<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Bizim Sivas</title>
    <link>https://www.bizimsivas.com.tr</link>
    <description>Sivas Haberleri, Sivas Son Dakika Haberleri, Sivas'a Dair Gelişmeler, Sivasspor Transfer Haberleri ve Daha Fazlası Bizim Sivas Haber'de</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.bizimsivas.com.tr/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 27 May 2026 13:26:15 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.bizimsivas.com.tr/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Kurban Bayramı Öncesi Hayati Çağrı: Kalp Hastaları Bu İşlerden Uzak Durmalı]]></title>
      <link>https://www.bizimsivas.com.tr/kurban-bayrami-oncesi-hayati-cagri-kalp-hastalari-bu-islerden-uzak-durmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bizimsivas.com.tr/kurban-bayrami-oncesi-hayati-cagri-kalp-hastalari-bu-islerden-uzak-durmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kurban Bayramı öncesi kalp hastalarına önemli uyarılar geldi. Kardiyoloji Uzmanı Dr. İsmail Erdoğu, kurban kesimi sırasında aşırı eforun kalp krizini tetikleyebileceğini belirterek özellikle stentli hastalar ve sigara kullananların dikkatli olması gerektiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kurban Bayramı yaklaşırken kalp hastalarını yakından ilgilendiren önemli uyarılar geldi. Bayram sürecinde artan et tüketimi, değişen beslenme düzeni, uzun yolculuklar ve kurban kesimi sırasında ortaya çıkan yoğun fiziksel eforun ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği belirtildi. Sivas Medicana Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. İsmail Erdoğu, özellikle kalp ve tansiyon hastalarının bayram boyunca daha dikkatli hareket etmeleri gerektiğini ifade etti.</p>

<blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560">
<p dir="ltr" lang="tr">Kurban Bayramı Öncesi Hayati Çağrı: Kalp Hastaları Bu İşlerden Uzak Durmalı<a href="https://twitter.com/hashtag/SONDAK%C4%B0KA?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">#SONDAKİKA</a> <a href="https://t.co/axyypuCemJ" rel="nofollow">pic.twitter.com/axyypuCemJ</a></p>
— Bizim Sivas Gazetesi (@bizimsivascomtr) <a href="https://twitter.com/bizimsivascomtr/status/2059181632121159817?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">May 26, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<p>Kalp hastalarının ilaç kullanımını aksatmamasının büyük önem taşıdığını söyleyen Erdoğu, birkaç gün ilaç alınmamasının bile risk oluşturabileceğini belirtti. Özellikle kan sulandırıcı kullanan vatandaşların kurban kesimi sırasında kendilerini yaralamamaları gerektiğini vurgulayan Erdoğu, bu kişilerde kanamanın uzun süre durmaması ve ciddi kan kayıplarının yaşanabileceğini dile getirdi.</p>

<h2><strong>“Aşırı Efor Kalp Krizini Tetikleyebilir”</strong></h2>

<p>Kurban kesimi sırasında harcanan yoğun fiziksel gücün bazı hastalar için ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirten Erdoğu, özellikle yoğun sigara kullanan ya da kalbinde stent bulunan kişilerin bu süreçte daha dikkatli olması gerektiğini söyledi. Ağır fiziksel efor gerektiren işlerde geri planda kalmanın daha doğru olacağını ifade eden Erdoğu, aşırı zorlanmanın kalp krizine neden olabileceğini kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bayram dönemlerinde kurban kesimi sonrası kalp krizi geçiren hastalarla karşılaştıklarını söyleyen Erdoğu, bu durumun küçümsenmemesi gerektiğini belirtti. Kurban kesiminin ciddi fiziksel güç gerektirdiğini ifade eden Erdoğu, bu işi mümkünse daha genç ve sağlık açısından risk taşımayan kişilerin yapmasının daha uygun olacağını dile getirdi.</p>

<h2><strong>Göğüs Ağrıları Ciddiye Alınmalı</strong></h2>

<p>Bayram yolculuğuna çıkacak vatandaşların ilaçlarını mutlaka yanlarında bulundurması gerektiğini belirten Erdoğu, düzenli ilaç kullanımının kalp hastaları açısından hayati önem taşıdığını söyledi. Et tüketiminin özellikle tansiyon hastaları ve kronik böbrek rahatsızlığı bulunan kişiler için risk oluşturabileceğini ifade eden Erdoğu, toplumda etin genellikle fazla tuzla tüketildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Fazla tuz tüketiminin tansiyonu yükseltebildiğini, yükselen tansiyonun da kalp krizini tetikleyebildiğini belirten Erdoğu, et tüketiminde ölçülü olunması gerektiğini söyledi. Göğüste yanma, baskı ve ağrı gibi şikayetlerin hafife alınmaması gerektiğini ifade eden Erdoğu, bu tür durumlarda vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmasının hayati önem taşıdığını sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bizimsivas.com.tr/kurban-bayrami-oncesi-hayati-cagri-kalp-hastalari-bu-islerden-uzak-durmali</guid>
      <pubDate>Tue, 26 May 2026 10:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bizimsivascomtr.teimg.com/crop/1280x720/bizimsivas-com-tr/uploads/2026/05/a-w713184-01.jpg" type="image/jpeg" length="13926"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bayram Sabahı Bu Hatayı Sakın Yapmayın! Uzmanı Sivas'tan Uyardı!]]></title>
      <link>https://www.bizimsivas.com.tr/bayram-sabahi-bu-hatayi-sakin-yapmayin-uzmani-sivastan-uyardi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bizimsivas.com.tr/bayram-sabahi-bu-hatayi-sakin-yapmayin-uzmani-sivastan-uyardi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kurban Bayramı'nda sağlıklı beslenme ve kırmızı et tüketimi için hayati uyarılar paylaşıldı. Detaylar haberimizde...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kurban Bayramı'nın gelmesiyle birlikte sofralarda kırmızı et tüketimi ciddi oranda artış gösteriyor. Uzman Diyetisyen Cansu Arslan, bayramda sağlıklı beslenme kurallarına uymanın, özellikle mide ve sindirim problemi yaşamak istemeyenler için hayati önem taşıdığını belirtiyor. Bayram sabahına hafif bir kahvaltıyla başlamak önem taşırken, yeni kesilen kurban etlerinin de kesinlikle hemen tüketilmemesi gerekiyor. Etlerin en az 24 saat boyunca dinlendirilmesi, hem pişirme kolaylığı sağlıyor hem de sertliğin önüne geçerek sindirimi rahatlatıyor.</p>

<h1><strong>Pişirme Yöntemi Sağlığınızı Belirliyor</strong></h1>

<p>Et tüketiminde haşlama ve buğulama gibi hafif yöntemlerin öncelikli olarak tercih edilmesini öneren Cansu Arslan, geleneksel kavurma yapılacaksa etin kendi yağı yeterli olacağından ekstra ilave yağ kullanılmaması gerektiğine dikkat çekiyor. Mangal severlerin ise etlerin kömürleşmemesine ekstra dikkat etmesi şart. Yüksek ısıda uzun süre pişirme yapmak yerine, et ile kor ateş arasında mutlaka güvenli bir mesafe bırakılarak dumanın ete sinmesi engellenmeli.</p>

<h2><strong>Çözülen Etleri Tekrar Dondurmayın</strong></h2>

<p><strong><img alt="" height="560" src="https://bizimsivascomtr.teimg.com/bizimsivas-com-tr/uploads/2026/05/a-w712563-01.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="700" /></strong></p>

<p>Etlerin saklanması ve gıda güvenliğinin korunması da en az pişirilmesi kadar büyük bir titizlik gerektiriyor. Kurban etlerinin büyük parçalar yerine, tek pişirimlik porsiyonlar halinde buzdolabı poşetlerine konması gerektiğini belirten Arslan, etlerin buzdolabında 1-2 hafta, derin dondurucuda ise 3 ila 6 ay saklanabileceğini söylüyor. En kritik nokta ise dondurucudan çıkan etlerin oda sıcaklığında değil, buzdolabının alt rafında çözdürülmesi ve çözülen etin asla yeniden dondurulmamasıdır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Şerbetli Ağır Tatlılar Yerine Hafif Alternatifler</h2>

