Sivas’ta kışın ardından gelen sıcak hava, kentin parklarını, mesire alanlarını ve bahçelerini canlandırdı. Ancak çimenlerin yeşermesiyle birlikte, Sivaslıların her yıl bahar aylarında yaşadığı kene tedirginliği yeniden su yüzüne çıktı. Özellikle geçmiş yıllarda bölgede görülen Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) vakaları, vatandaşların açık alanlara çıkarken iki kez düşünmesine neden oluyor. Kent merkezinde vaka sayıları kırsal bölgelere oranla daha düşük seyretse de, psikolojik korku etkisini gösteriyor.
İlaçlama Seferberliği ve Bitmeyen Psikolojik Baskı

Sivas Belediyesi, vatandaşların yaz mevsimini daha huzurlu geçirebilmesi için sivrisinek ve keneye karşı ilaçlama düğmesine bastı. Ekipler, kentin dört bir yanındaki yeşil alanlarda ve piknik bölgelerinde hummalı bir çalışma yürütüyor. Ancak profesyonel olarak yürütülen bu dezenfeksiyon işlemleri bile, vatandaşların içindeki o meşhur "ya üzerime kene yapışırsa" korkusunu dindirmeye yetmiyor. Özellikle çocuklu aileler, çocuklarını yeşil alanlara bırakırken her zamankinden çok daha temkinli davranıyor.
Bireysel Önlemler Sivaslıların Rutini Oldu

Vatandaşlar, belediyenin ilaçlama çalışmalarına güvenmekle yetinmeyip kendi çözümlerini de devreye alıyor. Sivas’ın çevresindeki ilçelerden gelen vaka haberleri, şehir merkezinde yaşayanları da kişisel önlemler almaya itiyor. Açık renkli kıyafet tercihleri, pantolon paçalarının çorap içine sokulması ve doğa yürüyüşü sonrası yapılan vücut kontrolleri, Sivaslıların günlük yaşamının bir parçası haline geldi. Şehrin mesire alanlarında vakit geçirenler, artık sadece güzel havanın değil, her an bir kene ile karşılaşma ihtimalinin tedbirini de yanlarında taşıyor. Tedbirlerin gevşetilmemesi, yaz mevsiminin kazasız atlatılması için kentin en büyük önceliği olmaya devam ediyor.





