II. Abdülhamit döneminde Osmanlı Devleti’nin Balkanlar’daki en hassas bölgelerinden biri olan Manastır’da yaşanan olay, hem içeride hem de uluslararası alanda büyük yankı uyandırdı. Sivaslı Er Halim, kendisine saldıran Rus Konsolos Aleksandır Rostkovski’yi öldürerek tarihe geçen bir hadisenin merkezinde yer aldı. Bu olay, Osmanlı’nın siyasi ve diplomatik baskılar altında ne denli zor bir süreçten geçtiğini gözler önüne serdi.

OSMANLI MAKEDONYA’SINDA GERİLİMİN YÜKSELDİĞİ YILLAR
1900’lü yılların başında Osmanlı Makedonya’sı, isyanların ve çete savaşlarının eksik olmadığı karışık bir coğrafyaydı. Bölgede Türklerin yanı sıra Bulgar, Arnavut ve farklı unsurlar bir arada yaşıyor, bu durum da sık sık çatışmaları beraberinde getiriyordu. Osmanlı Devleti her ne kadar resmî idareyi elinde tutsa da bölgede tam anlamıyla bir otorite sağlamakta zorlanıyordu.
Bu karmaşa ortamında, Balkanlar’da bulunan yabancı devlet temsilcileri de sık sık olayların içine dahil oluyor, zaman zaman Osmanlı yönetimine baskı kuruyordu. Özellikle Rusya gibi büyük güçlerin konsolosları, bölgede oldukça sert ve zorba tavırlarıyla dikkat çekiyordu.

RUS KONSOLOS ROSTKOVSKİ’NİN TEPKİ ÇEKEN TUTUMU
Manastır’daki Rus Konsolosu Aleksandır Rostkovski, dönemin en çok şikâyet edilen yabancı temsilcilerinden biri olarak öne çıkıyordu. Rostkovski’nin Müslüman halka ve özellikle Türklere karşı düşmanca tavırlar sergilediği, devlet görevlilerine dahi hakaret ettiği iddia ediliyordu.
O dönem Osmanlı askerlerine, yabancı konsoloslara selam verme zorunluluğu getirilmişti. Bu uygulama, Türk askerinin onuruyla bağdaşmadığı gerekçesiyle tepkilere yol açıyordu. Manastır Valisi Ali Rıza Paşa’nın bu durumdan rahatsız olduğu ancak merkezden gelen emir nedeniyle müdahale edemediği aktarılıyordu.
Bu tablo, Osmanlı Devleti’nin dış baskılar karşısında içine düştüğü zor durumu açıkça ortaya koyuyordu.
NÜZHETİYE KARAKOLU ÖNÜNDEKİ HADİSE
8 Ağustos 1903 günü Manastır’da yaşanan olay ise tarihe kara bir gün olarak geçti. Gezintiye çıkan Rostkovski, Nüzhetiye Karakolu önünden geçtiği sırada nöbet tutan askerin kendisini selamlamadığını öne sürdü.
Bu gerekçeyle sert şekilde askere çıkışan Rostkovski, öfkesini kontrol edemeyerek nöbetçiye kırbacıyla saldırdı. Bu davranış, hem askerin şahsına hem de Osmanlı üniformasına yönelik ağır bir hakaret olarak görüldü.
SİVASLI ER HALİM’İN TARİHE GEÇEN KARARI
Kırbaçlı saldırı karşısında onuru kırılan nöbetçi asker Sivaslı Er Halim, tüfeğini konsolosa doğrultarak tetiği çekti. Rostkovski olay yerinde hayatını kaybetti.
Bu kurşun yalnızca bir konsolosu değil, Osmanlı Devleti’nin uluslararası dengeler içindeki kırılgan pozisyonunu da hedef almış oldu. Olay kısa sürede büyüdü ve Rusya başta olmak üzere Avrupa devletlerinin sert tepkisine yol açtı.
OLAYIN ULUSLARARASI YANSIMALARI VE TRAJİK SON
Rostkovski’nin ölümü, Osmanlı-Rus ilişkilerinde ciddi bir krize neden oldu. Devlet-i Aliyye, büyük baskı altında kaldı. Sivaslı Er Halim’in ise bu olay sonrası trajik bir sona sürüklendiği, Osmanlı yönetiminin diplomatik zorunluluklar nedeniyle ağır kararlar almak zorunda kaldığı ifade edilmektedir.
Manastır Olayı, Osmanlı’nın Balkanlar’daki çözülme sürecinde unutulmayan örneklerden biri olarak tarihteki yerini aldı.