<p>Bayram ziyaretlerinde ikram edilen ağır şerbetli tatlılar yerine, sütlü veya meyveli hafif tatlılar ile dondurma tercih edilerek kalori dengesi korunabilir. Asitli içeceklerden uzak durarak ev yapımı limonata, ayran veya maden suyuna yönelmenin vücudu rahatlatacağını ifade eden Uzman Diyetisyen Cansu Arslan, özellikle kırmızı etin sindirimini kolaylaştırmak adına bayram boyunca günlük su tüketiminin artırılması ve yemeklerden sonra yapılacak hafif yürüyüşlerin kesinlikle ihmal edilmemesi gerektiğini vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bizimsivas.com.tr/bayram-sabahi-bu-hatayi-sakin-yapmayin-uzmani-sivastan-uyardi</guid>
      <pubDate>Mon, 25 May 2026 11:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bizimsivascomtr.teimg.com/crop/1280x720/bizimsivas-com-tr/uploads/2026/05/3168091.jpg" type="image/jpeg" length="53513"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bayramda dikkat! Uzman isim bayram sofraları için uyarı yaptı]]></title>
      <link>https://www.bizimsivas.com.tr/bayramda-dikkat-uzman-isim-bayram-sofralari-icin-uyari-yapti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bizimsivas.com.tr/bayramda-dikkat-uzman-isim-bayram-sofralari-icin-uyari-yapti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kurban Bayramı beslenme önerileri kapsamında Diyetisyen Gizem Güneş, etin pişirme yöntemlerinin sindirim sistemi üzerindeki etkilerine dikkat çekerek önemli uyarılarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Zonguldak'ta diyetisyen Gizem Güneş, Kurban Bayramı'nda porsiyon kontrolünün ötesine geçerek etin pişirilme yöntemlerindeki gizli tehlikelere dikkat çekti ve yanlış pişirme tekniklerinin sindirim sisteminde oluşturabileceği tahribata karşı vatandaşları uyardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kurban Bayramı'nda sağlıklı beslenme alışkanlıkları büyük önem taşırken, uzmanlar sıklıkla göz ardı edilen kritik noktalara karşı vatandaşları uyarmaya devam ediyor. Toplumda tatlı ve et tüketimi konusunda genel bir bilinç oluştuğunu ancak bazı temel kuralların ihmal edildiğini belirten Diyetisyen Gizem Güneş, bayram döneminde sindirim sistemini korumanın yollarını anlattı. Porsiyon kontrolü ve denge kurma konularında toplumun belirli bir seviyeye ulaştığını ifade eden Güneş, "Artık çoğu kişi eti nasıl yemesi gerektiğini, tatlıyı nasıl tüketmesi gerektiğini ve bayramda nasıl denge kuracağını biliyor. Ancak genel olarak değinmediğimiz bir nokta var. Bu da etin nasıl pişirildiği ve ne kadar dinlendirilmesi gerektiği" dedi.</p>

<h2><strong>Sindirim sistemini yoran yüksek ateş tehlikesi</strong></h2>

<p>Özellikle yüksek ateşte işlem gören etlerin mide ve bağırsak fonksiyonlarını olumsuz etkileyerek rahatsızlıklara yol açtığına değinen Güneş, hazırlık aşamasındaki yöntemlerin önemini vurguladı. Güneş, "Yüksek ateşle pişmiş etlerin sindirim sistemini çok fazla yorduğu, sindirim sistemini bozarak şişkinliğe neden olduğu gözlemlenmiş. Dolayısıyla yalnızca porsiyon kontrolü değil, etin nasıl pişirildiği de oldukça önemli" şeklinde konuştu. Etin yanında mutlaka sebze ağırlıklı menülerin bulundurulması ve yemek sonrasında hareketsiz kalınmaması gerektiğini hatırlatan Güneş şöyle devam etti: "Mutlaka lifli gıdalarla eti tüketmeliyiz. Sindirimimizi kolaylaştırmak için yoğun bir öğünden sonra yapacağımız 10-15 dakikalık hafif fiziksel aktiviteler faydalı olacaktır."</p>

<h2><strong>Tatlı tercihlerine ve akşam öğünlerine dikkat</strong></h2>

<p>Ağır şerbetli tatlıların gün içindeki kalori dengesini bozabileceğine işaret eden Diyetisyen Güneş, kapanış öğünlerinin de hafif tutulması yönünde uyarılarda bulundu. Güneş, "Şerbetli tatlılar yerine sütlü tatlılar tercih edilmeli. Gün içerisindeki kalori kısıtlamasını akşam saatlerine bırakmadan, akşam öğünlerini daha hafif geçirmek daha sağlıklı olacaktır" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bizimsivas.com.tr/bayramda-dikkat-uzman-isim-bayram-sofralari-icin-uyari-yapti</guid>
      <pubDate>Sun, 24 May 2026 14:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bizimsivascomtr.teimg.com/crop/1280x720/bizimsivas-com-tr/uploads/2026/05/a-w712188-01.jpg" type="image/jpeg" length="26846"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bu Rahatsızlığa Müdahale Edilmezse Kurtulma Şansı Yüzde 50!]]></title>
      <link>https://www.bizimsivas.com.tr/bu-rahatsizliga-mudahale-edilmezse-kurtulma-sansi-yuzde-50</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bizimsivas.com.tr/bu-rahatsizliga-mudahale-edilmezse-kurtulma-sansi-yuzde-50" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul'da yaşayan 77 yaşındaki Ülkü Karataş, hiçbir belirti vermeden ilerleyen ve hayati risk taşıyan aort genişlemesinden rutin kontrol sayesinde kurtuldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul’un Kadıköy ilçesinde yaşamını sürdüren 3 çocuk annesi 77 yaşındaki Ülkü Karataş, hayatını kurtaracak adımı rutin bir tarama sayesinde attı. Bir süre önce yaptırdığı check-up esnasında karın bölgesindeki ana damarda (aort) genişleme tespit edilen Karataş, hiçbir şikayeti olmamasına rağmen durumu yakından izlemeye başladı. Sinsi bir şekilde, hiçbir belirti göstermeden ilerleyen bu rahatsızlığa karşı her yıl düzenli olarak kontrollerini sürdürdü.</p>

<h1><strong>Bir Yıl İçinde Korkutan Büyüme Hızı</strong></h1>

<p>Yapılan düzenli takipler esnasında, jukstarenal abdominal aort anevrizması tanısı konulan hastanın damar çapındaki büyüme hızı korkutucu bir boyuta ulaştı. Bir yıl gibi kısa bir sürede 43 milimetreden 51 milimetreye kadar çıkan ve yaklaşık 8 milimetrelik tehlikeli bir sıçrama yapan damar için acil operasyon kararı alındı. Ana damarın adeta bir balon gibi genişlemesi üzerine Karataş, eşiyle birlikte operasyon için başvuruda bulundu.</p>

<h2><strong>1 Santimlik Delikten Hayati Dokunuş</strong></h2>

<p><strong><img alt="" height="525" src="https://bizimsivascomtr.teimg.com/bizimsivas-com-tr/uploads/2026/05/a-w712089-01.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="700" /></strong></p>

<p>Hayati risk taşıyan damarları korumak adına hastaya özel bir stent tasarlandı. Cerrahi bir kesi yapılmaksızın, kapalı yöntemle kasıktaki sadece 1 santimetrelik küçük deliklerden girilerek stentler anjiyo esnasında yerleştirildi. Müdahale edilmediği takdirde damarın patlamasıyla sonuçlanan ve iç kanama nedeniyle yüzde 50’nin üzerinde ölüm riski barındıran bu durum, başarılı bir operasyonla ortadan kaldırıldı. Operasyonun ardından hızla toparlanan hasta, üçüncü gününde yürüyerek taburcu oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Belirtisiz İlerleyen Gizli Risk Faktörleri</strong></h2>

<p>Genellikle başka rahatsızlıklar nedeniyle yapılan tetkiklerde tesadüfen yakalanan bu rahatsızlık, yüksek tansiyon, sigara kullanımı, yüksek kolesterol, obezite ve aile genetiği gibi faktörlerle tetikleniyor. Herhangi bir ağrı veya sızı hissetmediğini belirten Karataş, kapalı ameliyat sayesinde yaşam kalitesinin etkilenmediğini vurguladı. Uzmanlar da sigarayı bırakmanın, tansiyonu kontrol altında tutmanın ve risk grubundakilerin mutlaka karın damarlarına baktırmasının hayati önem taşıdığını belirtiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bizimsivas.com.tr/bu-rahatsizliga-mudahale-edilmezse-kurtulma-sansi-yuzde-50</guid>
      <pubDate>Sun, 24 May 2026 13:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bizimsivascomtr.teimg.com/crop/1280x720/bizimsivas-com-tr/uploads/2026/05/5406205.jpg" type="image/jpeg" length="71916"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bayram Sofralarında Gizli Tehlike]]></title>
      <link>https://www.bizimsivas.com.tr/bayram-sofralarinda-gizli-tehlike</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bizimsivas.com.tr/bayram-sofralarinda-gizli-tehlike" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sivas Numune Hastanesi Dahiliye Uzmanı Dr. Emine Hande Öksüz, Kurban Bayramı’nda artan tatlı, kırmızı et ve tuz tüketiminin diyabet ve hipertansiyon hastaları için ciddi sağlık riskleri oluşturabileceğini belirterek önemli tavsiyelerde bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<main id="main" tabindex="-1" z-index="-1">
<section dir="auto">
<h1><strong>Bayram İkramları Kronik Hastalıkları Tetikleyebilir</strong></h1>

<p>Sivas Numune Hastanesi Dahiliye Uzmanı Dr. Emine Hande Öksüz, Kurban Bayramı döneminde değişen beslenme alışkanlıklarının özellikle diyabet ve hipertansiyon hastalarını olumsuz etkileyebileceğini söyledi. Bayram sofralarında artan kırmızı et, şerbetli tatlı ve düzensiz öğünlerin tedavi süreçlerini sekteye uğratabileceğine dikkat çeken Öksüz, vatandaşların kontrollü beslenmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Öksüz, “Bayramlar ikramların yoğun olduğu özel dönemlerdir. Ancak diyabet ve hipertansiyon hastalarının bu süreçte beslenme ve yaşam düzenlerini koruması büyük önem taşıyor” dedi.</p>

