Sivas’ta çocukların sosyal yaşama karıştığı parklarda ve okul çevrelerinde, ebeveynlerin en çok dikkat etmesi gereken nokta, çocukların empati yeteneğini kaybedip kaybetmediğidir. Eğer bir çocuk, başka bir canlının acısına karşı duyarsız kalıyorsa veya arkadaşlarıyla olan oyunlarında sürekli olarak zarar verici bir rol üstleniyorsa, bu durum basit bir "yaramazlık" olarak geçiştirilmemelidir. Hayvanlara karşı gösterilen sebepsiz sertlik veya akranlarına karşı duyulan aşırı öfke, şiddet eğiliminin en somut ilk basamağı olarak karşımıza çıkıyor.
Okul ve Sosyal Yaşamdaki Ani Düşüşler
Sivas'taki okullarda öğretmenlerin de sıkça gözlemlediği bir diğer belirti ise çocuğun akademik ve sosyal başarısındaki ani kırılmalardır. Daha önce uyumlu olan bir çocuğun, aniden kuralları hiçe saymaya başlaması, öğretmenlerine veya arkadaşlarına karşı saldırgan bir tutum takınması, iç dünyasında yaşadığı bir fırtınanın yansıması olabilir. Bu tür bir çocuk, genellikle topluluktan dışlanmış hisseder ve bu dışlanmışlık hissini çevresine fiziksel ya da sözlü şiddet uygulayarak telafi etmeye çalışır.
Tehlikeli Nesnelere Karşı Sıra Dışı Merak
Ebeveynlerin ev içerisinde en çok uyanık olması gereken konulardan biri de çocuğun ilgi alanlarıdır. Kesici aletlere, silahlara veya yangın çıkarma gibi tehlikeli eylemlere karşı duyulan aşırı merak, şiddet eğiliminin en ciddi işaretlerinden biridir. Sivas’ta geleneksel aile yapısı içerisinde bu tür nesnelerden çocukları uzak tutmak her ne kadar yaygın olsa da, gizli bir şekilde bu alanlara yönelen bir çocuğun içsel dürtüleri mutlaka sorgulanmalıdır. Bu merak, sadece bir oyun değil, bir güç gösterisi arayışının parçası olabilir.
İletişim Kopukluğu ve Gece Gelen Sessizlik
Haberimizin son ve belki de en kritik noktası, çocukla kurulan bağın zayıflamasıdır. Eğer çocuk, gün boyu yaşadıklarını paylaşmıyor, sürekli odasına kapanıyor ve sorulara öfkeyle yanıt veriyorsa, orada çözülmesi gereken bir düğüm var demektir. Uyku bozuklukları, kabuslar veya gece aniden gelen öfke nöbetleri de bu süreci tetikleyen unsurlar arasındadır. Sivaslı ebeveynlerin, sofrada kurulan sohbetlerin gücünü kullanarak çocuklarını daha yakından gözlemlemesi, bu sessizce büyüyen şiddet sarmalını durdurmak için atılacak en önemli adımdır. Davranışların kökenine inmek, sadece o günü değil, çocuğun tüm geleceğini kurtarmak anlamına gelir.




