Sivasspor atkısını Fethiye semalarında açtı
Sivasspor atkısını Fethiye semalarında açtı
İçeriği Görüntüle

İnşaat sektöründe yaşanan ekonomik zorluklar nedeniyle bir firma, işten çıkarmaların önüne geçmek ve feshin son çare olması ilkesini uygulamak amacıyla çalışanlarına ücret indirimi teklifinde bulundu. Şirkette kaynakçı olarak çalışan bir işçi, çalışma şartlarında esaslı değişiklik anlamına gelen bu uygulamayı 4857 sayılı İş Kanunu’nun 22. maddesi kapsamında değerlendirdi. İşçi, kendi el yazısıyla kaleme aldığı ve imzaladığı muvafakat dilekçesiyle maaşındaki indirimi kabul ettiğini işverene bildirdi.

Yerel Mahkeme Ve BAM İşçiyi Haklı Buldu

İş sözleşmesinin ilerleyen süreçte sona ermesinin ardından harekete geçen işçi, İş Mahkemesi’nin yolunu tuttu. Ücretinin düşük gösterildiğini, fazla mesai yaptığını ve izinlerinin tam kullandırılmadığını öne süren çalışan, kıdem ile ihbar tazminatı ve eksik ödenen ücret alacaklarını talep etti. Şirket yönetimi ise tüm ödemelerin yapıldığını savunarak davanın reddini istedi. Yerel mahkemenin davayı kabul etmesi ve Bölge Adliye Mahkemesi’nin (BAM) istinaf başvurusunu reddetmesi üzerine dosya temyiz edilerek Yargıtay’a taşındı.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi Kararı Bozdu

Dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, emsal nitelikte bir karara imza attı. İşçinin çalışma şartlarındaki değişikliği kendi rızasıyla ve yazılı olarak kabul ettiğini vurgulayan yüksek mahkeme, fesihten sonra irade fesadı iddiasıyla eksik ücret talep etmenin dürüstlük kuralına aykırı olduğuna dikkat çekti. İrade fesadı iddiasının usulüne uygun şekilde ispatlanamadığını belirten Yargıtay, işçinin imzaladığı muvafakat belgesinin geçerli sayılması gerektiğini ifade ederek yerel mahkemenin kararını bozdu.

Kaynak: İHA