Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin enerji stratejisinde tarihi bir dönüm noktasından geçildiğini duyurdu. Ankara’da katıldığı bir haber programında önemli açıklamalarda bulunan Bakan Bayraktar, yerli kaynakların ekonomiye kazandırılması ve dışa bağımlılığın azaltılması noktasında gelinen son seviyeyi paylaştı. Özellikle Gabar bölgesindeki rezervlerin sisteme dahil edilmesiyle birlikte Türkiye’nin petrol üretimi noktasında yerlilik oranının çift haneli rakamlara ulaştığını vurguladı.
Gabar’da üretim kapasitesi ve yerlilik oranları
Bakan Bayraktar, Türkiye’nin petrol ihtiyacını karşılama noktasında Gabar’ın stratejik bir kale haline geldiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Şu anda Gabar’daki kuyulardan Türkiye’nin petrol ihtiyacının yüzde 10’u karşılanıyor. Diğer kuyularla birlikte petrolde yerlilik oranımız yüzde 16."
Bu veriler, Türkiye’nin son yıllarda yürüttüğü "Milli Enerji ve Maden Politikası"nın somut sonuçlarını gözler önüne seriyor. Bakan Bayraktar, 2021 yılında hayata geçirilen 30 yıllık enerji planlamasının dinamik bir yapıda olduğunu ve düzenli olarak güncellendiğini hatırlattı. Bu kapsamda, 2026 yılına kadar üretim grafiklerinin yukarı yönlü ivme kazanması bekleniyor.
Somali, Libya ve Bulgaristan’da üretim başlıyor
Türkiye sadece kendi sınırları içerisinde değil, uluslararası sularda ve farklı coğrafyalarda da enerji diplomasisini sürdürüyor. Bakan Bayraktar, Türkiye Petrolleri’nin (TPAO) dünya genelindeki operasyon sahalarını genişlettiğini müjdeledi. Yapılan anlaşmalar doğrultusunda bu yıl içerisinde dört farklı bölgede üretimin start alacağını kaydeden Bayraktar, şu bilgileri paylaştı:
"Ancak 2021'de yapılan 30 yıllık enerji planlamamızı 5 yılda bir revize ediyoruz. Bu sene düzeltme senemiz. Olumlu yönde yerli üretimimizi arttıracağız. Somali ve Libya’da 2 olmak üzere çalışma yaptığımız 3 noktadan petrol çıkartmaya bu sene başlıyoruz. Ayrıca Bulgaristan’da Hantervel bölgesindeki rezervin anlaşmasını da Shell ile yaptık."
Bu hamleler, Türkiye’nin sadece bir enerji tüketicisi değil, aynı zamanda küresel ölçekte bir enerji oyuncusu olma vizyonunu destekliyor. Özellikle Afrika ve Akdeniz hattındaki sondaj çalışmaları, uzun vadeli enerji arz güvenliği için kritik önem taşıyor.
2026 vizyonu ve küresel petrol sahalarındaki faaliyetler
Türkiye Petrolleri’nin halihazırda Irak ve Azerbaycan gibi bölgelerde aktif üretim gerçekleştirdiğini belirten Bakan Bayraktar, günlük varil rakamları üzerinden operasyonel gücü özetledi:
"Türkiye Petrolleri olarak, Irak'taki sahalarımızdan 15 bin, Azerbeycan’daki sahamızdan 20 bin varil günlük üretimimiz var. Yeni başlayacak, anlaşması tamamlanmış, faaliyete girecek 4 yeni kuyu ile 2026 yılında petroldeki yerlilik oranımız çok daha yukarılara çıkacak."
Enerjide dışa bağımlılığı bitirme hedefinin altını çizen Bakan, dünyanın önde gelen 5 büyük petrol şirketiyle de temas halinde olduklarını açıkladı. Türkiye Petrolleri için verimli ve fizibil görülen sahaların değerlendirilmesi konusunda görüşmelerin sürdüğünü ifade eden Bayraktar, "Enerjide dışa bağımlılığı bitirme konusunda, üretimi her yıl arttırarak hızlı yol almaya başlayacağız" diyerek kararlılık mesajı verdi.
Bu yeni dönemde Türkiye, hem karada hem de denizlerde yürüttüğü sondaj faaliyetlerini teknolojik altyapısıyla birleştirerek, enerji ithalatının cari açık üzerindeki baskısını kırmayı hedefliyor.





