YENİ Parti Sivas Milletvekili Ulaş Karasu, üreticinin emeğinin karşılığını alamadığını belirterek, tarım sektöründeki borçlanma tablosuna dikkat çekti. Çiftçinin üretim yapmasına rağmen gelir elde edemediğini vurgulayan Karasu, “Çiftçi üretiyor ama kazanamıyor. Ürününün karşılığını alamayan üretici, borcunu kapatmak için yeniden borçlanıyor. Bu artık sürdürülebilir olmaktan çıktı” dedi.
GİRDİ FİYATLARI UÇUYOR
Girdi fiyatlarına dikkat çeken Karasu, 2025 yılında mazotun litresinin yaklaşık 55 lira olduğunu, bugün ise neredeyse çift hanelere ulaştığına işaret etti. DAP gübresinin tonunun 44 bin liraya ulaştığını, üstelik vadeli almaya çalıştığında fiyatın 56 bin liraya kadar çıktığını belirten Karasu, “Peki son bir yılda buğday fiyatı ne oldu? TMO’nun açıkladığı fiyat geçen yıl 13 bin 500 liraydı, bu yıl 16 bin 500 lira. Tüccarın verdiği fiyat 12 bin 500 lira. Arpada, nohutta bu yıl durum daha vahim” diye konuştu.
BORÇ 1,5 TRİLYON LİRAYA DAYANDI
Çiftçinin bankacılık sektörüne olan borcunun yıllar içinde katlanarak arttığını belirten Karasu, çiftçilerin 2026 yılı Temmuz ayında 1 trilyon 492 milyar 289 milyon liraya yükseldiğini söyledi. Karasu, “2022 yılında 328 milyar 968 milyon lira olan tarım sektörünün bankacılık sektörüne kredi borcu, 2026 yılının Temmuz ayında 1 trilyon 492 milyar 289 milyon liraya çıktı. Yani yüzde 353.6 arttı. Bu rakamlar bile tarım politikalarının çiftçiyi getirdiği noktayı açıkça gösteriyor” dedi.
Çiftçilerin borcunun 1 trilyon 160 milyar 974 milyon lirasının kamu bankalarına olan borçlar olduğunu belirten Karasu, çiftçilerin kamu bankalarına olan borucun Haziran ayına göre Temmuz ayında 32.8 milyon arttığına dikkat çekti.
“ÇİFTÇİNİN BORCU BÜYÜYOR, UMUDU KÜÇÜLÜYOR”
Çiftçinin takibe alınmış olan kredi borçlarının da katlandığını vurgulayan Karasu, 2002 yılında 2.6 milyon olan takibe alınmış kredi borçlarının Temmuz 2026 itibariyle 26.6 milyon liraya ulaştığını belirten Karasu, “Çiftçi tarlasını ekebilmek için borçlanıyor. Gübreyi, mazotu borçla alıyor. Ürünü satıyor, elde ettiği gelir borcunu kapatmaya yetmiyor. Sonra yeniden borçlanıyor. Çiftçinin içinde bulunduğu tablo tam anlamıyla bir borç sarmalına dönüşmüş durumda. Çiftçi üretiyor ama kazanamıyor. Ürününün karşılığını alamayan üretici, borcunu kapatmak için yeniden borçlanıyor. Her koşulda üreten çiftçinin her yıl borcu büyüyor, umudu küçülüyor!” diye konuştu.
“TOPRAĞI BEREKETLE BULUŞTURAN TÜRKİYE’Yİ KURACAĞIZ”
“Çiftçi sadaka değil, emeğinin karşılığını istiyor” diyen Karasu, çiftçinin borçlarının yeniden yapılandırılması gerektiğini belirterek, “Çiftçiyi tarlasına küstüren hiçbir tarım politikası başarılı sayılamaz. O nedenle çiftçinin birikmiş borçlarının faizleri silinmeli, ana borçlar en az 3 yıl faizsiz olarak ertelenmeli ve uzun vadeye yayılarak taksitlendirilmelidir. Biz çiftçinin alın terinin karşılığını aldığı, üretimin desteklendiği, toprağın bereketle yeniden buluştuğu bir Türkiye’yi mutlaka kurmak zorundayız” dedi.





