?Kırk Hadis? seçip, güldeste yapmak müthiş bir gelenek. Bunu insanlar kitap haline getirmeden, üzerine düşünmek ve hayatlarına uygulamak için de yapabilirler. Bir defter tutarsınız, kalbinizin en çok ısındıklarını kaydedersiniz. Aslolan hayattır, kitap yazmasanız da olur. Kırk Hadis konulu ve künyeli kitaplar içinde, İsmet Özel´e ait olanı çok sevdim ve özgün buluyorum. Kitapta yer alan hadislerden biri de " Bir koyun sürüsüne salıverilmiş iki aç kurdun yaptığı zarar, servet ve mevki düşkünü bir adamın dinine yaptığı zarardan daha büyük değildir. " Hadisidir. Tirmizi rivayet etmiş ve hadis hasendir, sahihtir demiştir.
Sözü İsmet Özel´e bırakalım:
"Demek ki, servet ve mevki düşkünü bir adam dinine zarar veriyor. Calib-i dikkat bir hadise. Buna bir ?mim´ koyalım. Bu zarar neden acaba iki aç kurdun verdiği zarar ile karşılaştırılıyor. Birçok Anadolu köylüsü kurttan bahsederken canavar kelimesini kullanır. Kurt, tabii ki aç olduğu için sürüye dalar. Diğer vahşi hayvanlardan farklı olarak karşısına ilk çıkan avını yemeye başlamaz. Kurt, önüne gelen ki bu genellikle kotundur; boğar, boğar, boğar? Sonunda bir tanesini yemeye karar verir. Kurt bu müfrit hareketinden dolayı canavar vasfını kazanmış, canavar diye anılmayı hak etmiştir.
Düşünün ki bunlardan bir tane değil iki tane var. Bunlar ne yapıyorlar? Giriyorlar, dalıyorlar sürüye, asla yemeyecekleri hayvanların canlarına kıyıyorlar. Servet ve mevki düşkünü bir adam toplum içinde hareket etmeye başladığı zaman içinde bulunduğu düzeni, insanları servet ve mevki elde edebilecek bir sıralamaya tabi tutma, topluma öyle bir biçim kazandırma derdine düşer. Servet ve mevki düşkünü bir adam, hayatın akışını ve insan ilişkilerini servet ve mevki edinmenin baskın karakter haline geldiği bir insan ilişkiler ağı haline sokar?
Servet ve mevki? Neden bu ikisi bir arada anılmış? Çünkü kaba gücün kullanımı ile paranın kulamı hep birbirlerine arka çıkan, birbirlerinden kopamayan iki insan meşguliyeti. Eğer servet, servet olarak kalmak istiyorsa onun bir mevki ile, iktidar imkanıyla desteklenmesi gerekiyor. Eğer bir mevki, mevki olarak yüksekliğini korumak istiyorsa yanına serveti çekmek zorunda kalıyor. Dolayısıyla servet ve mevki düşkünü insanların birbiriyle sıkı bir ilişkisi var ve çoğu zaman bu aynı insan olabiliyor. Aynı insan hem servet hem mevki düşkünü olabiliyor. Bunların dine yaptığı zarar, dinin özünü boşaltmakla alâkalı bir şeydir. Hiçbir dinin özü insanların elleri altında tuttukları imkânlar dolayısıyla ve bazı insanların elleri altında tuttukları imkânlar dolayısıyla ve bazı insanların başka insanları kullanabilme gücü ile önem kazanan bir yapıyı pekiştirmeye müsait değildir. Allah katında din İslâm´dır hükmüne rağbet ediyorsak; din, üstünlüğün takvada olduğu, yani sakınmada olduğu bir yapıyı destekler.
Servet ve mevki düşkünü adamlar, dinin ferdî bir tercih olduğunu ve inancın da hiçbir sosyal düzenlemeyi öngörmediğine inanan böyle bir söylemi insanlar arasında yaygınlaştıran bir yol tutarlar. Sonunda herkes istediğine inansın; ama bu, parası olan ve toplumdaki yönetme alanlarını işgal etmiş olan, aynı zamanda o toplumun fayda getiren bütün unsurlarını da elinde tutan insanlar olmaları sonucunu doğurur. Y ani, bugün dünyanın aldığı biçim, servet ve mevki düşkünü adamların galibiyetinin sonucu bir biçimdir . Ve ?Neden bu hale geldik?´ diye soran birileri varsa, onlar dinimize zararın kimler tarafından verildiğini de düşünmek zorundadır. Hadîs-i şerîften, dinimize verilen zararın, servet ve mevki düşkünü adamlar tarafından verildiğini açık seçik olarak öğreniyoruz.?
İsmet Özel´in, bütün müslümanım diyenlerin yapması gereken tefekkürünün ürününü, her adımda âyet, hadis okuyan bin hocaya değişmem. Söylemek ayrı, düşünmek ayrı? ? Tefekkür  gibi bir  ibadet  yoktur!? hadis-i şerifini ve benzerlerini, ?Oku!? emrinin uzantısı saymalı değil miyiz? ?Kırk Hadis? kitabı, baştan sona büyük bir tefekkür ürünüdür, altı çizilerek okunmalıdır.
Şunları da soralım: Bu canavarlardan İslam Dünyasında kaç tane, ülkemizde kaç tane, şehrimizde kaç tane, mahallemizde kaç tane var? Bu soruya cevap vermekte mutlaka zorlanacaksınız ama hadisi tartışmaya açarak zayıf olduğunu öne sürmeniz ve kendi konumunuza, eyleminize ve çıkarınıza uygun hükümler bulmanız mutlaka kolayınıza gelecektir.