Anadolu Selçuklu döneminin en önemli eserlerinden biri olan Sivas Divriği Ulucami ve Darüşşifası, UNESCO Dünya Mirası Listesi"ne girişinin 40. yıl dönümüne ulaştı. 1985 yılında Türkiye"den listeye alınan ilk eser olarak tarihe geçen bu eşsiz yapı, cami, darüşşifa ve türbeden oluşan külliyesi ile her detayıyla bir sanat şaheseri olarak kabul ediliyor. Başta kapılar ve sütunlar olmak üzere, binlerce farklı motifin yer aldığı taş işlemeleriyle dikkat çeken Ulucami, dünyada eşine az rastlanır bir mimari zenginliği yansıtıyor.

Asimetrinin Mucizesi: Her Motif Bir Defaya Mahsus
Baş Mimarı Muğis oğlu Ahlatlı Hürrem Şah"ın ve Ahlatlı ile Tiflisli taş ustalarının elinden çıkan bu benzersiz eser, on binlerce farklı motifin hiçbirinin tekrarlanmamasıyla “asimetrik simetri” kavramını taşlara kazıdı. Evliya Çelebi"nin “Methinde diller kısır, kalem kırıktır” sözleriyle tanımladığı bu sanat harikası, sadece mimarisiyle değil, İslam sanatının derin felsefesini de gözler önüne seriyor. Bugün “Divriği mucizesi” ve “Anadolu"nun Elhamrası” olarak anılan bu eşsiz yapı, aynı zamanda Cumhurbaşkanlığı koruması altında.

2025'te Büyük Tanıtım Organizasyonu Geliyor
2025 yılı, Divriği Ulucami için büyük bir dönüm noktası olacak. 40. yıl kutlamaları kapsamında, uluslararası bir organizasyonla dünyanın dört bir yanından gelen ziyaretçilere kapılarını açmaya hazırlanan külliye, restorasyon sonrası yeni yüzüyle tekrar dünya basınının karşısına çıkacak. 2012 yılında Sivas"ta düzenlenen uluslararası etkinlikte 40 ülkeden gelen 300 gazeteci ağırlanmıştı. Şimdi ise tamamlanmış restorasyonu ve tarihi ihtişamıyla bu eşsiz eser, daha büyük bir tanıtım organizasyonuyla tüm dünyaya seslenmeye hazırlanıyor.