/sivaskene?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">#sivaskene</a> <a href="https://x.com/hashtag/drilhan%C3%A7etin?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">#drilhançetin</a> <a href="https://x.com/hashtag/sivasg%C3%B6lgekene?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">#sivasgölgekene</a><a href="https://t.co/TuK6enwhN1" rel="nofollow">https://t.co/TuK6enwhN1</a> <a href="https://t.co/aYn5rldCKl" rel="nofollow">pic.twitter.com/aYn5rldCKl</a></p>
— Bizim Sivas Gazetesi (@bizimsivascomtr) <a href="https://x.com/bizimsivascomtr/status/2072239799725891940?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">July 1, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<p>Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlhan Çetin, kene popülasyonunun artış gösterdiği ortamlar hakkında açıklamalarda bulundu. Çetin, kenelerin özellikle nemli, serin ve gölgeli alanları tercih ettiğini ifade etti. Kenelerin yumurtadan çıkabilmesi için hava sıcaklığının en az 14-15 derecenin üzerine çıkması gerektiğini belirten Prof. Dr. Çetin, aşırı sıcak havaların ise keneler için risk oluşturduğunu belirterek, "Keneler çok sıcak ortamları sevmez.</p>

<p><img alt="" height="500" src="https://bizimsivascomtr.teimg.com/bizimsivas-com-tr/uploads/2026/07/a-w737530-01.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aşırı sıcak havalarda kuruma riskiyle karşı karşıya kaldıkları için daha çok gölgelerde, yüksek otların ve bitkilerin altında saklanırlar. Bu nedenle insan ve hayvanlara bulaşma riski bu alanlarda daha yüksektir" dedi. Dişi kenelerin üreme kapasitesine de dikkat çeken Çetin, "Bir dişi kene 7 bin ile 10 bin arasında yumurta bırakabiliyor. Eğer doğal düşmanları olan karıncalar ve kuşlar bu yumurtalara ulaşamazsa, tek bir keneden binlerce yeni kene ortaya çıkabilir. Bu nedenle bir ortamda birkaç kene görülmesi bile o bölgede ciddi bir kene yoğunluğuna işaret eder" diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Çok fazla sıcak ortamlarda keneleri görmeyiz"</strong></h2>

<p>Kenelerin gölgelerde ve yüksek bitkilerin altında saklandıklarını söyleyen Prof. Dr. Çetin, "Kenenin yumurtadan çıkmış ilk hali ve sıcaklık etkeni önemli. Bununla ilgili önemli bir sıkıntı da kendileri açısından keneler kuruduğu için çok sıcak ortamda da bulunması onlar için hayati bir tehlikedir. Keneler daha fazla gölgelerde ve yüksek bitkilerin altında saklandıklarından oradan hayvana, insana bulaşma riski daha fazla. Sıcak ortamda kuruma risklerinden dolayı çok fazla ortaya çıkmazlar.</p>

<p><img alt="" height="500" src="https://bizimsivascomtr.teimg.com/bizimsivas-com-tr/uploads/2026/07/a-w737530-04.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p>Yumurtadan çıkmaları için en az hava sıcaklığının 15 derecenin üstüne çıkması gerekiyor, bu da kenelerin hava sirkülasyon açısından önemli. Genelde Kelkit Vadisi civarında en çok vakaları görüyoruz. Buralar Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi virüsünü taşıyan keneler için ideal üreme ortamlarıdır. O nem ve sıcaklık ortamı o bölgelerde kendileri için daha uygun olduğu için kene popülasyonunu daha yüksek görebiliyoruz. Çok fazla sıcak ortamlarda keneleri görmeyiz. Dünyada çok sıcak ortamlarda kene olmaz ve vakada çok fazla değildir. <strong>Sivas</strong> gibi bölgelerde kenelerin yayılma, çoğalma imkanları daha fazladır. Serin havalarda herhangi bir bitki altını gölgelendiriyorsa onun altında kene olma riski vardır" dedi.</p>

<h2><strong>"Dişi keneler 7 bin ile 10 bin arasında yumurta bırakabilir"</strong></h2>

