Emeklilere ÖTV Muafiyeti Detayları !
Emeklilere ÖTV Muafiyeti Detayları !
İçeriği Görüntüle

HAK-İŞ Konfederasyonu Genel Başkanı Mahmut Arslan, 22 Mart Dünya Su Günü kapsamında düzenlenen "Emek ve Su" panelinde ezber bozan açıklamalarda bulundu. Suyun temel bir insan hakkı olduğunu hatırlatan Arslan, Türkiye'de suyun ticarileştirilmesi konusuna karşı en sert duruşu sergileyen tek konfederasyon olduklarını vurguladı. Özellikle damacana su fiyatlarındaki fahiş artışlar ve küresel şirketlerin su kaynakları üzerindeki planları, panelin en dikkat çekici gündem maddeleri arasında yer aldı.

DÜNYA SU FORUMU VE GİZLENEN GERÇEKLER

Paneldeki konuşmasında küresel su politikalarına değinen Mahmut Arslan, Dünya Su Forumu gibi yapıların sanıldığı kadar masum olmadığını iddia etti. Bu yapıların dışarıdan Birleşmiş Milletler kuruluşu gibi göründüğünü ancak arka planda dev su şirketleri tarafından finanse edildiğini belirten Arslan, şu ifadeleri kullandı:

"Dünya su forumuna bir işçi sendikası olarak ilk kez katıldığımızda dehşete kapıldık. Orada, dünya su kaynaklarına göz dikmiş, sadece kâr hırsıyla hareket eden dev şirketlerin planlarını gördük. Su imkanlarını kendi çıkarları için nasıl kullanacaklarını görünce daha fazla çalışmamız gerektiğini anladık. Suyun ticarileştirilmesi sadece ekonomik bir sorun değil, aynı zamanda bir sosyal adalet meselesidir."

DAMACANA SU FİYATLARINDA KORKUNÇ İSTİSMAR

Arslan'ın en çok ses getiren açıklamalarından biri de içme suyu piyasasındaki fiyat dengesizliği oldu. Piyasayı elinde tutan birkaç büyük şirketin fiyatları manipüle ettiğini savunan Arslan, yer altı kaynaklarının imtiyaz haklarının özel sektöre devredilmesine tepki gösterdi.

"İki tane su şirketi birleşip fiyatları belirliyor" diyen Arslan, maliyeti kuruşlarla ifade edilen suların damacanasının 200 TL civarında satılmasını "korkunç bir istismar" olarak nitelendirdi. Hükümete çağrıda bulunan Genel Başkan, insanların şebeke suyuna güvenemediği bir ortamda, alternatif olarak sunulan ambalajlı suların lüks hale getirilmesinin kabul edilemez olduğunu söyledi. Şehir şebekelerinin de özelleştirilmesi durumunda halkın en kötü suya en yüksek fiyattan ulaşmak zorunda kalacağı uyarısında bulundu.

NİJER’DEKİ SU KUYUSU VE KÜRESEL GÜVENLİK TEHDİDİ

HAK-İŞ'in sadece söylemle değil, eylemle de su hakkını savunduğunu belirten Arslan, konfederasyonun 50. yıl etkinlikleri kapsamında Nijer'de açtıkları su kuyusundan bahsetti. Kadınların ve çocukların kilometrelerce yürümek zorunda kaldığı bir bölgede, güneş enerjisiyle 24 saat kesintisiz su sağlayan bir sistem kurduklarını anlattı.

Konuşmasının sonunda Orta Doğu'daki gerilimlere de değinen Arslan, Körfez ülkeleri için asıl tehdidin petrol değil, su olduğunu vurguladı. Katar, Bahreyn ve BAE gibi ülkelerin su ihtiyacının %80-90 oranında deniz suyundan arıtılarak karşılandığını hatırlatan Arslan, olası bir saldırıda bu tesislerin hedef alınmasının hayatı tamamen durduracağını ifade etti. Program, Tarım ve Orman Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürü Afire Sever'e hediye takdiminin ardından basına kapalı oturumlarla devam etti.

Kaynak: İHA