Türkiye Yazarlar Birliği Genel Başkanı Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan, ödül kazananları açıklamadan önce gündemin en can yakıcı meselesi olan Filistin’e dikkat çekti. 2026 yılına girerken Gazze’de yaşanan soykırımın insanlığın ortak bir yarası olduğunu belirten Arıcan, İsrail’in yürüttüğü zulüm düzeninin sadece bir coğrafyayı değil, insanlığın tüm birikimini, kütüphanelerini ve mabetlerini hedef aldığını vurguladı. Türk yazarları olarak hakikati haykırmayı vicdani bir borç bildiklerini ifade eden Arıcan, kalemlerin mazlumun sesi olmaya devam edeceğini hatırlattı.
Kültür Bakanlığı’ndan TYB’ye Özel Onur
1978 yılında D. Mehmet Doğan ve arkadaşları tarafından temelleri atılan TYB’nin, bu yıl Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülü ile onurlandırılması toplantının en anlamlı maddelerinden biriydi. Prof. Dr. Arıcan, Bakan Mehmet Nuri Ersoy’a teşekkürlerini sunarken, bu ödülün kültürel mirası yeni nesillere aktarma sorumluluklarını daha da pekiştirdiğini söyledi. Yazmayı bir "varoluş meselesi" olarak gören birlik, Anadolu’nun irfanını dünyaya anlatma misyonunu bir adım öteye taşıdı.
Titiz Bir Eleme Süreci: 28 Kategoride Dev Envanter
Seçici kurulun 2025 yılı eserlerini değerlendirirken "kuyumcu titizliğiyle" hareket ettiğini belirten Arıcan, 28 ayrı kategoride binlerce eserin tarandığını açıkladı. TYB’nin köklü tarafsızlık geleneği gereği; yönetim kurulu üyelerinin eserlerinin değerlendirmeye alınmadığı ve aynı dalda üst üste ödül verilmediği vurgulandı. Arıcan, her kazanan ismin Türkiye’nin düşünce envanterine çok kıymetli sayfalar eklediğini ve dilimizin sınırlarını genişlettiğini belirtti.
Roman, Şiir ve Hikayede Zirveye Çıkanlar

(Fotoğraf ve Haber Kaynak: Türkiye Yazarlar Birliği Resmi Web Sitesi)
Edebiyatın ana dallarında 2025 ödülleri sahiplerini buldu. Hikaye dalında Hâle Sert, "Kuşlar ve Geçmeyen Şeyler" ile ustalığını konuştururken; şiir ödülü "Kahır ve Ayin" kitabıyla Bahtiyar Aslan’ın oldu. Roman kategorisinde ise M. Fatih Kutlubay, "Günlerin Bin Yıllık Mezarı" ile tarihsel olayları modern bir dille harmanlayarak birinciliğe uzandı. Fikir dalında Burhanettin Tatar, araştırma dalında ise Kemal Ramazan Haykıran gibi isimler, Türk düşünce hayatına kazandırdıkları derinlikli eserlerle ödülün sahibi oldular.
Dijital Mecra ve Basın Dünyasının En İyileri
TYB, dijitalleşen dünyayı da göz ardı etmedi. Reyhan Çınar’ın "İstanbul Türkçesi" YouTube kanalı, dilin yozlaşmasına karşı kurduğu savunma hattıyla ödüle layık görüldü. Basın dünyasında İsmail Bingöl fıkra dalında öne çıkarken, TV belgesel alanında TRT World’ün Filistin dramını dünyaya duyuran "Bir Zeytin Ağacı Altında" adlı eseri büyük takdir topladı. Şehir kitaplarında Taner Ay’ın "Edebiyatın Suriçi" eseri İstanbul’un hafızasını tazelerken, hatıra dalında Bilal Kemikli’nin "Şu Bizim Ankara"sı geçmişin zarif dilini bugüne taşıdı.
Vefa ve Üstün Hizmet: Kültürün Hafızasına Saygı
Ödül töreninin en duygusal anları ise vefa ve üstün hizmet ödüllerinin açıklandığı kısımlardı. TYB Vefa Ödülü, uzun yıllar birliğe ve Türk kültürüne hizmet eden Muhsin Mete’ye verildi. Kültür ve sanat hayatına ömürlerini adayan Prof. Dr. Abdullah Uçman, Prof. Dr. Ümit Meriç ve Prof. Dr. Yavuz Akpınar ise "Üstün Hizmet Ödülü"ne layık görülerek onurlandırıldı. Arıcan, bu isimlerin her birinin modern zamanın dervişleri olduğunu ve genç nesillere ilham verecek birer meşale olduklarını belirterek sözlerini tamamladı.