Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM grup toplantısında gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Bahçeli, Kerkük ve Musul başta olmak üzere Türkmen coğrafyasına sahip çıkacaklarını vurgularken, Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula Von Der Leyen’in sözlerine de sert tepki gösterdi.
BAHÇELİ’DEN KERKÜK VE MUSUL VURGUSU: “SOYDAŞLARIMIZI SAHİPSİZ BIRAKMAYIZ”
Devlet Bahçeli, konuşmasında özellikle Irak’ın kuzeyindeki Türkmen varlığının önemine dikkat çekti. Kerkük’ün sadece bir şehir değil, ecdadın hüzünle yoğrulmuş bir emaneti olduğunu belirten Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:
“Biz ne Kerkük’ü unuturuz ne Musul’u zihnimizden çıkarırız ne de soydaşlarımızı sahipsiz bırakırız. Kerkük bir daha pazarlık masalarına konu olmayacaktır. Türkmeneli’nde Türkçe’nin sesini kısmaya kimsenin gücü yetmeyecektir.”
Bahçeli, Muhammed Seman Ağa’nın Kerkük Valisi seçilmesini tarihi bir adım olarak nitelendirerek, bunun Türkmen varlığının görmezden gelinemeyeceğinin ilanı olduğunu söyledi. Ayrıca “Türkiye terör belasından kurtuldukça Kerkük’te kurulan yeni düzen bölgeye nefes aldıracaktır” değerlendirmesinde bulundu.
“3 MAYIS TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİNİN VAROLUŞ MÜCADELESİDİR”
Gündemdeki bir diğer önemli başlık ise 3 Mayıs Milliyetçiler Günü oldu. Bahçeli, bu özel günün Türk milliyetçiliği için taşıdığı anlamı detaylıca anlattı. 3 Mayıs’ın, baskılar karşısında sinmeyenlerin vakur duruşu olduğunu vurgulayan MHP lideri, “Türk milliyetçiliği, günü kurtarmaya memur dar kadroların değil; asırları inşa etmeye namzet olanların mirasıdır” dedi. Alparslan Türkeş liderliğinde şekillenen ülkü davasının, Devlet Bahçeli öncülüğünde MHP ile Türk milliyetçiliğinin siyasetteki en büyük kalesi haline geldiğini sözlerine ekledi.
AVRUPA’YA SERT TEPKİ: “BİZE YOLU TARİF EDEMEZSİNİZ”
Bahçeli, konuşmasının önemli bir bölümünü de Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula Von Der Leyen’in Türkiye’yi hedef alan sözlerine ayırdı. Von Der Leyen’in “Avrupa kıtası Rus, Türk veya Çin etkisine bırakılmamalı” şeklindeki ifadelerini “küstah dil” olarak niteleyen Bahçeli, şu çıkışı yaptı:
“Avrupa Türkiye’siz yapamaz. Güvenlikte yapamaz, enerjide yapamaz, göç yönetiminde yapamaz. Fakat Türkiye de Avrupa’nın tasniflerine mahkûm bir ülke değildir. Ne Brüksel bize geldiğimiz yeri gösterebilir, ne Avrupa bürokrasisi Türkiye’ye yürüyeceği yolu tarif edebilir.”
Bahçeli, Türkiye’nin dış politikasını blok taassubuyla değil, milli menfaat ve devlet aklıyla belirlediğini vurguladı. Avrupa’yı zihinlerindeki çifte standartla yüzleşmeye çağıran Bahçeli, “Türkiye, Avrupa’sız da tarihtir, devlettir ve gerçekliktir” diyerek sözlerini tamamladı.