<h1><strong>Diyabet Hastalarına: Tatlı ve Öğün Düzenine Dikkat</strong></h1>

<p>Diyabet hastaları için öğün saatlerinin aksatılmaması gerektiğini belirten Dr. Öksüz, uzun süre aç kalmanın kan şekeri dengesini bozabileceğini söyledi. Şerbetli tatlılar, çikolata ve şekerlemelerin kontrollü tüketilmesi gerektiğini ifade eden Öksüz, sütlü tatlıların küçük porsiyonlarla tercih edilmesini önerdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İlaç ve insülin kullanımının bayram boyunca düzenli sürdürülmesi gerektiğini vurgulayan Öksüz, gün içerisinde yeterli su tüketiminin önemine dikkat çekti. Bayram ziyaretlerinde yapılacak kısa yürüyüşlerin kan şekeri kontrolüne katkı sağlayacağını belirten Öksüz, halsizlik, aşırı susama ve çarpıntı gibi belirtilerde mutlaka kan şekeri ölçümü yapılması gerektiğini kaydetti.</p>

<h3><strong>Hipertansiyon Hastalarına Tuz ve Yağ Uyarısı</strong></h3>

<p>Hipertansiyon hastalarının özellikle tuzlu ve işlenmiş gıdalardan uzak durması gerektiğini ifade eden Öksüz, aşırı kırmızı et tüketiminin kalp ve damar hastalıkları riskini artırabileceğini söyledi. Salamura ürünler, işlenmiş etler ve fazla çay-kahve tüketiminin tansiyon üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğini belirten Öksüz, ağır ve yağlı yemekler yerine dengeli porsiyonların tercih edilmesini tavsiye etti.</p>

<p>Dünya Sağlık Örgütü’nün sebze, meyve, tam tahıl ve bakliyat tüketimini önerdiğini hatırlatan Öksüz, lif açısından zengin bu besinlerin bağırsak sağlığını desteklediğini, kolesterolü düşürdüğünü ve kan şekeri dalgalanmalarını azalttığını ifade etti. Günlük tuz tüketiminin bir çay kaşığını geçmemesi gerektiğini vurgulayan Öksüz, “Bayram sofralarında önemli olan miktar değil, paylaşım ve keyiftir” diyerek vatandaşlara sağlıklı bayram çağrısında bulundu.</p>
</section>
</main>

<p>
<audio autoplay="" crossorigin="anonymous"></audio>
</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bizimsivas.com.tr/bayram-sofralarinda-gizli-tehlike</guid>
      <pubDate>Fri, 22 May 2026 22:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bizimsivascomtr.teimg.com/crop/1280x720/bizimsivas-com-tr/uploads/2026/05/a-w711112-01.jpg" type="image/jpeg" length="53950"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kurban Etini Böyle Pişiriyorsanız Yandınız!]]></title>
      <link>https://www.bizimsivas.com.tr/kurban-etini-boyle-pisiriyorsaniz-yandiniz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bizimsivas.com.tr/kurban-etini-boyle-pisiriyorsaniz-yandiniz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kurban Bayramı'nda taze et tüketiminde yapılan büyük hatalar hastanelik ediyor! Et pişirme yöntemleri, 24 saat dinlendirme kuralı ve bayramda et saklama süreleri hakkında bilmeniz gereken hayati uyarılar.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kurban Bayramı'nda sofraların vazgeçilmezi olan kırmızı et, doğru hamlelerle tüketilmediğinde bayram neşesini gölgeleyebiliyor. Uzmanların "sert yapı" uyarısı yaptığı taze kesilmiş kurban eti, doğrudan masaya geldiğinde sindirim sistemini ciddi şekilde zorluyor. Bayramı hastanede değil, sevdiklerinizle geçirmek için et tüketiminde birkaç altın kuralı bilmek gerekiyor.</p>

<h1><strong>Taze Etin Gizli Tehlikesi: 24 Saat Kuralı</strong></h1>

<p><strong><img alt="" height="920" src="https://bizimsivascomtr.teimg.com/bizimsivas-com-tr/uploads/2026/05/a-w710694-01.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="700" /></strong></p>

<p>Kurban kesildikten hemen sonra eti pişirmek, mide ve bağırsak rahatsızlıklarına davetiye çıkarıyor. Yeni kesilen etin sertliğini kaybetmesi ve sindiriminin kolaylaşması için buzdolabında en az 12 ile 24 saat arasında dinlendirilmesi şart. Muhafaza sürecinde ise dolapta 3 gün kalabilen etler, derin dondurucuda 6 aya kadar saklanabiliyor. Ancak dondurucudan çıkan etlerin çözündükten sonra hemen tüketilmesi ve asla tekrar dondurulmaması hayati önem taşıyor.</p>

<h2><strong>Kavurmayı Unutun, Pişirme Yöntemini Değiştirin</strong></h2>

<p>Bayram geleneklerinden olan kavurma ve kızartma yöntemleri, yağ oranını artırarak kalp ve tansiyon hastaları için risk oluşturuyor. Bunun yerine etin haşlama, ızgara veya fırında kendi suyuyla pişirilmesi öneriliyor. Yemek hazırlarken ekstra kuyruk yağı veya tereyağı eklemekten kaçınmalı, etin üzerindeki görünür yağlar temizlenerek pişirme işlemine geçilmelidir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Lifli Besinler ve Yürüyüş Formülü</strong></h2>

<p>Sadece et odaklı bir beslenme düzeni kabızlık ve hazımsızlık gibi problemleri beraberinde getiriyor. Bu yüzden tabaklarda mutlaka sebze ve salata gibi lifli gıdalara yer açılmalı, şerbetli ağır tatlılar yerine sütlü alternatifler seçilmelidir. Artan protein yükünü hafifletmek adına günde en az 2-2,5 litre su tüketilmeli, yemeklerden ortalama 2 saat sonra yapılacak hafif yürüyüşlerle sindirim sistemi desteklenmelidir. Kronik rahatsızlığı olanlar ise porsiyon kontrolünü bayram boyunca elden bırakmamalıdır.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bizimsivas.com.tr/kurban-etini-boyle-pisiriyorsaniz-yandiniz</guid>
      <pubDate>Fri, 22 May 2026 15:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bizimsivascomtr.teimg.com/crop/1280x720/bizimsivas-com-tr/uploads/2026/05/2726976.jpg" type="image/jpeg" length="25805"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bayram Sofrasında Gizlenen Büyük Tehlike! Uzman İsim Sivas'tan Açıkladı!]]></title>
      <link>https://www.bizimsivas.com.tr/bayram-sofrasinda-gizlenen-buyuk-tehlike-uzman-isim-sivastan-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bizimsivas.com.tr/bayram-sofrasinda-gizlenen-buyuk-tehlike-uzman-isim-sivastan-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[urban Bayramı'nda artan kırmızı et, şerbetli tatlı ve ikram tüketimi diyabet ile hipertansiyon hastalarında sağlık risklerini tırmandırıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kurban Bayramı’nın yaklaşmasıyla birlikte ikramların, şerbetli tatlıların ve düzensiz öğünlerin artacağı lezzet dolu bir dönem başlıyor. Sivas Numune Hastanesi Dahiliye Uzmanı Emine Hande Öksüz, bu süreçte artan kırmızı et ve şekerleme tüketiminin; özellikle diyabet ve hipertansiyon hastalarının tedavi süreçlerinde ciddi aksaklıklara yol açabileceğini belirterek uyarılarda bulundu.</p>

<h1><strong>Şeker Hastaları İçin Küçük Porsiyon Formülü</strong></h1>

<blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560">
<p dir="ltr" lang="tr">Bayram Sofrasında Gizlenen Büyük Tehlike! Uzman İsim Sivas'tan Açıkladı! <a href="https://t.co/nj2DxOD6v4" rel="nofollow">pic.twitter.com/nj2DxOD6v4</a></p>
— Bizim Sivas Gazetesi (@bizimsivascomtr) <a href="https://twitter.com/bizimsivascomtr/status/2057739704615727163?ref_src=twsrc%5Etfw" rel="nofollow">May 22, 2026</a></blockquote>
<script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>

<p>Diyabetle yaşayan kişilerin bayram boyunca öğün saatlerini düzenli sürdürmesi ve uzun süreli açlıklardan kaçınması büyük önem taşıyor. Ağır şerbetli tatlılar yerine küçük porsiyonlu sütlü tatlıların tercih edilmesi, kan şekeri kontrolünü kolaylaştırıyor. Bayram ziyaretlerinde yapılacak kısa yürüyüşler ve halsizlik durumunda anlık kan şekeri ölçümlerini ihmal etmemek hayati koruma sağlıyor.</p>