<p>Çetin, bir ortamda birkaç kene görülüyorsa orada çok ciddi bir kene popülasyonu olabileceğini belirterek dişi kenelerinde 7 ile 10 bin arası yumurta bırakabildiğini anlatarak şunları söyledi:</p>

<p><img alt="" height="500" src="https://bizimsivascomtr.teimg.com/bizimsivas-com-tr/uploads/2026/07/a-w737530-06.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<p>"Kenelerin şöyle bir özelliği vardır. Ortamdaki karbondioksit miktarını algılayıp bir hayvanın ve ya insanın geldiğinin farkına varıyorlar, ikincisi ise insanların veya hayvanların yerde yürümesiyle oluşan titreşimi hisseder ve gelirler. Açık alanda bir etkinlik yapılacağı zaman beyaz ve ya açık renkli örtünün üstüne basıp o alanda titreşim yayarak oraya doğru geldiğini, hatta örtünün içerisine geldiğinin görerek kene popülasyonu yüksek diye daha tedbirli olabilirler. Dişi keneler 7 bin ile 10 bin arasında yumurta bırakabilir. İdeal şartlarda ki kenelerin düşmanı olan karıncalar onların yuvalarını bulursa yumurtalarını götürür ve yerler. Kuşlarda hem yumurtalar hem de keneler için doğal düşmanlardır. Bu tarz durumlar olmazsa bir keneden 10 bine yakın yumurta çıkabilir. Bir ortamda birkaç kene görülüyorsa orada çok ciddi bir kene popülasyonu olabilir."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bizimsivas.com.tr/keneler-golgeyi-seviyor</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 11:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bizimsivascomtr.teimg.com/crop/1280x720/bizimsivas-com-tr/uploads/2026/07/a-w737530-02.jpg" type="image/jpeg" length="44396"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Daha Önce Bu Durumu Yaşayanlar Mutlaka Bildirmeli!]]></title>
      <link>https://www.bizimsivas.com.tr/daha-once-bu-durumu-yasayanlar-mutlaka-bildirmeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bizimsivas.com.tr/daha-once-bu-durumu-yasayanlar-mutlaka-bildirmeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Opak madde alerjisi belirtileri ve anjiyografide kontrast madde kullanımı riskleri. Sanal anjiyo mu klasik anjiyografi mi sorusu, kontrast sıvı miktarı farkı ve tomografide alerjik reaksiyon önlemleri haberimizde.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tomografi, anjiyografi ve çeşitli ileri görüntüleme yöntemlerinde damarların içinin net olarak görünmesini sağlayan kontrast (opak) maddeler, bazı bünyelerde alerjik reaksiyonları tetikleyebiliyor. Kalp damarlarının görüntülenebilmesi ve doğru tanı konulabilmesi için vazgeçilmez olan bu kimyasal sıvılar, özellikle hassas hastalarda beklenmedik süreçler doğurabiliyor.</p>

<h1><strong>İşlem Öncesi Koruyucu İlaç Tedavisi</strong></h1>

<p>Daha önce tıbbi görüntüleme sırasında opak maddeye bağlı alerji öyküsü yaşamış olan kişiler için hastanelerde özel önlemler alınıyor. Bu tür vakalarda reaksiyon riskini en aza indirmek amacıyla işlem öncesinde koruyucu ilaç tedavileri uygulanıyor; işlem esnası ve sonrasında ise hastalar çok daha yakın takibe alınıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>İki Anjiyo Yöntemi Arasındaki Doz Farkı</strong></h2>

<p><strong><img alt="" src="https://bizimsivascomtr.teimg.com/bizimsivas-com-tr/uploads/2026/06/a-w736916-01.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="700" /></strong></p>

<p>Sanal ve klasik anjiyografi arasındaki en temel farklardan birini kullanılan kontrast madde miktarı oluşturuyor. Klasik yöntemde sıvı doğrudan kalbi besleyen ana damarlara verildiği için daha az doz yeterli oluyor. Sanal yöntemde ise tüm damar sisteminin boyanması gerektiğinden kullanılan ilaç miktarı belirgin şekilde artıyor.</p>

