TV ve radyo programlarında sıkça duyarsınız, reklamların ardından tekrar buradayız. Yaşamın temposuna da bir reklam arası vermek lazım. 10 Ocak çalışan gazeteciler günü münasebetiyle Sayın Vali Salih AYHAN'nın davetlisiydik, Yıldız dağı kayak merkezinde.
Başta, Sayın Vali olmak üzere, kimlerin emeği geçtiyse bu organizasyonda, teker teker teşekkür ederim. Oldukça samimi ve sıcak bir zaman dilimi geçirdik, iyi bir hafta sonu tatili oldu. İnsan gün içerisinde o kadar çok bölünüyor ki, iş hayatı sosyal yaşam, ev hayatı kendi iç sesini bile duymuyor. İç ses ancak dış seslerin azaldığı bir mekânda sesini duyurabiliyor. Bazen iyi bir muhasebe için, bazen herkesi merhametle kucaklayıp kendimizi mahrum ettiğimiz öz şefkat için uzaklaşmak lazım, “bizim” dediğimiz ne varsa.
Otel odasındayım telefon bir ara çekmedi sosyal medyaya giremedim, kimseyi arayamadım, kimseden de telefon alamadım iyi ki de öyle olmuş. Bir saat, sadece kendimle kaldım ne huzurlu bir saatti, içinizdeki sizi duyduğunuz an ne kıymetli an. Selam verdim kendime, hâl hatır sordum, tıpkı üstün dökmenin SELAM şiirinde dediği gibi:
Yola çıkınca her sabah,
Bulutlara selam ver.
Taşlara, kuşlara, atlara, otlara.
İnsanlara selam ve
Ne görürsen selam ver.
Sonra çıkarıp cebinden aynanı,
Bir selam da kendine ver.
Hatırın kalmasın el gün yanında,
Bu dünyada sen de varsın!
Üleştir dostluğunu varlığınla,
Bir kısmı seni de sarsın.
 
Gönül bir derya herkese selam verecek kadar geniş. Selam bütün kapıları aralar, selam verdiğin bulutla dost olursun, kuşlarla taşlarla, insanlarla, dahası selam verirsen kendine kendinle de dost olursun ve kendiyle dost olan alemle dost olur.
Basın camiasındaki arkadaşlarla bir araya gelerek selamlaşma fırsatı yakaladığımız, aynı zamanda yaşamın temposuna bir soluk ara vererek kendimizle baş başa kalıp iç sesimize selam verme imkanı bulduğumuz, bu güzel organizasyonunda hissedar olan herkese selam olsun.