Anahtar Parti Sivas İl Başkanı Cengiz Görgen, “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin yaptığı açıklamada, terörün sona ermesinin Türkiye’nin ortak arzusu olduğunu belirterek, terör örgütleri ve yöneticilerinin siyasi muhatap hâline getirilmesine karşı çıktı. Görgen, devletin kapısını açan anahtarın silah değil; hukuk, demokrasi, Meclis ve millet iradesi olması gerektiğini vurguladı.
Anahtar Parti Sivas İl Başkanı Cengiz Görgen, Türkiye’nin gündemindeki “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Terörün tamamen sona ermesinin herkesin ortak beklentisi olduğunu ifade eden Görgen, hedef kadar bu hedefe hangi yöntemle ulaşılacağının da önemli olduğunu söyledi.
Türkiye’nin terör nedeniyle onlarca yıldır ağır bedeller ödediğini belirten Görgen, terör örgütlerinin veya örgüt yöneticilerinin siyasi muhatap hâline getirilmesinin gelecekte daha büyük sorunlara yol açabileceği uyarısında bulundu.
“Terörsüz Türkiye istiyoruz; ancak yöntem de en az hedef kadar önemli”
Görgen, “Terörsüz Türkiye” hedefini desteklediklerini ancak sürecin hukuk ve demokrasi temelinde yürütülmesi gerektiğini belirterek, terör örgütlerinin yıllarca elde edemediği meşruiyeti farklı yollarla kazanmasına izin verilmemesi gerektiğini ifade etti.
Görgen, “Devletin karşısına silahla çıkan bir yapı için yol açıktır: Silahını bırakır, teslim olur ve hukuk önünde hesap verir. Bunun ötesinde siyasi pazarlık, statü veya ayrıcalık tartışmalarına kapı açılmamalıdır” dedi.
“Öcalan’a yeni statü arayanlar boşuna yorulmasın”
Abdullah Öcalan’ın süreç içerisindeki konumuna ilişkin tartışmalara da değinen Görgen, Öcalan’a yeni bir siyasi sıfat, rol veya statü verilmesine karşı olduklarını belirtti.
Görgen, terör sürecinin başındaki bir ismin farklı kavramlarla yeniden tanımlanmasının Türkiye’nin geçmişte yaşadığı acıları ve milletin hafızasını göz ardı etmek anlamına geleceğini savundu.
“Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceğini terör örgütlerinin liderleri değil, milletimizin iradesi belirler” diyen Görgen, siyasi meşruiyetin kaynağının terör değil, demokratik irade olduğunu vurguladı.
“Silah, siyasetin giriş bileti olamaz”
Terörsüz Türkiye sürecinde bugün atılacak adımların gelecek nesillere vereceği mesajın da önem taşıdığını belirten Görgen, silahlı yapıların siyasi muhatap olarak kabul edilmesinin yanlış bir örnek oluşturabileceğini söyledi.
Görgen, Türkiye’de vatandaşların siyasi taleplerini sandık, Meclis ve demokratik yollar üzerinden dile getirdiğini belirterek, “Silah siyasetin giriş bileti olamaz. Şiddet, siyasi kazanımın aracı hâline getirilemez” ifadelerini kullandı.
Terör örgütü kurmanın veya bir terör örgütüne katılmanın hiçbir kişi ya da yapıya demokratik yollarla mücadele eden vatandaşlardan daha fazla söz hakkı kazandırmaması gerektiğini kaydetti.
“Devletin muhatabı millettir”
Devletin gerçek muhatabının millet olduğunu vurgulayan Görgen, Türkiye’de devletin kapısını açan anahtarın silah değil demokrasi olduğunu söyledi.
Görgen, “O anahtar sandıktır. O anahtar hukuktur. O anahtar Meclis’tir. O anahtar millet iradesidir” diyerek, vatandaşın oyuyla teröristin silahının siyasi açıdan aynı konuma getirilemeyeceğini ifade etti.
Türkiye’nin bütün vatandaşlarının iradesinin değerli olduğunu belirten Görgen, hiçbir terör örgütünün Kürt vatandaşların temsilcisi olmadığını ve olamayacağını söyledi. Görgen, Kürt vatandaşların iradesinin terör örgütlerine veya örgüt yöneticilerine mal edilmesinin de Kürt vatandaşlara yönelik bir haksızlık olduğunu savundu.
“Silah bırakmak pazarlık kozu değildir”
Görgen, terör örgütünün silah bırakmasının devlete sunulmuş bir lütuf gibi değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, silah bırakmanın zaten yerine getirilmesi gereken bir yükümlülük olduğunu söyledi.
Silah bırakmanın karşılığının siyasi statü veya ayrıcalık olmaması gerektiğini ifade eden Görgen, aksi bir yaklaşımın gelecekte başka yapılara da tehlikeli bir mesaj verebileceği uyarısında bulundu.
Görgen, “Devlet tarafından muhatap alınmak istiyorsanız önce güç oluşturun, silahlanın, sonra masaya oturun” anlayışının oluşmasına Türkiye’nin izin vermemesi gerektiğini dile getirdi.
“Terörsüz Türkiye’ye evet, teröristin meşrulaştırılmasına hayır”
Anahtar Parti’nin terörün tamamen sona ermesi yönündeki iradesinin açık olduğunu belirten Görgen, silahların sustuğu ve gençlerin dağlarda değil okullarda, üniversitelerde ve iş hayatında olduğu bir Türkiye istediklerini söyledi.
Görgen, “Terörün bitmesine evet. Silahların bırakılmasına evet. Ama terörün siyasi kazanım aracına dönüştürülmesine hayır” ifadelerini kullandı.
Terör örgütleri için yolun silah bırakmak, teslim olmak ve hukuk önünde hesap vermekten geçtiğini belirten Görgen, Türkiye Cumhuriyeti’nin kapısını açmak isteyen herkesin aynı demokratik anahtarı kullanması gerektiğini vurguladı.
Görgen açıklamasının sonunda, “Terörsüz Türkiye” hedefinin ancak hukuk, demokrasi ve millet iradesi temelinde anlam kazanabileceğini belirterek, terör örgütlerinin ve yöneticilerinin siyasi meşruiyet kazanmasına yönelik adımlara karşı duracaklarını ifade etti.
Türkiye’nin geleceğinin silahlı yapıların talepleriyle değil, milletin iradesiyle şekillenmesi gerektiğini söyleyen Görgen, terörün sona ermesinin yolunun teröristi siyasi muhatap hâline getirmekten değil, silahın tamamen devre dışı bırakılması ve hukukun işletilmesinden geçtiğini kaydetti.




