Sivas sokaklarında yürürken karşınıza çıkan ve mimarisiyle sizi yüzyıllar öncesine götüren o eşsiz yapı, bugünlerde sadece tarih meraklılarını değil, vicdan sahibi herkesi derin bir üzüntüye sevk ediyor. Eretna Beyliği'nin kurucusu Alaeddin Eretna'nın oğlu Şeyh Hasan Bey adına inşa edilen Güdük Minare, nam-ı diğer Dabaz Tekkesi, 2026 yılının ilk günlerinde de kaderine terk edilmiş haliyle yürek burkuyor.
Şifalı İnanıştan Harabeye Uzanan Yol

Halk arasında dabaz (kurdeşen) hastalığına derman arayanların uğrak noktası olan bu kümbet, sadece bir taş yığını değil, şehrin yaşayan bir hafızasıydı. Bir zamanlar kapısında umutla bekleyen insanların eksik olmadığı bu kutsal miras, şimdilerde bakımsızlığın pençesinde kıvranıyor. Defalarca gündeme getirilmesine, çevre sakinlerinin feryadına rağmen, yapının duvarlarındaki aşınmalar ve dökülen taşlar durumun vahametini gözler önüne seriyor.
2026’da Değişmeyen Hazin Manzara

Yeni yıla büyük umutlarla giren Sivaslılar, tarihi eserlerin restorasyon projeleriyle ihya edilmesini beklerken Güdük Minare cephesinde yine sessizlik hakim. Kışın dondurucu soğuğu ve kar yağışı, yazın ise kavurucu sıcaklar altında iyice yıpranan yapı, adeta "Beni kurtarın" diye haykırıyor. Sivas Vakıflar Bölge Müdürlüğü'nün çalışma programında henüz yer almayan kümbetin, bir kışı daha bu haliyle çıkarıp çıkaramayacağı ise büyük bir muamma.
Doğa Şartları Mirası Eritiyor

Özellikle bahar aylarında içeri sızan yağmur suları, yapının temellerine ve tarihi dokusuna telafisi imkansız zararlar veriyor. Taşların arasındaki derzlerin boşalması ve üst örtüdeki bozulmalar, Sivas'ın bu eşsiz eserini her geçen gün biraz daha toprağa yaklaştırıyor. Yerel halk, bu vurdumduymazlığın devam etmesi halinde, gelecekte çocuklarına anlatacakları bir "Dabaz Tekkesi" kalmayacağından endişe ediyor.
Vakıflar Göreve: Bu Çığlığı Kim Duyacak?

Sivas’ın turizm potansiyeli ve kültürel zenginlikleri içinde, geçmişin izlerini görebildiğimiz, Sivas tarihi ve zenginlikleri içinde bulunan ve önem taşıyan Güdük Minare için artık sözün bittiği yerdeyiz. Şehrin merkezinde yükselen bu sessiz feryat, Sivas Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün imza atacağı bir restorasyon projesini bekliyor. Tarihi mirasa sahip çıkmak sadece geçmişe saygı değil, geleceğe bırakılacak en büyük borçtur.