Sivas’ın sokaklarında, vatanın birliği için gece gündüz görev yapan bir babanın, bugünlerde yüreğinde taşıdığı yük dağlardan daha ağır. Özel Harekat saflarında görev yapan Talipoğlu ailesinin dünyası, evlatları Kuzey’in henüz 9 aylıkken alınan kan testi sonuçlarıyla sarsıldı. CK (Kreatin Kinaz) değerlerinin normalin çok üzerinde çıkmasıyla başlayan o karanlık süreç, yapılan gen testleriyle acı bir gerçeğe dönüştü: Kuzey, kas yıkımıyla seyreden ölümcül DMD (Duchenne Muscular Dystrophy) hastalığına yakalanmıştı. O günden bu yana geçen yıllar, aile için sadece bir takvim yaprağı değil, evlatlarını hayatta tutma savaşına dönüştü.
Dokuz Aylıkken Başlayan Görünmez Savaş
Kuzey’in hikayesi, aslında pek çok ailenin kabusu olan bir teşhisle başladı. Baba Talipoğlu, o ilk günleri anlatırken boğazı düğümleniyor. "Kuzey henüz çok küçüktü, hareketlerindeki durgunluk bizi şüphelendirdi," diyen acılı baba, CK değerlerinin yüksekliğini öğrendikleri anın hayatlarının dönüm noktası olduğunu belirtiyor. DMD, çocukların kaslarını yavaş yavaş eriten, onları tekerlekli sandalyeye ve nihayetinde solunum cihazına mahkum eden sinsi bir düşman. Bugün 6 yaşına merdiven dayayan Kuzey, yaşıtları gibi koşup oynamak yerine haftanın büyük bir kısmını fizik tedavi salonlarında ve ağır kortizon tedavileri altında geçiriyor.
Fizik Tedavi ve Kortizon Artık Yetmiyor

Yıllardır uygulanan standart tedaviler, maalesef hastalığı tamamen durdurmaya yetmiyor. Sadece süreci biraz yavaşlatabilen bu yöntemler karşısında Kuzey’in minik bedeni her geçen gün biraz daha yoruluyor. Ailenin ve doktorların ortak görüşü ise net: Zaman aleyhimize işliyor. Kas kaybı kalıcı hale gelmeden önce gen tedavisine ulaşılması şart. Sivas'ın ayazında, sıcak bir yuva kurma hayaliyle yola çıkan aile, şimdi evlatlarının bir adım atabilmesi, kendi başına nefes alabilmesi için dünyayı ayağa kaldırmaya çalışıyor. Çünkü her geçen gün, kaybedilen bir kas hücresi demek.
Dubai’deki 3 Milyon Dolarlık Mucize Kapısı
Tıbbın ulaştığı son nokta, Kuzey gibi çocuklar için Dubai’de uygulanan gen tedavisini işaret ediyor. Ancak bu umuda ulaşmanın bedeli dudak uçuklatıyor: Yaklaşık 3 milyon dolar. Bir memur maaşıyla, bir devlet görevlisinin imkanlarıyla bu parayı bir araya getirmek matematiksel olarak imkansız. "Benim memur imkanlarımla bu miktarı sağlamam mümkün değil," diyen baba Talipoğlu, tek çaresinin toplumsal dayanışma olduğunu vurguluyor. Valilik onayıyla başlatılan yardım kampanyası tam 7. ayına girdi. Aile, tüm birikimini ve imkanlarını bu süreçte seferber etse de, büyük meblağa ulaşmak için geniş kitlelerin desteğine ihtiyaç duyuluyor.
Sivaslıların "Yiğido" Ruhu Kuzey’e Nefes Olacak
Sivas halkı, tarih boyunca yardımlaşma ve dayanışma dendiğinde ilk akla gelen şehirlerden biri olmuştur. "Yiğido" kimliği, sadece bir hitap şekli değil, zorda kalana el uzatmak demektir. Şimdi tüm Sivas, kendi bağrından çıkan özel harekatçı babanın ve onun minik savaşçısı Kuzey’in yanında durmaya davet ediliyor. Kampanyanın 7. ayında olunması, hem bir umudu hem de bir yorgunluğu barındırıyor. Ancak Kuzey’in pes etmeye niyeti yok. Küçük bedenindeki bu büyük savaşı kazanabilmesi için tek ihtiyacı olan şey, hayırseverlerin uzatacağı o el.
Kritik Eşik: Valilik Onaylı Kampanyaya Destek Çağrısı
Kuzey Talipoğlu için başlatılan yardım kampanyası, tüm resmi izinleri alınmış, şeffaf bir süreçle ilerliyor. 2026 yılının bu ilk günlerinde, Kuzey’e verilecek her destek, onun Dubai’deki ilacına bir adım daha yaklaşması demek. Unutmayın, damlaya damlaya göl olur; ancak Kuzey’in göl değil, bir okyanus kadar desteğe ve duaya ihtiyacı var. Haydi Sivas, haydi Türkiye! Bir evladımızın daha sessizce aramızdan ayrılmasına izin vermeyelim. Kuzey’in hayalleri, senin yapacağın yardımla gerçeğe dönüşebilir.