11 Şubat 2026
weather
0°
43,6491 %0.04
52,0623 %0.25
7.114,15 % 0,82
Ara
Bizim Sivas Haber SİYASET Mahmut Arıkan: Emekli, esnaf ve işçilerin ciddi hak kaybı yaşadı

Mahmut Arıkan: Emekli, esnaf ve işçilerin ciddi hak kaybı yaşadı

İktidarın emeklilere yaklaşımını “emekfobi” olarak tanımlayan Arıkan, “Bu iktidar emekliyi görünce zam kelimesini telaffuz edemiyor” dedi.

KAYNAK: Haber Merkezi
Okunma Süresi: 3 dk

Yeni Yol Grubu haftalık toplantısında konuşan Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, deprem bölgesinde hayatın hâlâ normale dönmediğini söyledi. Konteyner çarşıları gezdiklerini, esnaf ve depremzedelerle birebir görüştüklerini aktaran Arıkan, altyapıdan barınmaya kadar birçok başlıkta ciddi eksiklikler bulunduğunu dile getirdi.

“Altyapı çalışmaları gereken seviyenin çok uzağında. Barınma sorunları devam ediyor. Esnafımız ayakta kalma mücadelesi veriyor” diyen Arıkan, depremin etkilerinin resmi açıklamalardaki tabloyla örtüşmediğini savundu. Özellikle küçük esnafın ekonomik darboğaz içinde olduğunu belirten Arıkan, mevcut şartlarda mücbir sebep uygulamasının kaldırılmasının yeni mağduriyetler doğuracağını ifade etti.

“Mücbir Sebep 2030’a Kadar Uzatılmalı”

Depremzedelerin en önemli talebinin mücbir sebep uygulamasının uzatılması olduğunu vurgulayan Arıkan, bu uygulamanın kaldırılması halinde haciz ve icra süreçlerinin başlayacağı uyarısında bulundu. Eğitim ve sağlık hizmetlerinin hâlâ geçici yapılarda sürdürüldüğünü hatırlatan Arıkan, ekonomik faaliyetlerin sınırlı olduğu bir ortamda esnafın vergi ve borç yüküyle baş başa bırakılamayacağını söyledi.

“Esnafın adeta can çekiştiği bir dönemde mücbir sebep kaldırılamaz” ifadelerini kullanan Arıkan, uygulamanın en az 2030 yılına kadar devam etmesi gerektiğini belirtti. Bu süreçte taksitlendirme ve yapılandırma gibi desteklerin devreye alınması çağrısında bulundu. Deprem bölgesinde kalıcı toparlanma sağlanmadan atılacak adımların sosyal yaraları derinleştireceğini kaydetti.

Ortadoğu Mesajı: “Bugünün Hitler’i Netanyahu’dur”

Konuşmasında dış politikaya geniş yer ayıran Arıkan, Ortadoğu’nun büyük bir tehlikeyle karşı karşıya olduğunu söyledi. ABD ve İsrail’in İran üzerinden bölgede yeni bir kaos planladığını öne süren Arıkan, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya sert sözlerle yüklendi.

Gazze’de ateşkesin fiilen işlemediğini savunan Arıkan, son aylarda yüzlerce Filistinlinin hayatını kaybettiğini hatırlattı. “Nazileşen, sizin desteklediğiniz İsrail’dir. Bugünün Hitler’i de katil Netanyahu’dur” diyen Arıkan, bölgede hedefin barış değil “Büyük İsrail Devleti” olduğunu iddia etti.

Türkiye’nin savunma sanayiindeki gelişmelerine de değinen Arıkan, yerli ve milli savunma anlayışının bağımsız dış politikanın temeli olduğunu söyledi. SİHA projeleri, Kaan, Hürjet ve Kızılelma gibi savunma hamlelerinin önemine dikkat çekti.

“Türkiye, Epstein Davasına Müdahil Olmalı”

Arıkan’ın gündeminde ABD’de tartışılan Epstein dosyaları da vardı. Uluslararası organ kaçakçılığı iddialarıyla anılan ve Türkiye’de yakalanıp serbest bırakılan Boris Wolfman konusunun aydınlatılması gerektiğini belirtti.

Türkiye’nin Epstein davasına müdahil olması gerektiğini savunan Arıkan, “Ucu nereye giderse gitsin bu karanlık yapının Türkiye ayağı ortaya çıkarılmalı” dedi. Depremde kaybolan çocukların akıbetine ilişkin soruların da yanıtlanmasını isteyen Arıkan, kamuoyunun tatmin edici açıklama beklediğini dile getirdi.

İç Politikada Sert Eleştiri: “AK Demekle Pak Olunmuyor”

Mahmut Arıkan, iç politikada ise emekli, esnaf ve işçilerin ciddi hak kaybı yaşadığını savundu. İktidarın emeklilere yaklaşımını “emekfobi” olarak tanımlayan Arıkan, “Bu iktidar emekliyi görünce zam kelimesini telaffuz edemiyor” dedi.

Özelleştirme politikalarını da eleştiren Arıkan, 2003’ten bu yana 66 milyar dolarlık özelleştirme geliri elde edildiğini, buna karşın yalnızca bu yıl faiz ödemelerine 63 milyar dolar ayrıldığını söyledi. “Nasıl bal demekle ağız tatlanmıyorsa ‘AK’ demekle de pak olunmuyor” ifadelerini kullanan Arıkan, yolsuzluk, liyakat tartışmaları ve yargı sistemi üzerinden hükümete yüklendi.

Basın özgürlüğüne yönelik baskıların arttığını savunan Arıkan, yerel medyaya kesilen cezaların Anadolu basınını susturmaya dönük olduğunu ifade etti. Konuşmasının sonunda siyasi dil ve ahlak vurgusu yapan Arıkan, Türkiye’nin daha ölçülü ve öngörülebilir bir siyasete ihtiyaç duyduğunu söyledi.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *