Dünya genelinde yaşanan iklim değişikliği ve hava kirliliği, sadece doğayı değil sağlığımızı da doğrudan etkiliyor. Geçmiş yıllara oranla çok daha erken başlayan polen mevsimi, bu yıl etkisini daha uzun süre hissettirecek gibi görünüyor. Burun akıntısı, arda arda gelen hapşırıklar ve gözlerdeki dayanılmaz kaşıntı, polikliniklerdeki hasta sayısını şimdiden ikiye katlamış durumda. Artık kış aylarından itibaren hissedilmeye başlanan bu semptomlar, sadece basit bir bahar nezlesi olmaktan çıkıp kronik bir sağlık sorununa dönüşüyor.
Grip Değil Alerjik Bir Kabus Yaşıyor Olabilirsiniz
Pek çok vatandaş, yaşadığı halsizlik ve burun tıkanıklığını mevsimsel griple karıştırarak yanlış tedavilere yönelebiliyor. Ancak bu durum iş performansından sosyal hayata kadar her alanı olumsuz etkiliyor. Sabahları yorgun uyanmak, iş yerinde sürekli hapşırmak zorunda kalmak insanları toplum içinde "acaba birine hastalık mı bulaştırıyorum?" kaygısına sürüklüyor. İlaçların yarattığı uyku hali ve konsantrasyon bozukluğu ise günlük yaşam kalitesini dibe çekiyor. İşte tam bu noktada devreye giren aşı tedavisi, sabır gerektiren 3 ila 5 yıllık bir süreci beraberinde getiriyor.
Gebelikte Aşı Tedavisi İçin "Dur" Sinyali

Hamilelik dönemi, alerji tedavisi planlayan kadınlar için en hassas süreci oluşturuyor. Vücudun alerjenlere karşı bağışıklık kazanmasını sağlayan immünoterapi (aşı tedavisi), maalesef gebelik süresince başlatılması önerilmeyen bir yöntem. Hamilelik sırasında bu tedaviye ilk kez başlamak, hem anne hem de bebek için riskli olabilecek ağır alerjik reaksiyonları tetikleyebiliyor. Hali hazırda devam eden tedavilerde süreç hekim kontrolünde sürdürülebilse de uzmanlar, en güvenli yolun bu dönemi bekleyerek geçirmek olduğunu vurguluyor. Olası bir reaksiyon durumunda kullanılacak ilaçların bebeği etkileme ihtimali, hamilelikte aşı tedavisini riskli kılan en temel sebep.
Günlük Hayatta Korunmanın Pratik Yolları
İlaç ve aşı tedavisinin yanı sıra, günlük hayatta alınacak basit önlemler hayat kurtarıcı olabiliyor. Özellikle sabah saatlerinde evdeki camları kapalı tutmak, polenlerin yoğun olduğu saatlerde dışarı çıkmamaya özen göstermek ilk kural. Dışarı çıkmak zorunda kalanlar için ise maske, gözlük ve şapka kullanımı birer kalkan görevi görüyor. Eve gelindiğinde kıyafetlerin hemen değiştirilmesi, duş alınması ve ayakkabıların dışarıda bırakılması polenlerin yaşam alanınıza girmesini engelliyor. Arabalarda polen filtresi kullanmak ve dışarıda çamaşır kurutmamak da bu süreci en az hasarla atlatmanın anahtarı olarak öne çıkıyor.