<h2><strong>Tansiyonu Olanlar İçin Gizli Tuz Sınırı</strong></h2>

<p><strong><img alt="" height="467" src="https://bizimsivascomtr.teimg.com/bizimsivas-com-tr/uploads/2026/05/img0330jpg.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="700" /></strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hipertansiyon hastalarını ise ağır ve yağlı et ürünleri ile saklı tuz tehlesi bekliyor. Böbrek sağlığını korumak ve ani tansiyon yükselmelerinin önüne geçmek için günlük tuz tüketiminin bir çay kaşığını aşmaması şart. Ağır etler yerine lif zengini sebze ve bakliyatlara yönelmek, ilaçları aksatmamak ve uykusuz kalmamak bayramı huzurla geçirmeyi sağlıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Sivas Numune Hastanesi Bülten</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bizimsivas.com.tr/bayram-sofrasinda-gizlenen-buyuk-tehlike-uzman-isim-sivastan-acikladi</guid>
      <pubDate>Fri, 22 May 2026 11:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bizimsivascomtr.teimg.com/crop/1280x720/bizimsivas-com-tr/uploads/2026/05/sofrah.png" type="image/jpeg" length="30935"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Obezite, Sigaradan Sonra İkinci Sırada!]]></title>
      <link>https://www.bizimsivas.com.tr/obezite-sigaradan-sonra-ikinci-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bizimsivas.com.tr/obezite-sigaradan-sonra-ikinci-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye, Avrupa'da obezitede birinci sırada yer alırken, erişkin nüfusun yüzde 30’luk kritik sınırı aşması endişe yaratıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Günümüzde sağlığı olumsuz etkileyen en kompleks hastalıkların başında gelen obezite, önlenebilir ölümler listesinde sigaradan sonra ikinci sırada yer alıyor. Beden kitle indeksine göre hesaplanan bu ağırlık problemi; başta tip 2 diyabet, kalp-damar rahatsızlıkları, yüksek tansiyon, kanser türleri, uyku apnesi ve depresyon gibi hayati tehlike arz eden düzinelerce kronik rahatsızlığa doğrudan zemin hazırlıyor.</p>

<h1>Türkiye Avrupa’nın Zirvesinde Yer Alıyor</h1>

<p>Son yapılan araştırmalar ve epidemiyoloji çalışmaları, ülkemizdeki durumun vahametini gözler önüne seriyor. Türkiye, Avrupa genelinde obezite oranlarında ne yazık ki birinci sırada yer alıyor. Ülkemizde erişkin nüfustaki her 3 kişiden birinin obez olduğu biliniyor. Rakamlara bakıldığında yaklaşık 20 milyon obez vatandaş bulunurken, toplam yetişkin nüfusun yüzde 60-65'i aşırı kilolu ve obez sınırları içinde hayatını sürdürüyor.</p>

<h2><strong>Teknoloji ve Fast-Food Düzeni Tetikliyor</strong></h2>

<p><strong><img alt="" height="466" src="https://bizimsivascomtr.teimg.com/bizimsivas-com-tr/uploads/2026/05/2103-a.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="700" /></strong></p>

<p>Bu hızlı tırmanışın arkasında yatan en büyük etken, gelişen teknolojiyle birlikte yaşam biçiminin kolaylaşması ve fiziksel aktivitenin minimuma inmesi olarak gösteriliyor. Akıllı telefonlar, bilgisayarlar ve televizyon karşısında geçirilen hareketsiz zamanlar, sedanter yaşamı körüklüyor. Buna ek olarak rafine karbonhidrattan zengin, aşırı yağlı, liften fakir ayaküstü yani fast-food beslenme tarzı, vücuttaki enerji dengesini tamamen bozarak aşırı kilo alımını hızlandırıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Tehlike Çocukluk Çağında Başlıyor</strong></h2>

<p>Obezite sıklığı sadece yetişkinlerde değil, çocukluk ve adolesan dönemindeki gençlerde de alarm veriyor. Yaşamın ilk yıllarında anne sütünden mahrum kalmak, düşük eğitim düzeyi, düzensiz öğünler ve aşırı ekmek tüketimi gibi faktörler bu süreci tetikliyor. Çocuklukta başlayan kilo problemleri doğrudan yetişkinlik obezitesine öncülük ettiği için acil eylem planlarının devreye sokulması gerekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Bülten</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bizimsivas.com.tr/obezite-sigaradan-sonra-ikinci-sirada</guid>
      <pubDate>Fri, 22 May 2026 10:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bizimsivascomtr.teimg.com/crop/1280x720/bizimsivas-com-tr/uploads/2026/05/obezite.png" type="image/jpeg" length="47635"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ülkemizde Obezite Oranı Kritik Seviyeleri Aşmış Durumda]]></title>
      <link>https://www.bizimsivas.com.tr/ulkemizde-obezite-orani-kritik-seviyeleri-asmis-durumda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bizimsivas.com.tr/ulkemizde-obezite-orani-kritik-seviyeleri-asmis-durumda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Doç. Dr. Sarıakçalı, obezitenin sağlığı olumsuz etkileyen kompleks ve multifaktöriyel bir hastalık olarak kabul edildiğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Barış Sarıakçalı, 22 Mayıs Avrupa Obezite Günü dolayısıyla obeziteye ilişkin açıklamalarda bulundu. Obezitenin günümüzde tüm toplumlarda yaygın olarak görülen ciddi bir halk sağlığı sorunu olduğunu belirten Doç. Dr. Sarıakçalı, hastalığın hem bireysel hem de toplumsal düzeyde önemli sonuçlar doğurduğunu ifade etti.</p>

<h2><strong>Obezite Kompleks ve Multifaktöriyel Bir Hastalıktır </strong></h2>

<p>Doç. Dr. Sarıakçalı, obezitenin sağlığı olumsuz etkileyen kompleks ve multifaktöriyel bir hastalık olarak kabul edildiğini belirterek, “Obezite günümüzde önlenebilir ölümlerin sigaradan sonra gelen ikinci en önemli nedenidir. Obezite; başta tip 2 diyabet ve prediyabet olmak üzere kalp-damar hastalıkları, hipertansiyon, hiperlipidemi, serebrovasküler hastalık, çeşitli kanserler, obstrüktif uyku-apne sendromu, non-alkolik karaciğer yağlanması, gastroözofageyal reflü, safra yolları hastalığı, polikistik over sendromu, infertilite, osteoartroz ve depresyon gibi birçok sağlık sorununa neden olarak sağlık harcamalarını arttırmaktadır.” dedi.</p>

<h2><strong>Obezite Aşırı Yağ Birikimi Sonucu Gelişir</strong></h2>

<p>Obezitenin yüksek enerji alımına sekonder olarak vücutta aşırı yağ birikimi ile geliştiğini ifade eden Doç. Dr. Sarıakçalı, “Vücut yağ yüzdesini belirlemek kolay olmadığı için obezite, aşırı yağdan ziyade aşırı kilo olarak tanımlanmaktadır. Obezite tanım ve derecelendirmesi beden kitle indeksine dayanarak yapılmaktadır. Beden kitle indeksi, ‘BKİ= Ağırlık (kg)/Boy (m²)’ formülü ile değerlendirilmektedir.” ifadelerine yer verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Çocukluk ve Adolesan Dönemindeki Olgular Önem Taşıyor</strong></h2>

<p>Obezitenin hemen hemen tüm toplumlarda çok yaygın görülen bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Sarıakçalı, “Yetişkin obezite oranlarına benzer şekilde çocukluk ve adolesan çağında da obezite sıklığı artmaktadır. Bu dönemdeki obezite yetişkin dönemdeki obeziteye öncülük ettiğinden koruyucu hekimliğin önemli hedeflerinden biri de çocukluk ve adolesan dönemindeki olgular olmalıdır.” ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>Ülkemizde Obezite Oranı Kritik Seviyeleri Aşmış Durumda</strong></h2>

<p>Türkiye’de obezite prevalansının yüzde 30’luk kritik yüksek oranı aştığını belirten Doç. Dr. Sarıakçalı, “Obezite sıklığı kadınlarda daha yüksek olmakla beraber son yıllarda erkeklerdeki hızlı artış da dikkat çekmektedir. TURDEP-II çalışmasında obezite sıklığı genel toplumda yüzde 35 olarak bulunmuştur. Kadınlarda bu oran yüzde 44, erkeklerde ise yüzde 27’dir.” dedi.</p>

<h2><strong>Obezite Enerji Dengesini Bozuyor</strong></h2>

<p>Obezitenin oluşum mekanizmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Doç. Dr. Sarıakçalı, obezitede enerji alımının artması veya enerji harcanmasının azalmasına bağlı olarak enerji homeostazının bozulduğunu ifade etti. Doç. Dr. Sarıakçalı, genetik, epigenetik, fizyolojik, davranışsal, sosyokültürel ve çevresel birçok fizyopatolojik etmenin obezite gelişimine zemin hazırladığını belirterek, enerji dengesinin düzenlenmesi ve yağ depolarının oluşumunda biyolojik ortam ile çevresel faktörler arasındaki etkileşimlerin önemli rol oynadığını söyledi.</p>

<h2><strong>Sağlıksız Beslenme ve Hareketsiz Yaşam Obeziteyi Artırıyor</strong></h2>

<p>Kültürel, davranışsal ve çevresel etmenlerin obezite gelişimini hızlandırdığını belirten Doç. Dr. Sarıakçalı,“Enerji yoğun beslenme, büyük porsiyonlar, fiziksel inaktivite, sedanter yaşam tarzı ve yeme bozuklukları obezite gelişimini artırmaktadır. Ayrıca adipositlerde oluşan hipertrofi, hiperplazi ve inflamasyon; adipoz dokunun yapısında ve adipokinlerin sekresyonunda birçok değişikliğe yol açmaktadır.” dedi.</p>

