İstanbul’dan hareket edecek kafile için hazırlanan yeni plan, alışılmış İstanbul–Ankara–Sivas hattının dışına çıktı. Ankara ile İstanbul arasındaki güzergahta öne çıkan tarihi eserlerin sınırlı olması nedeniyle, zaman kaybını önlemek amacıyla farklı bir ulaşım modeli benimsendi. Buna göre İstanbul kafilesi, Sivas’a doğrudan uçakla ya da Yüksek Hızlı Tren (YHT) ile ulaşacak. Bu tercih, programın en dikkat çeken adımlarından biri olarak öne çıktı.
Sivas Yolculuğunda Zaman Hesabı
Planlamada en belirleyici unsur zaman oldu. Uzun kara yolculuğu yerine hava yolu veya YHT seçeneğiyle Sivas’a ulaşacak olan kafile, böylece hem daha dinlenmiş olacak hem de programın ana duraklarına daha fazla vakit ayırabilecek. Yetkililer, İstanbul–Ankara hattında tarihi durakların sınırlı olmasının bu kararın alınmasında etkili olduğunu belirtiyor. Bu sayede yolculuk bir geçiş süreci olmaktan çıkıp, hedef odaklı bir programa dönüştürüldü.
Yarım Günlük Divriği Planı
Sivas’a varışın ardından programın en önemli ayağını Divriği oluşturuyor. Kafile, yarım günlük süreyi Divriği’de geçirecek. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası ziyaret edilecek. Taş işçiliği ve mimarisiyle yüzyıllardır ilgi odağı olan yapı, programın merkezine yerleştirildi. Ziyaretin ardından yöresel lezzetlerin sunulacağı bir yemek organizasyonu da planlandı.
Yolculuk Yeniden Başlıyor
Divriği programının tamamlanmasının ardından kafile, belirlenen güzergâh doğrultusunda yolculuğuna devam edecek. Sivas merkezli bu planlama, hem zamandan tasarruf edilmesini hem de Anadolu’nun en önemli tarihi eserlerinden birinin hakkıyla ziyaret edilmesini amaçlıyor. Güzergâh değişikliğiyle birlikte yolculuğun içeriği sadeleşirken, kültürel değeri yüksek bir durak ön plana çıkarıldı. Bu planın, benzer organizasyonlar için de örnek oluşturması bekleniyor.