İletişim ''kişiler arasında, duygu, düşünce, bilgi, haber alışverişi, duygu, düşünce, bilgi ve haberlerin, akla gelebilecek her türlü biçim ve yolla kişiden kişiye karşılıklı olarak aktarılması'' dır. Sağlıklı iletişim hiç şüphesiz, herkesin içinde bulunmak isteyeceği bir durum. Kimi zaman biraz can sıkan iletişimin başka bir yönü var ki buna iletişim kazası diyoruz. ''Kaza '' dendiğine göre çok da yaşamak isteyeceğimiz bir şey olmamalı. Lakin istesek de istemesek de iletişim kazalarında hayatın bir parçası. Bundan en az hasarla nasıl kartalabiliriz.
Bir araba kazası için direksiyonun bizde olması yetmez. Hava şartları, zemin, birçok nedenle kaza yapmış olabiliriz. İletişim kazasında da sözün sahibi biz olmamız yetmez elbette. Kiminle neyi nasıl konuştuğumuz oldukça önemli. İşte burada aynen bir gazetecinin haber hazırlarken izlediği yol gibi. 5N1K örneğine başvurmak lazım.
“Ne?” Konuyu verir.
“Neden, niçin?” Amacı verir.
“Nasıl?” Yöntemi belirler.
“Nerede?” Mekân ve yer kavramları.
“Ne zaman?” Süre – süreç kavramları.
“Kim?” İlgili ve sorumlu kişileri belirler.
İşin özeti şu, kim, neden, nasıl, ne zaman, nerde ilişkiyi başlattı. Başlatırken maksadı neydi, biz herkesin göz hizasında bir iletişim kurar yüreğimizi açarsak, bunun kazası olur. Çünkü iletişimin bir kilit noktası mevcut, herkesle aynı tarzda bir ilişki kurarsak duymak istemeyeceğimiz birçok sözle karşılaşırız şüphesiz.
Çevrenizdeki herkes ''eşrefi mahlukat '' ama herkesin hayattan yaşamdan çıkardığı anlam farklı.
Siz evet kişisine göre olmayacaksınız, tavrınız tarzınız net ola, gerçek olan elbet bu. Fakat sizin söylediğiniz sözden herkes aynı manayı çıkaracak mı? ''Her doğru her yerde söylenmez!''
Sonra bir de mahreminiz var. Sizin ve ailenizin, kendi mahreminizi oluşturduktan sonra aile içi mahreminizde oluşturmanız lazım. Fatih sultan Mehmet der ki; ''Sırrımı sakalımın telini bilse derhal keserdim'' bu kadar net. Sözün gücü var hükmü var. Sohbet ettiğimizi sanıp, aile etrafının mahremini dile getirmemeliyiz elbet de ki. Çocuğunuzun eşinizin var sayalım toplum kaide ve kurallarına uygun olmayan bir davranışı var. Bunu ne kadar dillendirirsek bu konuda eşimiz ya da çocuğumuzu etiketlenmiş olacağız. Bu başka bir konu bunu ayrıca bir yazımızda yazmak niyetiyle, konumuza devam edersek, iletişim kazalarına uğramak istemiyorsak. İletişimi başlatan biziz iletişim kazasında suçlu aramaktansa. Doğru insana doğru mekânda doğru sözü söyledim mi? Diye kendimize sormalıyız.
İletişim kazası en azından sıkça geçirmemek niyeti ve duasıyla.