Altın fiyatları neden bir günde bu kadar sert düştü? Gümüşteki yüzde 33'lük tarihi değer kaybı ne anlama geliyor? Ons başına 4 bin 710 dolar seviyesi yeni bir başlangıç mı yoksa büyük bir çöküşün habercisi mi? Sivaslı yatırımcıların ve tüm Türkiye'nin gözü kulağı şimdi yabancı bankaların 2026 tahminlerinde. İşte piyasaları altüst eden o kritik gelişmeler...
Jeopolitik Tansiyon ve Sert Kar Satışları

Dünya genelinde artan ABD-İran gerilimi, piyasalarda önce rekorları getirmiş, ardından yerini büyük bir belirsizliğe bırakmıştı. Haftanın son işlem gününde ise korkulan oldu ve yatırımcıların kar realizasyonuna gitmesiyle altın fiyatlarında sert bir fren yaşandı. Jeopolitik risklerin fiyatlandığı o zirve noktalarından gelen satış dalgası, ons altını 4 bin 710 dolara kadar çekti. Bu seviye, 20 Ocak 2026’dan bu yana görülen en düşük nokta olarak kayıtlara geçti.
Gümüşte Görülmemiş Rekor Kayıp

Haftanın en büyük şoku kuşkusuz gümüş kanadında yaşandı. Günlük bazda yüzde 33 gibi inanılması güç bir değer kaybı yaşayan gümüş, 75 dolara kadar geriledi. Gümüş yatırımcısı için adeta bir "deprem" etkisi yaratan bu düşüş, 9 Ocak 2026 tarihinden bu yana test edilen en dip seviye oldu. Altına göre çok daha sert tepki veren gümüş piyasası, ekonomi çevrelerinde haftanın en çok konuşulan başlığı haline geldi.
Sivas Piyasasında "Altın" Alarmı

Ekonominin nabzının attığı Sivas’ta da durum farklı değil. Sivaslı kuyumcular ve birikimini altında değerlendiren vatandaşlar, ekranlardaki kırmızı tabloyu endişeyle takip ediyor. Kentin cadde ve sokaklarında en çok konuşulan konu, bu düşüşün bir alım fırsatı olup olmadığı yönünde. Sivas piyasasında özellikle külçe altına olan fiziki talep, küresel çapta beklenen o "üçlü destek" mekanizmasının yerel bir yansıması olarak göze çarpıyor.
Bu haberde yer alan değerlendirme ve yorumlar kesinlikle yatırım tavsiyesi niteliği taşımamaktadır. Buradaki bilgiler doğrultusunda alınacak yatırım kararlarından doğabilecek riskler yatırımcının kendisine aittir.
Fiziki Talep ve ETF Girişleri Belirleyici Olacak
Önümüzdeki günlerde piyasaların yönünü sadece jeopolitik gerilimler değil, aynı zamanda yatırımcıların fiziksel talebi de belirleyecek. Yabancı bankaların vurguladığı üzere, külçe altına olan ilginin sürmesi fiyatlar üzerinde doğrudan bir tampon etkisi oluşturabilir. 2026 yılı için yapılan tahminlerde kar satışlarının geçici bir nefes alma süreci mi yoksa uzun vadeli bir trend değişikliği mi olduğu, merkez bankalarının atacağı adımlarla netleşecek.