(12) Askerler; -Ulan, bunun vicdanı Ahmet Bey´den daha iyi. Ahmet Bey olsa bize ikişer saat nöbet yazacaktı. Arap ne kadar iyi bir adammış, dediler. Herkes yedi, içti, çekildi, yattı uyudular. Arap, kılıcı çekti. Esmehan´ın çadırının etrafında dolanıyor. Gece saat on iki deyince herkes kalın uykuya düşmüş, yorgun. Çadırın ucunu kılıcın ucuyla kaldırdı. Arap baktı ki; Ömer, Osman yatıyor, Ali beşikte. Esmehan da beşiğe köskelmiş, mumlar yanıyor. Çadırın içine dalıverdi. Esmehan; -Hayırdır Arap, bir durum mu var? -Durumu ne yapacaksın? Sen bu Ahmet Bey´den ne anlıyorsun? Sana eş olarak ben varım, ben. -Arap, sen aç mı kaldın, susuz mu? Git yatağına yat. Ben kendi kendimi beklerim, dedi. -Vallahi, ben yüzümün suyunu döktüm, yanına girdim. Ben bu anı bekliyordum. Sen bana geleceksin, ben de seni alacağım. Ahmet Bey, geldiği zaman ben onun kafasını uçururum. Sadece Bağdat´ta mı var konaklama yeri. Bir yere varırız, orada ben de olurum bir bey. Yaşarız beraber. "Etme Arap, yapma Arap" dediyse de Arap, hiç dinlemedi. Arap dedi ki; "Bu bana gelmeye gelir. Şu çocukların ne gereği var. Şu büyük çocuğu keseyim bakalım. Hem de bana ´he´ demez bu." Çekti kılıcı dayadı Ömer Bey´in kursağına. -Kesiyorum, ne diyorsun? Benimle olacak mısın, olmayacak mısın, dedi. -Arap, yapma bunu. Ben seninle olamam, mümkün değil Ne kadar yalvardıysa da kâr etmedi, Ömer Bey´i kesti Arap. Osman Bey´i çekti yatağından. -Bunu da kesiyorum, ne diyorsun? -Ulan Arap, dedi. O bir çocuğu sana bağışlıyorum. Ahmet Bey geldiği zaman; "Attan düştü veyahut at tekme vurdu, öldü. Bir kaza oldu." derim. Suçunu söylemem, söz veriyorum. Çekil yatağına yat. Allah´tan kork, kesme Osman´ı dedi. -Ulan, adam bunu kestikten sonra, Allah´ın kuluna acımaz, dedi, Osman´ı da kesti. -Ne diyorsun Arap, beni de kessen, ben seninle olamam, dedi. Arap, beşikteki Ali´yi kaptı. -Etme Arap, dedi. Üstüne atıldı, çekti çocuğu elinden aldı. Arap; -Ne diyorsun, kesiyorum, dedi. -Ulan, bir çiçekle yaz geliyorsa, gelmesin. Onu da kes Arap, dedi. Ali´yi de kesti. -Tamam ulan Arap, dedi. Çok sağ olasın sen. O çınar ağcının başında seni gördüğüm zaman, benim gözüm sendeydi. Amma ters adama verdiler. Tamam, seni yürekli cesur söylediler. Ben seni deneme yaptım, acıma hissi var mı, yok mu, diye. Sen kimseye acımazsın. Cesur adamsın. Ben şu ırbığı alayım. Gideyim, şöyle bir temizleneyim. İki rekât ta namaz kılayım. Ondan sonra ne diyorsan öyle olsun, dedi. -Ya kaçarsan? -Kaçmam, dedi. Baba belimden kendiri bağla, ucundan tut, otur buraya.
DEVAMI YARIN