<p>Obezite prevalansındaki artışın başlıca nedenlerine de değinen Doç. Dr. Sarıakçalı, “Özellikle ulaşım, eğlence, üretim ve tarım sektörlerinde gelişen teknoloji ile birlikte yaşam biçiminin kolaylaşmasına bağlı fiziksel aktivite azalmış, beslenme alışkanlıklarının hızla değişmesi sonucunda enerji alımı artmıştır. Fast-food tarzı beslenme; rafine karbonhidratlardan zengin, liften fakir, aşırı yağlı ve enerji yoğun yapısıyla obeziteye yol açan en önemli faktörlerden biridir” ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>Teknolojik Araçlar Hareketsizliği Artırıyor</strong></h2>

<p>Teknolojik araç kullanımının da obeziteyi artıran etkenlerden biri olduğunu ifade eden Doç. Dr. Sarıakçalı, “Akıllı cep telefonları, televizyon, bilgisayar, tablet ve benzeri teknolojik araçların kullanımının yaygınlaşması fiziksel aktiviteyi azaltmakta ve obezitenin artmasına önemli ölçüde katkıda bulunmaktadır.” dedi.</p>

<h2><strong>Türkiye Avrupa’da Obezitede Önde Gelen Ülkelerden Biri</strong></h2>

<p>Türkiye’de obeziteyi belirleyen en önemli nedenlerin yaşlanma, diyabet ve hipertansiyon olduğunu belirten Doç. Dr. Sarıakçalı, “Bunun yanında yaşanılan çevre, sosyal durum, düşük eğitim düzeyi, fiziksel inaktivite, öğün sayısı, ekmek tüketimi, tütün ve alkol kullanımı gibi yaşam tarzını belirleyen etmenler de obezite gelişimine katkıda bulunmaktadır.” ifadelerine yer verdi.</p>

<p>Türkiye’nin Avrupa’da obezite oranlarının yüksek olduğu ülkeler arasında yer aldığını kaydeden Doç. Dr. Sarıakçalı, “Türkiye’de erişkinlerde her üç kişiden biri obezdir. Yaklaşık 20 milyon erişkin obezdir ve bundan daha fazlası aşırı kiloludur. Erişkin nüfusun yüzde 60-65’inin aşırı kilolu ve obez olduğu bilinmektedir. Bu nedenle obezite konusunda gerekli önlemlerin alınması büyük önem taşımaktadır” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Doç. Dr. Sarıakçalı, obeziteyle mücadelede sağlıklı beslenme alışkanlıklarının geliştirilmesi, düzenli fiziksel aktivitenin artırılması ve toplumsal farkındalığın güçlendirilmesi gerektiğini belirterek vatandaşlara düzenli sağlık kontrollerini ihmal etmemeleri çağrısında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Bülten</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bizimsivas.com.tr/ulkemizde-obezite-orani-kritik-seviyeleri-asmis-durumda</guid>
      <pubDate>Fri, 22 May 2026 08:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bizimsivascomtr.teimg.com/crop/1280x720/bizimsivas-com-tr/uploads/2026/05/3535e766-6eb2-4806-89d6-a415f3b4e7cdjpg.jpeg" type="image/jpeg" length="78524"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mobil kanser tarama aracı Zara'da]]></title>
      <link>https://www.bizimsivas.com.tr/mobil-kanser-tarama-araci-zarada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bizimsivas.com.tr/mobil-kanser-tarama-araci-zarada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA["Şifa Projesi" kapsamında 40-69 yaş arasındaki kadınlara ücretsiz kanser tarama hizmeti sunulacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sivas Valiliğinin başlattığı "Şifa Projesi" kapsamında mobil kanser tarama aracı Zara ilçesinde hizmet veriyor.</p>

<p>Zara Devlet Hastanesi acil girişi önünde hizmet veren üç boyutlu mobil dijital mamografi cihazıyla 40-69 yaş arasındaki kadınlara ücretsiz kanser tarama hizmeti sunulacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Zara Devlet Hastanesi Başhekimi Tuğba Topbaş, "Hastanemiz acil girişinde hizmet vermekte olan mobil tarama aracımızda gerçekleştirilmekte olan mamografi hizmeti kapsamında kadınlarımızın sağlık kontrollerini yaptırmaları ve erken teşhis imkanından faydalanması önem arz etmektedir." dedi.</p>

<p>Topbaş, 22 Mayıs mesai bitimine kadar aracın hizmet vereceğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bizimsivas.com.tr/mobil-kanser-tarama-araci-zarada</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 16:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bizimsivascomtr.teimg.com/crop/1280x720/bizimsivas-com-tr/uploads/2026/05/a-a-20260521-41453104-41453103-m-o-b-i-l-k-a-n-s-e-r-t-a-r-a-m-a-a-r-a-c-i-z-a-r-a-d-a.jpg" type="image/jpeg" length="16641"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kurban Keserken Sakın Bunu Yapmayın]]></title>
      <link>https://www.bizimsivas.com.tr/kurban-keserken-sakin-bunu-yapmayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bizimsivas.com.tr/kurban-keserken-sakin-bunu-yapmayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kurban Bayramı'nda kurban kesimi ve et taşıma sürecindeki yanlış hareketler ciddi kas ve bel yaralanmalarına yol açıyor. Detaylar haberimizde...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kurban Bayramı yaklaşırken ibadetlerini yerine getirmek isteyen vatandaşları kurban kesimi, etlerin pay edilmesi ve taşınması gibi yoğun bir fiziksel mesai bekliyor. Ancak bu süreçte tatlı bir telaşla yapılan anlık hatalar, geri dönüşü oldukça zor olan ciddi kas ve bel yaralanmalarına zemin hazırlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h1><strong>Ani Hareketler Fıtığı Tetikliyor</strong></h1>

<p><strong><img alt="" height="700" src="https://bizimsivascomtr.teimg.com/bizimsivas-com-tr/uploads/2026/05/a-w709993-01.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="700" /></strong></p>

<p>Özellikle kurbanlıkların taşınması ya da ağır et çuvallarının kaldırılması esnasında yapılan ani ve kontrolsüz hareketler omurga sağlığını doğrudan tehdit ediyor. Vücudun taşıma kapasitesini zorlayan bu yükler; bel tutulması, ani kas yırtılması ve şiddetli fıtık problemlerini bir anda tetikleyebiliyor.</p>

<h2><strong>Uzun Süre Eğilerek Çalışmayın</strong></h2>

<p>Sadece ağır yük kaldırmak değil, kurban eti parçalarken uzun süre aynı pozisyonda ve eğilerek çalışmak da sırt, boyun ve diz ağrılarını dayanılmaz boyuta ulaştırıyor. Bu süreçte kontrolsüz güç uygulamaktan kaçınmak, ağır yükleri tek başına kaldırmayıp mutlaka birilerinden destek almak gerekiyor.</p>

<h2><strong>Ağrıyı Hafife Almanın Bedeli Ağır</strong></h2>

<p>Kesim ve taşıma sırasında vücutta ani bir ağrı, hareket kısıtlılığı ya da kaslarda zorlanma hissedildiği an çalışmaya inatla devam edilmemelidir. Basit bir incinme gibi görülen kas zorlanmaları, önlem alınmadığı takdirde ilerleyen süreçte çok daha büyük ortopedik ameliyatlara yol açabiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bizimsivas.com.tr/kurban-keserken-sakin-bunu-yapmayin</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 13:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bizimsivascomtr.teimg.com/crop/1280x720/bizimsivas-com-tr/uploads/2026/05/4894400-1.jpg" type="image/jpeg" length="41385"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bahar Ayları Alerjik Reaksiyonlarla Kabusa Dönüşüyor]]></title>
      <link>https://www.bizimsivas.com.tr/bahar-aylari-alerjik-reaksiyonlarla-kabusa-donusuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bizimsivas.com.tr/bahar-aylari-alerjik-reaksiyonlarla-kabusa-donusuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bahar aylarında polen ve mevsim geçişleriyle artan astım şikayetleri kabusa dönüşebiliyor. Detaylar haberimizde...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mevsim geçişleri ve polenlerin havaya karışması, nefes darlığı, kuru öksürük ile hırıltılı solunum gibi kronik şikayetleri aniden alevlendiriyor. Özellikle sabaha karşı yoğunlaşan ve kriz şeklinde seyreden balgamsız öksürükler, hava yollarının daralmasıyla ortaya çıkan bu sinsi rahatsızlığın en tipik belirtileri arasında yer alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h1><strong>Tetikleyiciler Her Yerde: Halıdan Parfüme</strong></h1>

<p><strong><img alt="" height="467" src="https://bizimsivascomtr.teimg.com/bizimsivas-com-tr/uploads/2026/05/a-w709174-02.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="700" /></strong></p>

<p>Hastalığı tetikleyen unsurlar sadece dışarıdaki polenlerle sınırlı kalmıyor. Ev tozları, halılar, yoğun parfümler, keskin temizlik malzemeleri ve sigara dumanı yaşam kalitesini doğrudan düşürüyor. Hatta anne karnındaki yetersiz beslenmeden tutun da tekstil, fırıncılık ve mobilyacılık gibi tozlu meslek gruplarına kadar birçok faktör riski artırıyor.</p>

<h2><strong>İlaçlar Hakkında Doğru Bilinen Yanlışlar</strong></h2>

<p><strong><img alt="" height="700" src="https://bizimsivascomtr.teimg.com/bizimsivas-com-tr/uploads/2026/05/a-w709174-01.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="700" /></strong></p>