<h2><strong>Klasik Yöntem Halen Altın Standart</strong></h2>

<p>Gelişen teknolojiye rağmen klasik anjiyografi, yüksek kanıtsal değeri ve tanısal gücüyle tıp dünyasında altın standart olmayı sürdürüyor. Damarı doğrudan görmeye ve aynı seansta tıkanıklığa müdahale etmeye olanak tanıyan bu güvenilir yöntem, doğru planlamayla alerjisi olanlarda bile sorunsuz uygulanabiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bizimsivas.com.tr/daha-once-bu-durumu-yasayanlar-mutlaka-bildirmeli</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 14:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bizimsivascomtr.teimg.com/crop/1280x720/bizimsivas-com-tr/uploads/2026/06/5607944.jpg" type="image/jpeg" length="67677"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çocuğu Ağladığı An Hemen Panik Yapıp Yanına Koşanlar Büyük Yanılıyor!]]></title>
      <link>https://www.bizimsivas.com.tr/cocugu-agladigi-an-hemen-panik-yapip-yanina-kosanlar-buyuk-yaniliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bizimsivas.com.tr/cocugu-agladigi-an-hemen-panik-yapip-yanina-kosanlar-buyuk-yaniliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuklarda uyku düzeni ve yaş gruplarına göre bebeklerde uyku süreleri. Çocuklarda uykusuzluk nedenleri, gece ağlayan bebeklere doğru yaklaşım modelleri ve uyku reflüsü belirtileri haberimizde.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Düzenli ve kaliteli bir uyku, çocukların beyin, ruh, zihin ve beden gelişiminin sağlıklı ilerlemesi adına hayati bir rol oynuyor. Yeni doğan bir bebek günde ortalama 16-17 saatini uykuda geçirirken, bu süre 4 aylık bebeklerde 14-15 saate, 6 aylık süreçte ise 13-14 saate geriliyor. Gelişim basamakları ilerledikçe ihtiyaç duyulan zaman da değişiyor; 2 ila 10 yaş arasındaki çocukların her gece ortalama 10 saat kesintisiz uyuması sağlıklı bir büyüme dönemi için şart koşuluyor.</p>

<h1><strong>Uykuyu Sabote Eden 12 Gizli Neden ve Gece Ağlamaları</strong></h1>

<p><strong><img alt="" height="447" src="https://bizimsivascomtr.teimg.com/bizimsivas-com-tr/uploads/2026/06/a-w736941-01.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="700" /></strong></p>

<p>Çocukluk döneminde baş gösteren uykusuzluk probleminin arkasında pek çok fiziksel ve çevresel etken yatıyor. Diş çıkarma, kolik ağrıları, yürüme evresi, gece korkuları, geniz eti ve bademcik büyümesi, tıkayıcı uyku apnesi ile televizyon ve bilgisayar kullanımı uykuyu baltalıyor. Aslında bütün küçük çocuklar gece uyanıyor; sakin gruptakiler kendi kendine geri uyurken, sinirli gruptakiler sürekli ağlayarak ilgi bekliyor. Ebeveynlerin her ağlamada panik yapıp odaya girmesi hatayken, uyanıkken sevgi gören çocukların gece ağlamalarına sabırla sessiz kalınması kendi kendilerine uyumayı öğrenmelerini sağlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Yatmadan Önce Verilen Ek Gıdalar Reflü Yapıyor</strong></h2>

