İstanbul’un simge noktalarından biri olan Taksim Camii, yalnızca mimarisiyle değil, taşıdığı manevi anlamla da dikkat çekiyor. Bu önemli mabette görev yapan Sivaslı Hasan Akıntaş, hem köklü bir ilim geleneğinin temsilcisi hem de musikî ile iç içe bir isim olarak öne çıkıyor. Aslen Sivas doğumlu olan Sivaslı Hasan Akıntaş, eğitimini Sivas Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde tamamladı. Aynı zamanda Sivas Ulu Camii’nin 30 yıllık emektarı imamı Ömer Altıntaş’ın oğlu olan Akıntaş, babasının hem babası hem de hocası olduğunu vurguluyor.
Taksim Camii’nin Müezzini Sivaslı Hasan Akıntaş ile Bizim Sivas’a Özel Röportaj#SONDAKİKA #sivas #hasanakıntaş #taksimcamii pic.twitter.com/NXW8QbwpsU
— Bizim Sivas Gazetesi (@bizimsivascomtr) February 22, 2026
Taksim’in kalbinde yükselen camide görev yapmanın büyük bir sorumluluk olduğunu belirten Akıntaş, Taksim Camii’nin Türkiye için taşıdığı anlamı şu sözlerle ifade ediyor:
“Türkiye’nin göz bebeğidir Taksim Camii. 150 yıldır burada cami yoktu, caminin özlemi çekiliyordu. 2017 yılında inşaatına başlandı, 2021 yılında ibadete açıldı. Her gün on binlerce yerli ve yabancı ziyaretçi geliyor. Bizim için çok önemli bir cami.”
TAKSİM CAMİİ’NİN TARİHİ ANLAMI
Taksim Meydanı, uzun yıllar boyunca cami tartışmalarıyla gündeme gelen bir alan oldu. 150 yıla yaklaşan bir beklentinin ardından ibadete açılan Taksim Camii, bugün yalnızca bir ibadet mekânı değil; aynı zamanda kültürel ve manevi bir sembol olarak görülüyor.
Sivaslı Hasan Akıntaş, bu tarihi sorumluluğun bilinciyle görev yaptıklarını belirtiyor. İstanbul’un merkezinde, her gün binlerce insanın ziyaret ettiği bir camide görev yapmanın hem onur hem de büyük bir emanet olduğunu dile getiriyor.

BABASI HEM BABASI HEM HOCASI
Sivaslı Hasan Akıntaş’ın hayat yolculuğunda ailesinin ayrı bir yeri var. Özellikle babası Ömer Altıntaş’ın 30 yıllık imamlık tecrübesi, onun için bir rehber niteliğinde.
“Sivas doğumluyum. Sivas Anadolu İmam Hatip Lisesi mezunuyum. Sivas Ulu Camii’nin 30 yıllık emektarı imamı Ömer Altıntaş’ın oğluyum. Babam aynı zamanda benim hocam.”
Bu sözler, Sivaslı Hasan Akıntaş’ın yalnızca mesleki değil, manevi eğitimini de ailesinden aldığını ortaya koyuyor. Küçük yaşlardan itibaren cami atmosferinde büyüyen Akıntaş, ilim ve hizmet anlayışını babasından devraldığı bir miras olarak görüyor.
MUSİKÎ İLE YOĞRULAN BİR HAYAT
Sivaslı Hasan Akıntaş’ın hayatında musikî de önemli bir yer tutuyor. Türk ve tasavvuf musikîsiyle yakından ilgilenen Akıntaş, bu alandaki yolculuğunu şu sözlerle anlatıyor:
“Sivas’ta çok değerli hocalarımız, üstatlarımız var. Onların sayesinde bu işe girdik. Musikiyi onlardan meşk ettik, onlarla sevdik. Musiki benim için hayatın vazgeçilmezlerinden oldu.”
Ud icra ettiğini belirten Akıntaş, hem Türk musikîsi hem de tasavvuf musikîsi alanında çalışmalar yaptığını, sahne faaliyetleri ve yayımlanan eserleri bulunduğunu ifade ediyor.
Görev yaptığı Taksim Camii’nde yükselen ezan sesi, bir yönüyle de Sivas’tan İstanbul’a uzanan bir gönül yolculuğunu temsil ediyor. Sivaslı Hasan Akıntaş, hem aldığı ilim mirasını hem de musikîye olan tutkusunu görevine yansıtarak İstanbul’un kalbinde hizmetini sürdürüyor.