Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) ve Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), tarım sektörünün geleceğine dair kritik uyarılar içeren "Aşırı Sıcaklık ve Tarım" başlıklı ortak bir rapor yayımladı. Yeni yayımlanan aşırı sıcaklık tarım raporu, artan sıcaklık dalgalarının yalnızca doğal dengeyi değil, aynı zamanda milyarlarca insanın temel besin kaynağını da tehdit ettiğini ortaya koydu.

Rapora göre, aşırı sıcaklıklar artık dünya genelinde bir milyardan fazla insanın geçim kaynağını, fiziksel sağlığını ve iş verimliliğini doğrudan tehdit eder hale geldi. Özellikle tarım işçileri, tarım ve gıda sistemlerinin sıcak hava olaylarından en çok etkilenen gruplar arasında olduğu vurgulandı.

SON 50 YILDA SICAKLIK OLAYLARININ ŞİDDETİ KESKİN ARTTI

Uzmanlar, aşırı sıcaklıklarla ilgili hava olaylarının sıklığı, yoğunluğu ve süresinde son yarım asırda keskin bir artış yaşandığına dikkat çekti. Raporda, "Tarım-gıda sistemleri ve ekosistemleri için risklerin gelecekte daha da artması bekleniyor" ifadesi kullanıldı. Rapor ayrıca bu etkinin zamanlaması ve coğrafi konumuna bağlı olarak değiştiğine, her bölgenin farklı düzeyde risk altında olduğuna işaret etti.

İran Genelkurmay Başkanlığı: Nahçıvan’a İHA fırlatmadık
İran Genelkurmay Başkanlığı: Nahçıvan’a İHA fırlatmadık
İçeriği Görüntüle

Geçtiğimiz yıl küresel okyanusların yüzde 90'ından fazlasının en az bir kez yoğun bir ısı dalgasıyla karşı karşıya kaldığı hatırlatılan raporda, sıcaklık 30 derecenin üzerine çıktığında önemli tarım ürünlerinde verimin düşmeye başladığı bilimsel verilerle ortaya kondu.

"YILDA 250 GÜN ÇALIŞILAMIYOR"

Belki de raporun en çarpıcı bölümü, aşırı sıcaklığın emek üzerindeki yıkıcı etkisine ayrıldı. Aşırı sıcaklık tarım raporu, özellikle Güney Asya'nın büyük bir bölümü, tropikal Sahra Altı Afrika, Orta ve Güney Amerika'nın bazı kesimlerinde her yıl çalışılamayacak kadar sıcak olan gün sayısının 250'ye kadar çıkabileceğini duyurdu.

Bu durum, milyonlarca tarım işçisinin gelir kaybına uğramasına ve temel gıda üretiminde aksamalara yol açıyor. Rapor, bu tehlikenin yalnızca doğrudan sıcak çarpması gibi etkilerden ibaret olmadığını; aynı zamanda su kıtlığı, ani kuraklıklar ve kontrol edilemeyen orman yangınları gibi ikincil felaketlerle de tarımı vurduğunu belirtti.

ERKEN UYARI SİSTEMLERİ VE ULUSLARARASI DAYANIŞMA ÇAĞRISI​​​​​​​

Raporda, bu yeni iklim gerçeğine karşı yenilikçi çözümlerin hayata geçirilmesi gerektiği vurgulandı. Seleksiyon yoluyla yetiştirme ve aşırı sıcaklara dayanıklı ürün seçimi, ekim zaman aralıklarının yeniden düzenlenmesi ve tarımsal faaliyetleri kavurucu sıcaktan koruyacak yönetim uygulamalarının değiştirilmesi önerilen başlıca stratejiler arasında yer aldı.

Erken uyarı sistemlerinin, çiftçilerin aşırı sıcağa karşı verdikleri mücadelede en önemli araçlardan biri olduğunun altı çizilirken, tarımın geleceğini korumak ve küresel gıda güvenliğini sağlamak için risk paylaşımına dayalı uluslararası dayanışmanın şart olduğu belirtildi.

"İKLİM HİZMETLERİ HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR"

FAO Genel Direktörü Qu Dongyu, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede, "Bu çalışma, aşırı sıcaklığın ekinler, hayvancılık, balıkçılık ve ormanlar ile bunlara bağlı topluluklar ve ekonomiler üzerinde artan bir baskı oluşturan önemli bir risk çarpanı olduğunu vurguluyor." ifadelerini kullandı.

WMO Genel Sekreteri Celeste Saulo ise aşırı sıcaklığın, tarım-gıda sistemlerinin faaliyet gösterdiği koşulları giderek daha fazla belirlediğini söyledi. Saulo, "Erken uyarılar ve mevsimsel tahminler gibi iklim hizmetleri, yeni gerçekliğe uyum sağlamamıza yardımcı olmak için hayati önem taşıyor." değerlendirmesinde bulundu.

İklim krizinin en somut yansımalarından biri olan bu tablo, aşırı sıcaklık tarım raporu ile birlikte uluslararası toplumun acil önlem alması gereken bir alarm zili olarak kayıtlara geçti.

Kaynak: Haber Merkezi