<p>Uyku öncesi alışkanlıklarda yatak başında kitap okumak doğru bir modelken, sürekli sakinleştirici müzik dinletmek çocukta bağımlılık yaratarak müzik olmadığında uyuyamamaya yol açabiliyor. Gece anne sütü verilmesinde bir sakınca görülmezken, süte ek olarak verilen gıdaların uyku aralığında veya yatmadan hemen önce yedirilmesi büyük bir hata olarak öne çıkıyor. Bu yanlış uygulama çocuklarda reflüyü tetiklerken; müzmin öksürüklere, gece uyanmalarına, iştah kaybına ve gelişim geriliğine zemin hazırlıyor. Doğru olan ise ek gıdaların uyku sonrasında ya da en geç uykuya 2 saat kala verilmesidir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bizimsivas.com.tr/cocugu-agladigi-an-hemen-panik-yapip-yanina-kosanlar-buyuk-yaniliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 13:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bizimsivascomtr.teimg.com/crop/1280x720/bizimsivas-com-tr/uploads/2026/06/4667935.jpg" type="image/jpeg" length="23536"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sivas'tan ilham aldı, geliştirdi, hibeyi kazandı]]></title>
      <link>https://www.bizimsivas.com.tr/sivastan-ilham-aldi-gelistirdi-hibeyi-kazandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bizimsivas.com.tr/sivastan-ilham-aldi-gelistirdi-hibeyi-kazandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa İnovasyon Konseyi'nden Erciyes Teknopark'taki firmaya 500 bin avro hibe...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kayseri'de Erciyes Teknopark bünyesindeki bir şirket, yapay zeka destekli hassas beslenme analizi yapan kit için Avrupa İnovasyon Konseyi'nden (EIC) yaklaşık 500 bin avro hibe aldı.</p>

<p>Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Tıp Fakültesi Biyoistatistik Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gökmen Zararsız, Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Doğan ve Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halef Okan Doğan tarafından kurulan Hematainer Biyoteknoloji AŞ, yapay zeka destekli hassas beslenme analiz kitinin prototipini geliştirdi.</p>

<p><img alt="" height="500" src="https://bizimsivascomtr.teimg.com/bizimsivas-com-tr/uploads/2026/06/a-a-20260630-41829209-41829202-a-v-r-u-p-a-i-n-o-v-a-s-y-o-n-k-o-n-s-e-y-i-n-d-e-n-e-r-c-i-y-e-s-t-e-k-n-o-p-a-r-k-t-a-k-i-f-i-r-m-a-y-a-500-b-i-n-a-v-r-o-h-i-b-e.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Geliştirilen kit, Avrupa İnovasyon Konseyi'nin dünya genelinde desteklediği 70 projeden biri olmayı başararak, yaklaşık 500 bin avroluk hibeye layık görüldü.</p>

<p>Firma ortaklarından Prof. Dr. Gökmen Zararsız, geliştirdikleri kitin, mikro örnekleme teknolojisi olarak geçtiğini söyledi.</p>

<p>Kit sayesinde ev ortamında alınan kanla analiz yapıldığını belirten Zararsız, "Kişinin parmağından bir damla kan ile örnek alınıyor. Sonrasında bizim Sağlık Bakanlığı onaylı laboratuvarlarımıza bu örnekleri göndermelerini istiyoruz. Laboratuvar, bizim aplikasyonunu yaptığımız bu analizleri deney ortamında gerçekleştiriyor. Sonrasında bu sonuçlar bize geliyor. Bizler yapay zeka destekli veri analitiği sistemimiz ile aslında kişiye özgü bir rapor çıkarmış oluyoruz. Kişi bu rapora bilgisayar ya da mobil cihaz ile erişim sağlayabiliyor." diye konuştu.</p>

<p>Zararsız, sistemin yüzlerce veriyle birlikte kişilerin sağlık değerlendirmesini yaptığını dile getirdi.</p>

<p><img alt="" height="500" src="https://bizimsivascomtr.teimg.com/bizimsivas-com-tr/uploads/2026/06/a-a-20260630-41829209-41829203-a-v-r-u-p-a-i-n-o-v-a-s-y-o-n-k-o-n-s-e-y-i-n-d-e-n-e-r-c-i-y-e-s-t-e-k-n-o-p-a-r-k-t-a-k-i-f-i-r-m-a-y-a-500-b-i-n-a-v-r-o-h-i-b-e.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<h2><strong>"Daha sağlıklı olmalarını sağlıyoruz"</strong></h2>