<p>Toplumda nefes açıcı sprey ve ilaçların bağımlılık yaptığına dair ciddi bir yanlış inanış bulunuyor. Doğrudan akciğere etki eden bu tedavi yöntemleri kesinlikle bağımlılık yapmadığı gibi, hayati önem taşıyor. İlaç kullanımına keyfi olarak ara verilmesi, hafif seyreden vakaları bile ölümcül krizlerle acil servise taşıyabiliyor.</p>

<h2><strong>Ev Yaşamında Alınması Gereken Önlemler</strong></h2>

<p><strong><img alt="" height="467" src="https://bizimsivascomtr.teimg.com/bizimsivas-com-tr/uploads/2026/05/a-w709174-03-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="700" /></strong></p>

<p>Bu kronik rahatsızlık tamamen geçmese de doğru yaşam alışkanlıklarıyla kontrol altına alınabiliyor. Ev ortamını düzenli havalandırmak, toz tutan halı ve kitapları azaltmak büyük önem taşıyor. Spor öncesi önlem almak ve tetikleyicilerden uzak durmak, ömrü kısaltmayan bu hastalıkla konforlu yaşamayı sağlıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bizimsivas.com.tr/bahar-aylari-alerjik-reaksiyonlarla-kabusa-donusuyor</guid>
      <pubDate>Wed, 20 May 2026 16:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bizimsivascomtr.teimg.com/crop/1280x720/bizimsivas-com-tr/uploads/2026/05/a-w709174-03.jpg" type="image/jpeg" length="49167"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Doğadaki Mantarları Kontrolsüz Tüketmeden Önce Bunları Bilmelisiniz!]]></title>
      <link>https://www.bizimsivas.com.tr/dogadaki-mantarlari-kontrolsuz-tuketmeden-once-bunlari-bilmelisiniz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bizimsivas.com.tr/dogadaki-mantarlari-kontrolsuz-tuketmeden-once-bunlari-bilmelisiniz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bahar yağışlarıyla birlikte doğada hızla çoğalan yabani mantarlar, kontrolsüz tüketildiğinde ölümcül sonuçlar doğuruyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İlkbahar aylarında artan nem ve bol yağışlar, doğada yabani mantarların hızla üremesine uygun bir zemin hazırlıyor. İklim yapısı nedeniyle yabani türlerin yetişmesine oldukça elverişli olan meralarda ve orman altlarında, kontrolsüz mantar toplama faaliyetleri ciddi hayati riskleri beraberinde getiriyor. Görünüşüne bakılarak masum sanılan pek çok tür, ne yazık ki acil servislerde biten ağır zehirlenme vakalarına davetiye çıkarıyor.</p>

<h1><strong>Aile İçi Toplu Zehirlenme Vakaları</strong></h1>

<p><strong><img alt="" height="525" src="https://bizimsivascomtr.teimg.com/bizimsivas-com-tr/uploads/2026/05/a-w708073-02.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="700" /></strong></p>

<p>Kültürel bir alışkanlık olarak akraba ve komşularla birlikte çıkılan mantar toplama turları, ortak tüketim nedeniyle toplu felaketlere yol açabiliyor. Ormanlık alanlardan toplanıp akşam aynı sofrada paylaşılan yemekler, tek bir aileden 4-5 kişinin aynı anda hastanelik olmasına neden oluyor. Bu tür kümelenme gösteren toplu zehirlenme vakaları, özellikle Karadeniz gibi bol yağış alan ve mantar çeşitliliği yüksek bölgelerde çok daha sık gözleniyor.</p>

<h2><strong>Yalancı İyilik Haline Dikkat</strong></h2>

<p><strong><img alt="" height="969" src="https://bizimsivascomtr.teimg.com/bizimsivas-com-tr/uploads/2026/05/a-w708073-03.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="700" /></strong></p>

<p>Mantar zehirlenmelerinde en yanıltıcı durum, belirtilerin ortaya çıkış süresi oluyor. Tüketimin hemen ardından ilk birkaç saatte görülen şikayetler genellikle daha hafif atlatılırken, 6 ila 24 saat sonra başlayan geç belirtiler çok daha büyük tehlike arz ediyor. Üstelik zehirlenme sonrası bulguların geçici olarak normale dönmesi yanıltıcı bir iyilik hissi yaratabiliyor. Bu sinsi süreç, ilerleyen saatlerde ağır karaciğer ve böbrek yetmezliklerine yol açabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Ölüm Meleği Göz Aldatıyor</strong></h2>

<p><strong><img alt="" height="434" src="https://bizimsivascomtr.teimg.com/bizimsivas-com-tr/uploads/2026/05/a-w708073-01-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="700" /></strong></p>

<p>Doğadaki zehirli türleri masum olanlardan ayırt etmek bazen profesyoneller için bile büyük bir zorluk teşkil ediyor. Halk arasında "ölüm meleği" olarak adlandırılan ve ölümcül sonuçların baş sorumlusu olan bazı tehlikeli türler, zehirsiz mantarlarla çok kolay karıştırılabiliyor. Halk arasındaki yanlış inanışlara güvenerek uzman denetiminden geçmemiş yabani mantarları tüketmek, doğrudan hayati risk almak anlamına geliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bizimsivas.com.tr/dogadaki-mantarlari-kontrolsuz-tuketmeden-once-bunlari-bilmelisiniz</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 15:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bizimsivascomtr.teimg.com/crop/1280x720/bizimsivas-com-tr/uploads/2026/05/a-w708073-01.jpg" type="image/jpeg" length="38659"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dikkat Her 3 Kişiden Biri Risk Altında]]></title>
      <link>https://www.bizimsivas.com.tr/dikkat-her-3-kisiden-biri-risk-altinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bizimsivas.com.tr/dikkat-her-3-kisiden-biri-risk-altinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sivas Numune Hastanesi Dahiliye Uzmanı Dr. Gülşah Altun, hipertansiyonun belirti vermeden ilerlediğini belirterek erken tanı, düzenli tansiyon ölçümü ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemine dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Sivas Numune </strong>Hastanesi’nde görev yapan Dahiliye Uzmanı Dr. Gülşah Altun, toplumda yaygın şekilde görülen hipertansiyon hastalığına karşı önemli uyarılarda bulundu. “Sessiz katil” olarak bilinen yüksek tansiyonun çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini ifade eden Altun, erken teşhis ve düzenli kontrollerin hayati önem taşıdığını söyledi.</p>

<h1><strong>Hipertansiyon Belirti Vermeden İlerliyor</strong></h1>

<p>Hipertansiyonun, kanın damar duvarına uyguladığı basıncın normal değerlerin üzerine çıkmasıyla oluştuğunu belirten Altun, hastalığın ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini ifade etti. Baş ağrısı, ense kökünde gerginlik, kulak çınlaması ve zaman zaman burun kanaması gibi belirtiler görülebileceğini söyleyen Altun, çoğu hastada bu belirtilerin ortaya çıkmadığını vurguladı.</p>

<p>Toplumda her 3 kişiden birinin hipertansiyon hastası olduğuna dikkat çeken Altun, özellikle 40 yaş üstü bireylerin yılda en az bir kez tansiyon ölçümü yaptırması gerektiğini belirtti. Ailesinde kalp hastalığı veya diyabet bulunan kişilerin ise 30 yaşından itibaren düzenli kontrol yaptırmasının önemli olduğunu ifade etti.</p>

<h2><strong>Fazla Tuz Tüketimi Büyük Risk Oluşturuyor</strong></h2>

<p>Hipertansiyonun en önemli nedenleri arasında genetik yatkınlık, aşırı tuz tüketimi, fazla kilo, hareketsiz yaşam, sigara, alkol ve stresin bulunduğunu söyleyen Altun, Türk toplumunda tuz tüketiminin önerilen seviyenin çok üzerinde olduğunu belirtti.</p>

<p>Günlük tuz tüketiminin 5 gramı yani yaklaşık bir çay kaşığını geçmemesi gerektiğini ifade eden Altun, kontrol altına alınmayan hipertansiyonun böbrek hastalıkları, felç, inme, kalp krizi ve görme kaybı gibi ciddi sonuçlara yol açabileceğini söyledi. Dünyada her yıl yaklaşık 10 milyon ölümün doğrudan veya dolaylı olarak hipertansiyonla bağlantılı olduğunu da sözlerine ekledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Sağlıklı Yaşam ve Düzenli Kontrol Hayat Kurtarıyor</strong></h2>

<p>Hipertansiyondan korunmanın en etkili yolunun sağlıklı yaşam alışkanlıkları olduğunu vurgulayan Altun, düzenli fiziksel aktivite yapılması, ideal kilonun korunması ve sigara ile alkolden uzak durulmasının büyük önem taşıdığını dile getirdi.</p>

