Alman finans kuruluşu Deutsche Bank tarafından yayımlanan kapsamlı rapora göre, dünya genelindeki metropollerde konut kiralama maliyetleri son dönemde benzeri görülmemiş seviyelere ulaştı. Kurumun hazırladığı ve küresel finans çevrelerinde yakından takip edilen araştırma çerçevesinde, tam 69 farklı dünya kenti mercek altına alındı. Çalışmada şehir merkezlerinde bulunan 1 yatak odalı dairelerin kiralama bedelleri temel ölçüt olarak kabul edildi ve piyasalardaki son durum gün yüzüne çıkarıldı.
Araştırmacılar 2020 ile 2025 yılları arasındaki 5 yıllık dönemi kapsayan analizlerinde, fiyat değişimlerini tamamen ABD doları bazında hesapladı. Döviz bazlı gerçekleştirilen bu değerlendirmeler, dünya genelinde barınma krizinin ne denli geniş bir coğrafyaya yayıldığını açıkça gösterdi. İncelenen kentlerin büyük bir kısmında konut kiraları katlanarak artarken, bazı metropollerdeki fiyat yükselişlerinin yüzde 100 sınırını aşarak rekor kırması dikkat çekti.
Metropollerde Yaşanan Kira Artışının Temel Sebepleri
Son 5 yıllık süreçte küresel ölçekte yaşanan ekonomik dalgalanmalar, şehir merkezlerindeki gayrimenkul piyasalarını doğrudan etkiledi. Pandemi sonrasında değişen çalışma alışkanlıkları, dünya çapında tırmanan enflasyon oranları ve metropol merkezlerine yönelik yoğun nüfus akışı, kiralık konut stokları üzerinde ciddi bir baskı oluşturdu. Talebin hızla artmasına karşın arzın yetersiz kalması, özellikle finans ve ticaret merkezlerindeki kira bedellerini ivmeyle yukarı taşıdı.
Uluslararası ölçekte yaşanan bu fiyat sıçramalarında, merkez bankalarının uyguladığı faiz politikaları ve inşaat maliyetlerindeki küresel yükselişler de belirleyici rol oynadı. Yatırımcıların konut sektöründeki hareketliliği ve turistlerin kısa dönemli kiralama tercihlerinin artması, yerel halkın uygun fiyatlı konuta erişimini daha da zorlaştırdı. Farklı kıtalardaki birçok metropolde barınma maliyetleri, hane halkı gelirlerinin çok üzerine çıkarak küresel bir mesele haline geldi.
İstanbul Yüzde 178,5 Artışla Dünya Zirvesine Yerleşti
Deutsche Bank verilerinde en büyük şaşkınlığı oluşturan gelişme, Türkiye’nin en büyük metropolü olan İstanbul’un sergilediği performans oldu. Araştırmaya dahil edilen 69 küresel şehir arasında İstanbul, dolar bazında yaşanan kira artış oranlarında tüm rakiplerini geride bırakarak açık ara birinci sıraya yerleşti. Şehir merkezindeki 1 yatak odalı dairelerde 2020 ile 2025 yılları arasında kaydedilen kira artış oranı tam yüzde 178,5 olarak kayıtlara geçti.
Dolar bazında gerçekleşen bu rekor artış, İstanbul'u küresel sıralamanın zirvesine taşırken uluslararası finans analistlerinin de dikkatini çekti. Ülke içindeki yüksek enflasyon dinamikleri, döviz kurlarındaki hareketlilik ve kent merkezinde yoğunlaşan konut talebi, bu dramatik yükselişin ana motoru olarak değerlendirildi. İstanbul’da yaşanan bu sıradışı artış hızı, dünyanın diğer büyük finans merkezlerinde görülen oranları geride bıraktı.
Körfez Ve Avrupa Kentlerinde Dikkat Çeken Rakamlar
Küresel sıralamada İstanbul’un ardından en yüksek kira artışının yaşandığı şehirlerden biri de Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad oldu. Riyad’da şehir merkezindeki konut kiraları 2020-2025 döneminde dolar bazında yüzde 116,5 oranında artış gösterdi. Benzer şekilde Portekiz’in başkenti Lizbon ise yüzde 72,3 yükseliş oranıyla Avrupa kıtasında kiraların en çok değer kazandığı merkezlerden biri olarak öne çıktı.
Avrupa’nın diğer önemli kültür ve finans merkezlerinde de dikkat çekici artış oranları kaydedildi. Birleşik Krallık’ın tarihi kenti Edinburgh’da kiralama bedelleri yüzde 60,4 oranında artarken, İspanya’nın başkenti Madrid yüzde 59,1 seviyesinde bir yükseliş yaşadı. Asya’nın küresel ticaret merkezi Singapur’da kiralar yüzde 55,4 artış kaydederken, Orta Doğu’nun cazibe merkezi Dubai yüzde 53,9 ve İspanya’nın liman kenti Barcelona yüzde 47,3 oranında değer kazandı.
Küresel Ölçekte Gayrimenkul Dengelerinin Geleceği
Kira fiyatlarındaki bu sert yükseliş trendi, kent yaşamının sürdürülebilirliği ve iş gücü mobilitesi açısından yeni tartışmaları beraberinde getiriyor. Metropol merkezlerinde yaşam maliyetlerinin hızla artması, çalışan nüfusun şehir dışındaki çevre bölgelere kaymasına yol açıyor. Uzmanlar, önümüzdeki dönemde yerel yönetimlerin ve hükümetlerin kiralık konut arzını artırmaya yönelik yeni adımlar atmak zorunda kalacağını öngörüyor.
Gelişmekte olan pazarlardan gelişmiş ekonomilere kadar geniş bir coğrafyada gözlenen bu tablo, gayrimenkulün küresel ölçekte en çok kazandıran yatırım araçlarından biri olmaya devam ettiğini doğruluyor. Ancak artan maliyetlerin hane halkı bütçelerinde yarattığı baskı, önümüzdeki yıllarda konut politikalarının küresel ekonomi gündeminin ilk sıralarında yer almaya devam edeceğini net bir şekilde gösteriyor.