<p>Kitin, yapay zeka destekli olduğunu vurgulayan Zararsız, şöyle konuştu:</p>

<p>"Bir damla kandan kişinin aminoasit ve yağ asit profilini kapsamlı olarak halihazırda analiz edebiliyoruz. Buna yönelik bir prototip geliştirdik. AR-GE projeleri ile sağlıklı bireylerde olması gereken normal aralıkları da belirlemiş durumdayız. Kişilerin, yapay zeka algoritmaları ile birlikte hangi besinlerden daha zengin beslenmeleri gerektiğini söyleyebiliyoruz. Bireyler bu analizi yaptığında, kişiler normal aralığın içerisinde mi dışında mı bunu analiz etme şansımız oluyor. Tıp alanındaki uzmanlar ya da diyetisyenler ya da sağlık kuruluşlarının diğer uzmanları bu anlamda bireylerin takibini yapabiliyor. Normal aralığın dışındaysa, bizim yapay zeka algoritmalarının önerdiği besinler ile zengin bir diyetle beslendiklerinde bu aralığın içerisine giriyorlar mı? Bunun aslında bir değerlendirmesi yapılıyor. Biz burada aslında hangi besinden beslenilmesi gerektiğini de önermiş oluyoruz. Bunu yaptığımız analizler sonucu söylüyorum. Kişi, istiyorsa kilo veriyor hem de daha sağlıklı olmalarını sağlıyoruz."</p>

<p><img alt="" height="345" src="https://bizimsivascomtr.teimg.com/bizimsivas-com-tr/uploads/2026/06/a-a-20260630-41829209-41829206-a-v-r-u-p-a-i-n-o-v-a-s-y-o-n-k-o-n-s-e-y-i-n-d-e-n-e-r-c-i-y-e-s-t-e-k-n-o-p-a-r-k-t-a-k-i-f-i-r-m-a-y-a-500-b-i-n-a-v-r-o-h-i-b-e.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<h2><strong>Binlerce başvuru arasından 70 proje destek aldı</strong></h2>

<p>Projeyle ilgili önemli bir hibe aldıklarını ifade eden Zararsız, şunları kaydetti:</p>

<p>"Avrupa Birliği'nin en büyük inovasyon ve en prestijli fonu olan Avrupa İnovasyon Konseyi'nin ön hızlandırıcı fonunu aldık. Yaklaşık 500 bin avro civarında bir fon. Toplam bütçemiz de 714 bin avro olmak üzere bir proje başvurusu yaptık. Avrupa Birliği bu kapsamda toplam 32,5 milyon avro fon dağıttı ve binlerce başvuru arasından 70 projeyi dünya çapında destekledi. Biz bu 70 projeyi alan firmalardan biri olduğumuz için de oldukça mutluyuz ve gururluyuz. Bu projenin sonunda, 2 yıllık bir süre sonrasında seri üretime, ticarileşmeye hazır bir ürün haline gelmesi bekleniyor. Klinik çalışmalarının gerçekleştirilmesi, iş süreçlerinin yapılması ve yatırıma hazır hale getirilmesine yönelik kapsamlı bir çalışma gerçekleştireceğiz. Bu anlamda farklı branşlardan, disiplinler arası uzman bir kadro oluşturduk. Bu kapsamda planlarımızı yaptık. Biz 2 yılın sonunda yatırım sürecine hazır hale gelmeyi amaçlıyoruz."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bizimsivas.com.tr/sivastan-ilham-aldi-gelistirdi-hibeyi-kazandi</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 12:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bizimsivascomtr.teimg.com/crop/1280x720/bizimsivas-com-tr/uploads/2026/06/a-a-20260630-41829209-41829207-a-v-r-u-p-a-i-n-o-v-a-s-y-o-n-k-o-n-s-e-y-i-n-d-e-n-e-r-c-i-y-e-s-t-e-k-n-o-p-a-r-k-t-a-k-i-f-i-r-m-a-y-a-500-b-i-n-a-v-r-o-h-i-b-e.jpg" type="image/jpeg" length="49957"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Teknoloji tembelliği tetikliyor!]]></title>
      <link>https://www.bizimsivas.com.tr/teknoloji-tembelligi-tetikliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bizimsivas.com.tr/teknoloji-tembelligi-tetikliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanı uyardı: "Günümüzde artan teknoloji kullanımı, tembellik oluşturabilir"]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Pandemi sonrası dijitalleşmenin hız kazanmasıyla telefon, tablet ve yapay zeka gibi teknolojik araçların kullanımında büyük artış yaşandığını söyleyen <strong>Sivas</strong> Medicana Hastanesi Uzman Psikolog Kerime Begüm Özkaya, hayatı kolaylaştıran bu teknolojilerin bilinçsiz kullanımının tembellik, dikkat dağınıklığı ve eleştirel düşünmede zayıflamaya yol açabileceği belirtti.</p>

<blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560">
<p dir="ltr" lang="tr">Teknoloji tembelliği tetikliyor!<a href="https://x.com/hashtag/sivassa%C4%9Fl%C4%B1k?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">#sivassağlık</a> <a href="https://x.com/hashtag/sivasteknoloji?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">#sivasteknoloji</a> <a href="https://x.com/hashtag/sivastembellik?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">#sivastembellik</a><a href="https://t.co/4Yq5igIKLp" rel="nofollow">https://t.co/4Yq5igIKLp</a> <a href="https://t.co/nFd2CyIlvv" rel="nofollow">pic.twitter.com/nFd2CyIlvv</a></p>
— Bizim Sivas Gazetesi (@bizimsivascomtr) <a href="https://x.com/bizimsivascomtr/status/2071885429440123270?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">June 30, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<p>Pandemiyle birlikte dijital teknolojilerin günlük yaşamda kullanımı ciddi oranda artarken, insanların telefon, tablet ve internet tabanlı hizmetlere bağımlılığı da gözle görülür şekilde yükseldi. Günlük hayatı kolaylaştıran teknolojik gelişmelerin, beraberinde bazı olumsuz alışkanlıkları da beraberinde getirebiliyor. Artık en basit ihtiyaçların bile internet üzerinden karşılandığını belirten <strong>Sivas</strong> Hastanesi'nde görevli Uzman Psikolog Kerime Begüm Özkaya, alışverişten bilgi edinmeye kadar birçok alanda insanların hızlı ve hazır çözümlere yöneldiğini ifade etti. Özkaya, özellikle yapay zekanın yaygınlaşmasıyla birlikte bilgiye anında erişim kolaylaştığını, bunun bireylerin düşünme ve sorgulama becerileri üzerindeki etkileri olduğunu söyledi. Özkaya, yapay zekanın doğrudan bir algı kaybına neden olmadığını ancak aşırı kullanımın bireyin muhakeme becerisini olumsuz etkileyebileceğini söyleyerek, "Bir sorunun cevabını araştırıp analiz etmek yerine hazır cevabı almak, bir metni yazmak yerine yapay zekaya yazdırmak ya da alışveriş için dışarı çıkmak yerine internetten sipariş vermek günlük hayatı kolaylaştırıyor. Ancak bu kolaylık, insanları zamanla daha pasif ve daha az sorgulayan bireylere dönüştürebiliyor" dedi.</p>

<p><img alt="" height="500" src="https://bizimsivascomtr.teimg.com/bizimsivas-com-tr/uploads/2026/06/a-w736772-02.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p>