<p>Hastalığın tedavisinde hekim kontrollerinin aksatılmaması gerektiğini belirten Altun, hastaların kendilerini iyi hissetseler bile ilaçlarını düzenli kullanmaya devam etmeleri gerektiğini söyledi. Toplumda farkındalığın artırılması ve düzenli sağlık kontrollerinin yaygınlaştırılmasının, hipertansiyona bağlı ciddi komplikasyonların önlenmesinde kritik rol oynadığını ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bizimsivas.com.tr/dikkat-her-3-kisiden-biri-risk-altinda</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 18:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bizimsivascomtr.teimg.com/crop/1280x720/bizimsivas-com-tr/uploads/2026/05/a-w707786-01.jpg" type="image/jpeg" length="99947"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sakın Kurban Kesilir Kesilmez Bunu Yapmayın!]]></title>
      <link>https://www.bizimsivas.com.tr/sakin-kurban-kesilir-kesilmez-bunu-yapmayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bizimsivas.com.tr/sakin-kurban-kesilir-kesilmez-bunu-yapmayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kurban Bayramı’nda birdenbire artan et tüketimi, ihmal edilen hijyen kuralları ve yanlış ilk yardım müdahaleleri acil servislerde yoğunluğa neden oluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kurban Bayramı’nda birdenbire değişen beslenme rutinleri, göz ardı edilen temel hijyen kuralları ve acemi kasap kazaları, bayram coşkusunu maalesef acil servislerde sonlandırabiliyor. Sağlık dolu bir bayram geçirmek adına, porsiyon kontrolünden etlerin saklama koşullarına kadar her aşamada dengeli ve bilinçli hareket etmek büyük önem taşıyor.</p>

<h1><strong>Taze Et Tüketiminde Saat Kuralı</strong></h1>

<p>Yeni kesilen kurban etinin hemen tüketilmemesi, sindirim sistemini yormamak adına en az 12 saat boyunca dinlendirilmesi gerekiyor. Mide ve kalp sağlığını korumak için etler ekstra yağ eklenmeden, kısık ateşte kendi suyuyla pişirilmelidir. Ağır porsiyonlar yerine öğle saatlerinde tüketim tercih edilmeli, tabaklar mutlaka taze sebzelerle dengelenmelidir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Mutfaktaki Hijyen ve Saklama Detayları</strong></h2>

<p>Enfeksiyon risklerinin önüne geçebilmek için kesimden tüketime kadar tüm süreçte el hijyeni ve ekipman temizliği en üst seviyede tutulmalıdır. Doğru şekilde muhafaza edilmeyen etler bakteri üretebilir. Bu noktada, dondurucudan çıkarılarak çözdürülen et ürünlerinin kesinlikle tekrar dondurulmaması gerektiği hayati bir kural olarak unutulmamalıdır.</p>

<h2><strong>Yaralanmalarda Yapılan Yanlış Müdahaleler</strong></h2>

<p>Kesici alet yaralanmalarında kulaktan dolma hatalı müdahaleler enfeksiyon riskini ciddi oranda artırıyor. Küçük kesiklerde yara öncelikle temiz suyla yıkanıp basınç uygulanmalı; salça, kül ya da tütün sürme gibi ilkel yöntemlerden kesinlikle uzak durulmalıdır. Ciddi yaralanmalarda ve iç kanama riskinde ise vakit kaybetmeden acil servise başvurulmalıdır.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bizimsivas.com.tr/sakin-kurban-kesilir-kesilmez-bunu-yapmayin</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bizimsivascomtr.teimg.com/crop/1280x720/bizimsivas-com-tr/uploads/2026/05/603665.jpg" type="image/jpeg" length="26553"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ekrana Bakarken Başınıza Gelebilecek O Büyük Tehlikeyi Biliyor Musunuz?]]></title>
      <link>https://www.bizimsivas.com.tr/ekrana-bakarken-basiniza-gelebilecek-o-buyuk-tehlikeyi-biliyor-musunuz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bizimsivas.com.tr/ekrana-bakarken-basiniza-gelebilecek-o-buyuk-tehlikeyi-biliyor-musunuz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Akıllı telefon kullanımıyla ortaya çıkan telefon boynu sendromu (text neck) omurga sağlığını tehdit ediyor. Detaylar haberimizde...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Normal şartlarda insan başının ağırlığı ortalama 4-5 kilogramdır. Ancak ekrana bakarken baş öne doğru eğildikçe omurgaya binen yük katlanarak artıyor. Başın 15 derecelik hafif eğiminde bu yük 12 kilograma çıkarken, 60 derecelik açıda tam 30 kilograma ulaşıyor. Bu duruş bozukluğu, boynun doğal eğrisini bozarak düzleşmeye neden oluyor.</p>

<h1><strong>Sinsi Belirtiler Ameliyat Masasına Götürüyor</strong></h1>

<p><strong><img alt="" height="467" src="https://bizimsivascomtr.teimg.com/bizimsivas-com-tr/uploads/2026/05/a-w707263-01.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="700" /></strong></p>

<p>Teknoloji kullanım yaşının düşmesiyle bu sinsi rahatsızlığın görülme sınırı artık 8 yaşına kadar inmiş durumda. Ense kökenli kronik baş ağrıları, omuz sertliği ve kollardaki uyuşmalar tehlikenin en net işaretleridir. Önlem alınmadığında süreç ilerleyerek boyun fıtığına, sinir sıkışmasına ve hatta ameliyat gerektiren ağır nörolojik kayıplara zemin hazırlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Hayat Kurtaran 20-20-20 Kuralı</strong></h2>

<p>Erken safhada fark edilen omurga deformasyonlarını özel fizik tedavi egzersizleriyle tamamen geri döndürmek mümkün. Hastalıktan korunmak için cihazların mutlaka göz hizasında dik tutulması gerekiyor. Ayrıca her 20 dakikalık ekran kullanımının ardından en az 20 saniyelik molalar vermek ve günlük süreyi iki saatle sınırlamak hayat kurtarıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bizimsivas.com.tr/ekrana-bakarken-basiniza-gelebilecek-o-buyuk-tehlikeyi-biliyor-musunuz</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 10:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bizimsivascomtr.teimg.com/crop/1280x720/bizimsivas-com-tr/uploads/2026/05/3348909.jpg" type="image/jpeg" length="23202"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gelecek Nesilleri Tehdit Eden Sinsi Obezite Tehlikesi]]></title>
      <link>https://www.bizimsivas.com.tr/gelecek-nesilleri-tehdit-eden-sinsi-obezite-tehlikesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bizimsivas.com.tr/gelecek-nesilleri-tehdit-eden-sinsi-obezite-tehlikesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocukluk çağı obezitesi hem Türkiye'de hem dünyada alarm veriyor! Erken yaşta edinilen yanlış beslenme ve hareketsiz yaşam tarzı çocuklarda obezite riskini artırıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çocuklarda aşırı kilo alımına ve yağ birikimine yol açan faktörlerin başında aşırı kalorili ve işlenmiş gıdalar, şekerli içecekler, fast food ve paketli atıştırmalıklar geliyor. Bunun yanı sıra yetersiz fiziksel aktivite, televizyon veya telefon karşısında geçirilen uzun ekran süreleri, genetik yatkınlık, düzensiz uyku ve aile içi yanlış beslenme düzeni de bu sinsi süreci doğrudan tetikliyor. "Şişman çocuk sağlıklıdır" şeklindeki eski ve yanlış inanış ise ailelerin durumu erkenden fark etmesini zorlaştırıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h1><strong>Erken Müdahale Edilmezse Kalıcı Oluyor</strong></h1>

<p><strong><img alt="" height="467" src="https://bizimsivascomtr.teimg.com/bizimsivas-com-tr/uploads/2026/05/a-w706639-01.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="700" /></strong></p>

<p>Erken dönemde fark edilmeyen ve önlemi alınmayan çocukluk çağı obezitesi, sadece büyüme ve gelişmeyi olumsuz etkilemekle kalmıyor; yetişkinlik dönemine de ağır faturalar çıkarıyor. Zamanında müdahale edilerek sağlıklı kiloya döndürülmeyen çocuklarda bu kronik rahatsızlık; ilerleyen yaşlarda Tip 2 diyabet, karaciğer yağlanması, hipertansiyon, ciddi kalp rahatsızlıkları, eklem sorunları ve özgüven kaybı gibi psikososyal komplikasyonlara zemin hazırlıyor.</p>

<h2><strong>Sağlıklı Bir Gelecek İçin 60 Dakika Kuralı</strong></h2>

<p>Bu sinsi tehlikeden korunmanın yolu, çocuklara erken yaşta doğru yaşam alışkanlıkları kazandırmaktan geçiyor. Günde en az 5 porsiyon taze sebze ve meyve tüketimi, şekerli içecekler yerine su, süt veya ayranın tercih edilmesi kritik adımların başında geliyor. Ekran sürelerinin sınırlandırılarak çocukların her gün en az 60 dakika fiziksel aktivite yapması ve kaliteli uyuması gerekiyor. Kilo artışı fark edildiğinde ise vakit kaybetmeden bir çocuk doktoruna ve diyetisyene başvurulması hayati önem taşıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bizimsivas.com.tr/gelecek-nesilleri-tehdit-eden-sinsi-obezite-tehlikesi</guid>
      <pubDate>Sun, 17 May 2026 15:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bizimsivascomtr.teimg.com/crop/1280x720/bizimsivas-com-tr/uploads/2026/05/1286053.jpg" type="image/jpeg" length="57604"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kalpten Gözlere Kadar Tüm Vücudu Kuşatıyor!]]></title>
      <link>https://www.bizimsivas.com.tr/kalpten-gozlere-kadar-tum-vucudu-kusatiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bizimsivas.com.tr/kalpten-gozlere-kadar-tum-vucudu-kusatiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[3 farklı ilaç kullanılmasına rağmen düşmeyen yüksek tansiyon, "dirençli hipertansiyon" işareti olabilir. Detaylar haberimizde...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>"Üç farklı hap kullanıyorum ama tansiyonum yine de düşmüyor" diyorsanız, dirençli hipertansiyonla karşı karşıya olabilirsiniz. Uygun yaşam tarzı değişikliklerine rağmen gün içinde sık sık yükselen ve sürekli 140/90 mmHg seviyesinin üzerinde seyreden bu tablo, sıradan bir tansiyon probleminden çok daha fazlasını ifade ediyor.</p>

