Türkiye’de son yıllarda sigara kullanım oranlarını düşürmek için atılan adımlara bir yenisi daha ekleniyor. Ancak bu kez öneri, alışılmışın dışında bir kıyaslama ile geldi. Sigaranın ülke ekonomisine faturası her geçen gün ağırlaşırken, tiryakilerin cüzdanını doğrudan etkileyecek ve alım gücünü sorgulatacak yeni bir fiyatlama modeli gündemde. Bir paketin bedelinin artık sembolik olmaktan çıkıp, caydırıcı bir güce ulaşması isteniyor.
24 Milyar Dolarlık Duman ve Benzin Hesabı
Türkiye’de sigara içmenin sadece sağlığa değil, ülke ekonomisine olan dolaylı maliyetinin yıllık 23-24 milyar doları bulduğu tahmin ediliyor. Kalp krizleri, akciğer kanseri vakaları ve bu hastalıklar nedeniyle yaşanan iş gücü kayıpları hesaplandığında, ortaya çıkan devasa rakam dudak uçuklatıyor. Hal böyleyken, sigaranın ulaşılabilirliği en büyük sorun olarak görülüyor. Dünya genelindeki örneklerle kıyaslandığında, bir paket sigaranın en az 4-5 litre benzin parasına veya tam menü bir hamburger fiyatına eşit olması gerektiği savunuluyor. Mevcut piyasada 90 liraya satılan ürünlerin, akciğer kanserini önlemede bir engel teşkil ettiği ve bu rakamın 250-300 lira bandına çekilmesi gerektiği ifade ediliyor.
"Türk Gibi Sigara İçmek" Terimi Tarih mi Oluyor?

Türkiye, 2008-2012 yılları arasında yürüttüğü "Dumansız Hava Sahası" kampanyasıyla tüm dünyaya parmak ısırtmıştı. O dönemde sigara içme oranları yüzde 14 civarında düşmüş, dünya genelindeki uzmanlar bu başarının sırrını öğrenmek için İstanbul’un yolunu tutmuştu. Ancak güncel veriler, sigaranın gelir içindeki payının düştüğünü gösteriyor. Eskiden insanlar gelirlerinin yüzde 4,8’ini sigaraya ayırırken, bu oran son dönemde yüzde 1,8’e kadar geriledi. Bu durum sigarayı "ucuz ve ulaşılabilir" kılarak, özellikle çocukların ve gençlerin nikotin bağımlılığı tuzağına daha kolay düşmesine zemin hazırlıyor.
Yeni Tehlike: Kadınlar ve Elektronik Tuzaklar
Tütün endüstrisi, son yıllarda strateji değiştirerek özellikle genç kadınları hedef tahtasına oturttu. Yapılan incelemeler, son 10 yılda kadınlar arasındaki kullanım oranının ciddi şekilde tırmandığını ortaya koyuyor. Bu artışın, önümüzdeki yıllarda kadınlarda akciğer kanseri ve kalp hastalıklarına bağlı ölümleri zirveye taşımasından korkuluyor. Diğer yandan "daha az zararlı" imajıyla pazarlanan elektronik ve ısıtılmış sigaralar da aslında nikotin bağımlılığını körükleyen sinsi birer araç olarak görülüyor. Türkiye’de de vakaların görülmeye başlandığı bu ürünlerin, tütün endüstrisinin yeni bir oyunu olduğu vurgulanıyor.