<h2><strong>"İnsanlarda bir miktar tembellik de başladı"</strong></h2>

<p>Pandemiyle birlikte teknoloji kullanımı dijital anlamda ciddi şekilde arttığını söyleyen Kerime Begüm Özkaya, "Algı, duyularla alınan bilgilerin beyin tarafından anlamlandırılmasıdır. Örneğin bir ağacı görmek duyusal bir deneyimdir. Onun bir ağaç olduğunu fark etmek ise algıdır. Yani duyum bilgiyi almaktır, algı ise o bilgiyi yorumlayıp anlam vermektir. Psikolojide algı, bireyin dünyayı nasıl gördüğünü, yorumladığını ve anlamlandırdığını açıklayan temel kavramlardan biridir. Yapay zekayla birlikte algı anlamındaki süreçler de bir miktar değişti. Yapay zeka doğru kullanıldığında bilgiye erişimi kolaylaştırabilir. Ancak bilinçsiz ve aşırı kullanım, bazı kişilerde algı, dikkat ve gerçeklik değerlendirmesi üzerinde olumsuz etkiler oluşturabilir. Pandemiyle birlikte teknoloji kullanımı dijital anlamda ciddi şekilde arttı. İnsanlarda bir miktar tembellik de başladı. En ufak alışverişlerin bile internet üzerinden yapıldığını hepimiz görüyor ve gözlemliyoruz. Yapay zekanın algı üzerindeki muhtemel etkilerine bakacak olursak eleştirel düşünmeyi azaltabilir. Hazır cevaplara sürekli ulaşmak, bilgileri sorgulama alışkanlığını zayıflatabilir. Gerçeklik algısını etkileyebilir, dikkat süresini kısaltabilir, sosyal algıyı değiştirebilir ve onaylanma beklentisini artırabilir. Kişi sürekli kendi görüşlerini destekleyen içeriklerle karşılaştığında, farklı bakış açılarını değerlendirmekte zorlanabilir" dedi.</p>

<p><img alt="" height="539" src="https://bizimsivascomtr.teimg.com/bizimsivas-com-tr/uploads/2026/06/a-w736772-03.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>"Bakış açımızı zayıflatma tehdidi taşıyabilir"</strong></h2>

<p>Özkaya, internet üzerinde alışveriş yapılmasının bunlara örnek olabileceğini belirterek, "Psikolojik açıdan bakıldığında yapay zeka doğrudan bir algı kaybına neden olmaz. Ancak aşırı kullanım, yanlış bilgiye maruz kalma ve gerçek ile yapay içerikleri ayırt etmekte zorlanma gibi durumlar, bireyin algısını ve muhakeme becerisini etkileyebilir Yapay zeka doğru kullanıldığında güçlü bir araçtır. Ancak düşünmenin yerini aldığında, gerçeklik algımızı ve eleştirel bakış açımızı zayıflatma tehdidi taşıyabilir. Peki, yapay zeka ve dijital teknolojik aletler insanları doğrudan düşünmemeye yönlendirir mi bu, insanların en çok merak ettiği sorulardan biridir. ‘Kesinlikle yönlendirir' demek doğru olmaz. Ancak düşünme zahmetini azaltmaya teşvik edebileceği için hayatımızı etkilediğini hepimiz görüyoruz. Örneğin bir sorunun cevabını araştırıp analiz etmek yerine hazır cevabı almak, bir metni yazmak yerine yapay zekaya yazdırmak ya da gidip alışveriş yapmak yerine internetten hızlıca sipariş verip eve gelmesini sağlamak buna örnek gösterilebilir" diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Kolay bir çözüm varken zor olanı tercih etmeyebilir"</strong></h2>

<p>Özkaya sorunun teknolojinin kendisinden çok, onu nasıl kullanıldığı ile ilgili olduğunu ifade ederek, "Tüm bunlar hayatımızı kolaylaştırırken, insanları ne yazık ki biraz daha tembelliğe yönlendirebilir. Psikolojide buna bazen ‘bilişsel tembellik' denir. İnsan beyni enerji tasarrufu yapmayı sever. Kolay bir çözüm varken zor olanı tercih etmeyebilir. Ancak sorun teknolojinin kendisinden çok, onu nasıl kullandığımızla ilgilidir. Burada önemli olan düşünmenin tamamen ortadan kalkması değil sorgulama, analiz etme ve eleştirel düşünme alışkanlığının zayıflamasıdır. Bu yüzden özellikle çocukların ve gençlerin yalnızca teknoloji tüketicisi değil, teknolojiyi anlayan, sorgulayan ve üreten bireyler olarak yetişmeleri büyük önem taşımaktadır" şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bizimsivas.com.tr/teknoloji-tembelligi-tetikliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 12:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bizimsivascomtr.teimg.com/crop/1280x720/bizimsivas-com-tr/uploads/2026/06/a-w736772-01.jpg" type="image/jpeg" length="31069"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