<h1><strong>Sinsi Direncin Arkasındaki Gizli Suçlular</strong></h1>

<p>Tansiyonun ilaçlara boyun eğmemesinin arkasında tek bir neden aramamak gerekiyor. İlaçların düzensiz veya yanlış kullanımı, aşırı tuz tüketimi, gizli böbrek hastalıkları, hormon bozuklukları ve uykuda nefes durması olarak bilinen uyku apnesi bu direnci tetikliyor. Ayrıca eş zamanlı kullanılan bazı diğer ilaçlar da bu sinsi yükselişi besleyebiliyor.</p>

<h2><strong>Tepeden Tırnağa Organları Tehdit Ediyor</strong></h2>

<p><strong><img alt="" height="700" src="https://bizimsivascomtr.teimg.com/bizimsivas-com-tr/uploads/2026/05/a-w705566-01.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="700" /></strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzun süre düşürülemeyen kan basıncı, vücuttaki hayati organları doğrudan yıpratıyor. Kalbi yorarak büyüme ve yetmezliğe yol açarken; beyin damarlarını etkileyip felç ve beyin kanaması riskini artırıyor. Böbrek fonksiyonlarını bozarak yetmezliğe zemin hazırlayan bu durum, göz sağlığını vurarak görme kaybına ve tehlikeli damar sertliğine neden olabiliyor.</p>

<h2><strong>Çaresiz Değil Sabır İsteyen Yol Haritası</strong></h2>

<p>Bu tablo umutsuz bir durum olmasa da sıkı bir takip ve sabır gerektiriyor. Doğru ölçüm yapılması, ilaçların yeniden planlanması ve yaşam tarzının kökten değiştirilmesi ilk adımlar arasında. Unutulmamalı ki çözüm sadece haplarda değil; kilo, tuz, uyku düzeni ve böbrek sağlığının bir bütün olarak ele alınmasında saklı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bizimsivas.com.tr/kalpten-gozlere-kadar-tum-vucudu-kusatiyor</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 16:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bizimsivascomtr.teimg.com/crop/1280x720/bizimsivas-com-tr/uploads/2026/05/ihacomtr-6a85aab9-f680-46d1-914f-ca47b200ce7a.jpg" type="image/jpeg" length="16155"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sivas’ta Başarılı Sağlık Çalışanlarına Alkış: Emekleri Takdir Topladı]]></title>
      <link>https://www.bizimsivas.com.tr/sivasta-basarili-saglik-calisanlarina-alkis-emekleri-takdir-topladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bizimsivas.com.tr/sivasta-basarili-saglik-calisanlarina-alkis-emekleri-takdir-topladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sivas Numune Hastanesi’nde sağlık hizmetlerinin etkin, kaliteli ve kesintisiz şekilde sürdürülmesine sundukları önemli katkılar nedeniyle teşekkür belgeleriyle onurlandırıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sivas Numune Hastanesi’nde özveriyle yürütülen sağlık hizmetleri, Sivas İl Sağlık Müdürlüğü tarafından takdirle karşılandı. Hastanede sağlık hizmetlerinin etkin, kaliteli ve kesintisiz şekilde sürdürülmesine sundukları önemli katkılar nedeniyle supervisorler ve Biyomedikal Mühendisliği birimi çalışanları teşekkür belgeleriyle onurlandırıldı.</p>

<p>Düzenlenen törende belgeler, Başhekim Mehmet Fidan tarafından supervisorler Aykut Kılıç, Halil Kaya, Melike Yılmaz, Feyzanur Koç, Huri Duran ve Cansu Karabulut’a takdim edildi.</p>

<p><img alt="" height="500" src="https://bizimsivascomtr.teimg.com/bizimsivas-com-tr/uploads/2026/05/e6a5f19b-ba58-4ed2-8817-5c9c2ac56485.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="750" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Törende ayrıca, hastanedeki tıbbi cihazların güvenli, sürdürülebilir ve etkin şekilde hizmet vermesi adına kritik görev üstlenen Biyomedikal Mühendisliği birimi çalışanları da unutulmadı. Başarılı çalışmalarıyla dikkat çeken Biyomedikal Mühendisleri Saliha Çelik ve Osman Erol, Onur Mahmutoğlu tarafından verilen teşekkür belgelerini Başhekim Mehmet Fidan’ın elinden aldı.</p>

<p>Gerçekleştirilen törende, sağlık hizmetlerinin arka planında büyük emek veren personelin özverili çalışmaları vurgulanırken, ekip ruhu ve hizmet kalitesine sağlanan katkının önemine dikkat çekildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bizimsivas.com.tr/sivasta-basarili-saglik-calisanlarina-alkis-emekleri-takdir-topladi</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 15:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bizimsivascomtr.teimg.com/crop/1280x720/bizimsivas-com-tr/uploads/2026/05/791e8778-1d8d-40ec-995b-513e358d2974.jpg" type="image/jpeg" length="31629"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Günde Kaç Gram Tuz Tüketmeniz Gerektiğini Biliyor Musunuz? Organlarınız İflas Etmeden Öğrenin!]]></title>
      <link>https://www.bizimsivas.com.tr/gunde-kac-gram-tuz-tuketmeniz-gerektigini-biliyor-musunuz-bobrekleriniz-iflas-etmeden-ogrenin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bizimsivas.com.tr/gunde-kac-gram-tuz-tuketmeniz-gerektigini-biliyor-musunuz-bobrekleriniz-iflas-etmeden-ogrenin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sivas Numune Hastanesinden Dr. Meryem Timuçin'den hayati uyarı! Günlük 5 gramı aşan tüketim organları iflas ettiriyor. Detaylar Haberimizde...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gereğinden fazla tüketilen sodyum, vücudun sıvı dengesini altüst ediyor. Böbrekler bu fazla yükü seyreltebilmek için sürekli su tutmaya başlayınca vücutta ödemler oluşuyor ve tansiyon hızla yükseliyor. Yüksek basınçla mücadele eden kalp kasları zamanla kalınlaşıp yorularak kalp yetmezliğine davetiye çıkarıyor. Üstelik damarlarda oluşan hasar, kalp krizi ve inme gibi ölümcül sonuçları beraberinde getiriyor. Tansiyon ilacı kullanmanın sınırsız tüketim hakkı vermediği, diyetle ilacın birbirini tamamlayan bir bütün olduğu görülüyor.</p>

<h1><strong>Tuzluktan Taşan Gizli Sodyum Tehlikesi</strong></h1>

<p>Pek çok kişi sadece sofrada eklediği tuza odaklanıyor ancak tehlike çok daha büyük. Günlük alımın devasa bir kısmı hazır soslar, konserveler, salça, unlu mamuller ve raf ömrü uzatılmış şarküteri ürünlerindeki gizli tuzdan kaynaklanıyor. Hatta masum görünen maden suları ve sodaların yüksek sodyum içeriği bile gözden kaçabiliyor. Bu yüzden market alışverişlerinde etiket okuryazarlığını artırmak, fast food yerine taze sebze, meyve ve baharatlara yönelmek hayati bir önem taşıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Kaya Tuzu Yanılgısı ve Ağır Metal Riski</strong></h2>

<p><strong><img alt="" height="467" src="https://bizimsivascomtr.teimg.com/bizimsivas-com-tr/uploads/2026/05/img0321jpg.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="700" /></strong></p>

<p>Son dönemde popüler olan kaya tuzunun tamamen zararsız olduğu söylemi bilimsel bir karşılığı olmayan büyük bir yanılgıdan ibaret. Esas maddesi yüzde 97,35 oranında sodyum klorür olan kaya tuzu, rafine tuzla aynı kimyasal etkiyi gösteriyor. İçeriğindeki yararlı mineraller sağlığa etki edemeyecek kadar azken; plütonyum, radyum ve kurşun gibi ağır metalleri barındırma riski ise korkutuyor. Kısacası tuz tuzdur ve kaynağı ne olursa olsun sınır aşılmamalıdır.</p>

<h2><strong>Dilin Gerçek Tadı Keşfetmesi İçin 21 Gün</strong></h2>

<p>Dil üzerindeki tat tomurcukları ortalama 2-3 haftada bir yenileniyor. Tuzu hayatından çıkaranlar ilk günlerde yemekleri lezzetsiz bulsa da sadece üç hafta sonra yiyeceklerin gerçek aromasını almaya başlıyor. Bu sürecin sonunda, daha önce "normal" denilen gıdaların aslında ne kadar tuzlu olduğu hayretle fark ediliyor. Geleceğe sağlıklı bir ömür katmak için beslenme alışkanlıklarını bugünden değiştirmek gerekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Sivas Numune Hastanesi Bülten</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bizimsivas.com.tr/gunde-kac-gram-tuz-tuketmeniz-gerektigini-biliyor-musunuz-bobrekleriniz-iflas-etmeden-ogrenin</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 13:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bizimsivascomtr.teimg.com/crop/1280x720/bizimsivas-com-tr/uploads/2026/05/tuuuz.png" type="image/jpeg" length="58785"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
