Kıbrıs Barış Harekatı'nın 52'nci yıl dönümü ve 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı dolayısıyla yapılan yazılı açıklama, Akdeniz siyasetinde gündemi sarsacak nitelikte milli çıkışlara sahne oldu. 20 Temmuz 1974 tarihinin Türk milletinin boyun eğmeyeceğini tüm dünyaya gösterdiği tarihi bir dönüm noktası olduğu belirtilirken, Ankara ile Lefkoşa'nın kaderinin birbirinden asla koparılamayacağı ifade edildi. Kıbrıs'ın Anadolu'nun güney emniyet hattı ve Doğu Akdeniz'deki milli hakların kilit noktası olduğu aktarıldı. Türk varlığının Ada'da 1571 yılındaki fetihten bu yana kök saldığı ve bu toprağın şehit kanlarıyla vatan kılındığı hatırlatıldı.

Brüksel’in Dayattığı Federasyon Düşleri Çoktan Bayatladı

Avrupa Parlamentosu tarafından 17 Haziran 2026 tarihinde kabul edilen 2025 Yılı Türkiye Raporu'ndaki skandal ifadelere çok sert tepki gösterildi. Kıbrıs Türk halkını egemen bir halk yerine sadece bir "topluluk" olarak gören ve miadı dolmuş federasyon modelini tek çözüm gibi sunan Brüksel'e adeta rest çekildi. Kıbrıs Türklüğüne istikamet tayin edecek iradenin Brüksel'de değil, şehit kanıyla sulanan Ada toprağında ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni kuran kudrette olduğu bildirildi. KKTC'nin Türk Devletleri Teşkilatı ve İslam İşbirliği Teşkilatı nezdinde kurduğu bağlardan rahatsız olanların hazırladığı raporların hükümsüz olduğu vurgulandı.

Terör propagandası ve dezenformasyona geçit yok! Bin 652 hesap engellendi
Terör propagandası ve dezenformasyona geçit yok! Bin 652 hesap engellendi
İçeriği Görüntüle

Türk Askerinin Varlığı Doğu Akdeniz’in Yegane Sigortasıdır

Ada'daki Türk askeri mevcudiyetini ve yasal varlığını tartışmaya açmaya çalışan çevrelerin sinsi bir amaç güttüğü ifade edildi. Bu kişilerin, geçmişte Rum-Yunan ikilisinin yol açtığı kanlı zulümleri, yakılan köyleri ve soykırım girişimlerini bilinçli olarak hasıraltı ettiği vurgulandı. Zamanında Enosis hülyasını Akdeniz'in sularına gömen Türk askerinin mevcudiyetinin, yeni saldırıların önünü kesen en büyük caydırıcı güç ve Doğu Akdeniz'deki barış ikliminin yegane teminatı olduğu kaydedildi.

Türk Mukavemet Teşkilatı Çaresizlik Dehlizlerini Parçaladı

Geçmiş yıllarda Helenist yayılmacılığın Kıbrıs Türkü'nün canına, malına ve namusuna kastettiği karanlık dönemlerde Türk Mukavemet Teşkilatı'nın (TMT) hayati bir rol üstlendiği belirtildi. TMT'nin dağınık milli iradeden müşterek bir ülkü doğurduğu, bağımsızlık ve hürriyet sevdasını mücadeleyle yüreklerde diri tutan milli bir mukavemet karargahı olduğu aktarıldı. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin 1974 yılındaki müdahalesine kadar bu dirayetin kesintisiz sürdüğü ve kazanılan zaferin şanlı tarihe silinmemek üzere kazındığı ifade edildi.

İki Ayrı Devlet Varlığı Tartışmaya Tamamen Kapatılmalıdır

Kıbrıs Türklerinin Rum idaresi altında azınlık statüsüne boyun eğmesinin kesinlikle düşünülemeyeceğinin altı çizildi. Kalıcı ve adil bir barışın tek anahtarının, Kıbrıs'ta iki ayrı devlet varlığının kayıtsız şartsız kabul edilmesinden ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin uluslararası statüsünün tescillenmesinden geçtiği belirtildi. Dönemin tarihi harekat kararını alan devlet büyükleri rahmetle anılırken, Kıbrıs'ın sonsuza dek Türk yurdu kalacağı mesajı net bir şekilde verildi.

Kaynak: AA