Çok merhametli olan Allah yarattığı kullarından da merhametli olunmasını istiyor. Kutlu nebi bir hadis-i şeriflerinde “Siz yerdekilere merhamet edin ki, göktekiler de size merhamet etsin” diyor. Ne büyük bir tavsiye ne büyük bir ikaz. Yaratılan her şey merhamet ile hayat bulmuş. Yaratılan her zerre merhameti bağrına yazmış. Hay Hak! diye bir iç geçiriyorsunuz şüphesiz. Yüzü de gönlüde güzel bir hanım efendi ile sohbet ederken çocuk sahibi olamamış kadınları merhametsiz sanırlar, kendimden biliyorum hiç öyle değil dedi. Belli ki yerdekilere merhameti oldukça içselleştirmişti. Bende kendi adıma hasbelkader ufacıkta olsa annelik üzerine yazarken incittiysem özür diliyorum tüm biyolojik olarak anne olamamış, lakin yüreği fersah fersah anne merhametiyle dolup taşan her kadından.
Tüm kadınlar anne değil mi zaten? Büyürken bebeklerine annelik yapmış bir kız çocuğu, kardeşine annelik yapan bir kız çocuğu sofra kurup başına kardeşlerini toplayan bir kız çocuğu inanın doğurmasa da annedir zaten. Sonra merhamet ve kadın ve anne. Düşünürken bir kadın misafir oluyor uzaklardan, mahcup kaleminize. Adı Asiye, Musa nebinin annesi ASİ YE.
Nil nehri kundak, Nil nehri sarıp sarmalamış,
Asiye’nin gönlü yedi kapılı han nereye kaçsa yüreği de aynı dua,
Asiye Nil nehrinin kıyısında,
Asiye Nil nehrine içini açıyor.
Nil nehri suskun emanetçi edasında.
Ah asiye annem! Senin imtihanın ne Hacer gibi ne Meryem gibi,
Analık makamına talip Asiye,
Ne İsmail’i var, ne İsa’sı
Asiye’nin dilinde bir dua duasını Nil nehrine fısıldamış.
Onu yaratan Allaha sığınmış.
Asiye bekliyor dokuz ay on güne sığmaz onun duası.
Nil nehri bir müjdeye gebe,
Asiye’nin duası Nil nehrinde saklı,
Musa bebek asiye için Nil nehrine emanet.
Asiye ana hem de Musa nebiye ana.
Asırlar boyunca doğurmadan da anne olunabileceğini anlatacak tüm kadınlara.
Tüm gönlünün buruk kadınlara analara.