-Eee!. Seninki pahalı? -Ben üste bir koyununu alırım, dedi. -Olur. Keloğlan oraya soyundu, Esmehan şuraya soyundu. Keloğlan Esmehan´ın elbisesine koştu, Esmehan da Keloğlan´ın elbisesine. Keloğlan´ın elbisesini giydi Esmehan, oldu Keloğlan. Sinekler bu sefer Esmehan´a koştu. -Koyunun birini kes bakalım, kötü olsun. Son hale gelmiş yaşlı bir koyun vardı. Zaten bıkmıştı Keloğlan ondan, gidemiyordu. Kesti koyunu. -Bana hiç birinin gereği yok, karnını çıkar, dedi. Koyunun karnını çıkardı. Keloğlan; -Temizle bakalım içini. Temizledi Esmehan, saçını topladı koyunun karnını kafasına geçirdi, oldu bir Keloğlan. Ne kadar sinek varsa, hepsi hücum etti. -Eee!.. Keloğlan, bu Şam´da ne var, ne yok? -Valla hatun, Şam´ı idare eden Şam Hocası, Hem şeriat âlimi, hem imamlığını yapıyor. Bir oğlu var Osman Bey, bir de Molla´sı var. Fakat Molla Şam´a reis kesildi. -Neden? -Hoca´nın Esmehan adında bir kızı vardı. Hoca Hicaz´a gidince, Esmehan, ahlâksızlık yapmış, diyorlar. Hoca, "Amma onda bir hata var. O yapmaz." dedi. Osman Bey´i gönderir, kestirir. Hoca namusunu temizletti. Molla diye Molla´nın sevgisi arttı Hoca´nın yanında, dedi. -Ne kadar çeker bu Şam, dedi. -Aha Valla şu dağı aştığı zaman çok sürmez. Buradan yakın. -Allahaısmarladık, dedi Esmehan. Bu sefer de pisliğinden insan yanına varamıyor, kimse kabul etmiyor. Kimi taşlıyor, kimi dövüyor. Önce güzellik başa belâydı, şimdi de kellik başa belâ oldu. Kiminden kaçtı, kiminden göçtü. Akşam namazı Şam´a girdi. Kimse yanına yaklaştırmıyor, kimseye misafir olamıyordu. Bir ahırlıkta yattı. Sabah oldu. "Hele şu mahalleye doğru gideyim. Bakalım burada yenilen içilen bir yer vardır... Şuraya varsam da bana bir parça ekmek vermezler mi" diye yola düştü. Vardı, o yemek yenilen yere alnını dayadı. Baktı ki, aşçı öğlen yemeği hazırlığını yapmaya başlamış. Sabah yemeği bitmiş. Adam şimdi kazana su koyuyor. Efendim, içine misal olarak bulgur koyuyor. -Kardaş, o bulgur öyle olmaz, dedi. Aşçıbaşı bir baktı ki, bir keloğlan gelmiş kapının ağzına, işine karışıyor. Kafasında da bir oğul sinek. Adam hiç aldırmadı. Kazanın içine bir avuç ta tuz attı. DEVAMI YARIN