Mustafa Destici, Büyük Birlik Partisi’nin Çanakkale Olağan 2. İl Kongresi’nde yaptığı konuşmada terörle mücadele, Suriye’deki gelişmeler ve Türkiye’de aile yapısına yönelik tehditlere ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Destici, “Terörle, teröristle müzakere olmaz, mücadele edilerek kökü kazınmalıdır” diyerek partisinin duruşunu bir kez daha net şekilde ortaya koydu.

TERÖRLE MÜCADELEDE NET DURUŞ
Konuşmasında Türkiye’nin 41 yıldır terörle mücadele ettiğini vurgulayan Mustafa Destici, bu süreçte binlerce şehit verildiğini ve on binlerce insanın hayatını kaybettiğini hatırlattı. Buna rağmen milletin asla yılmadığını ifade eden Destici, “Hiçbir zaman PKK’ya Kürtler diye bakmadık ve bakmayacağız. Bizim mücadelemiz terörledir, teröristledir” dedi.
Destici, terör örgütlerinin Türkiye’yi ayrıştırma ve bölme çabalarının da başarısız olduğunu belirterek, farklı etnik ve mezhepsel kimliklerin Türkiye’de kardeşçe yaşamaya devam ettiğini söyledi.

DEM PARTİ VE CHP’YE SERT TEPKİ
Mustafa Destici, DEM Parti Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’ın açıklamalarına sert tepki gösterdi. Bakırhan’ın Suriye’deki gelişmelere ilişkin sözlerinin açık bir tehdit içerdiğini savunan Destici, bu açıklamaların PKK ve uzantılarına destek anlamı taşıdığını ifade etti.
Aynı söylemlerin CHP Grup Başkan Vekili Gökhan Günaydın tarafından da dile getirilmesini eleştiren Destici, “DEM eş başkanıyla CHP Grup Başkan Vekili aynı dili konuşuyor. Bu kabul edilemez” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin Suriye’nin birliğini savunduğunu ve terör örgütlerinin silah bırakmasını istediğini vurguladı.
AİLE YAPISI VE NÜFUS UYARISI
Konuşmasının önemli bir bölümünü aile yapısına ayıran Mustafa Destici, bazı sanatçı ve sosyal medya figürlerinin gençler üzerinde olumsuz rol model oluşturduğunu söyledi. Aile kurumunun ciddi bir tehdit altında olduğunu belirten Destici, doğurganlık oranlarının düşmesine dikkat çekti.
Devletin çocuklu ailelere güçlü destekler vermesi gerektiğini ifade eden Destici, çocuk başına maddi yardım, çalışan anneler için esnek mesai ve yaygın kreş imkânlarının zorunlu hale getirilmesini önerdi. “Ailemize sahip çıkmazsak, geleceğimizi de koruyamayız” diyerek konuşmasını tamamladı.