Kamu personellerinin internet ortamında yürüttükleri içerik üreticiliği ve yazılım geliştirme gibi alanlardan gelir sağlaması konusunda önemli bir hukuki gelişme yaşandı. Cumhurbaşkanlığı tarafından Yükseköğretim Kurulu bünyesine aktarılan resmi bilgilendirme metninde, devlet memurlarının internet siteleri, mobil uygulamalar veya sosyal video platformları vasıtasıyla mali kazanç temin etmelerinin mevcut mevzuat hükümlerine aykırı olduğu bildirildi. Söz konusu düzenleme ile kamu çalışanlarının dijital mecralardaki ticari boyut taşıyan tüm faaliyetlerinin yasal sınırlar çerçevesinde denetlenmesi amaçlanıyor.
Söz konusu kararda, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu içerisinde yer alan 28. maddenin esas alındığı vurgulandı. Devlet memurlarının esnaf ya da tacir sayılmalarını gerektirecek her türlü kazanç getirici eylemden uzak durmaları gerektiği hatırlatılarak, dijital alanlardan sağlanan gelirlerin de tam anlamıyla ticaret yasağı tanımı içerisine girdiği kaydedildi. Bu kararla birlikte kamu görevlilerinin mesai saatleri dışında dahi olsa dijital projelerden gelir elde etmelerinin önüne geçilmesi hedefleniyor.
Sendikalardan Yasaklama Kararlarına Geçim Vurgulu Tepki
Alınan kısıtlama kararına ilişkin kamuoyunda farklı değerlendirmeler yapılmaya başlanırken sendika temsilcileri de konuya dair görüşlerini paylaştı. Sendika Başkanı Cengiz, kamusal imkanların kişisel menfaatler doğrultusunda kullanılmasına kesinlikle karşı durduklarını ancak mevcut ekonomik şartlar göz önüne alındığında bu tür kısıtlamaların dijital çağın getirdiği gereksinimlerle bağdaşmadığını ifade etti. Devlet memurlarının bu tür mecralara yönelmesinin altında yatan temel nedenin ekonomik zorluklar olduğunu belirten Cengiz, konunun yalnızca bir yasak çerçevesinde ele alınmaması gerektiğini vurguladı.
Hayat pahalılığının her geçen gün arttığına dikkat çeken Cengiz, barınma, beslenme, eğitim ve ulaşım gibi temel ihtiyaç kalemlerindeki yükselişin çalışanları ek gelir kaynakları aramaya yönelttiğini söyledi. Memurların dijital platformlarda yazılım veya içerik üretmelerinin ardında lüks bir yaşam arzusu değil, tamamen ekonomik olarak ayakta kalma çabasının bulunduğunu dile getirdi. Kamu çalışanlarının ek bir işte çalışmak zorunda bırakılmaması gerektiğini savunan sendika lideri, temel beklentilerinin personelin aldığı tek bir maaşla insanca yaşayabileceği koşulların sağlanması olduğunu belirtti.
Günümüz Ekonomik Yapısında Dijital Dönüşüm Kaçınılmaz Hale Geldi
Dünya genelinde ekonomik yapının hızla dijitalleştiğine işaret eden uzmanlar ve sendika temsilcileri, bilginin ile dijital üretimin günümüzde yüksek bir finansal değer taşıdığını ifade ediyor. Türkiye'nin küresel ölçekte yaşanan bu teknolojik ve ekonomik dönüşümün dışında kalmasının mümkün olmadığını aktaran yetkililer, kamu mevzuatının günümüz gerçeklerine uyum sağlayacak şekilde yeniden ele alınması gerektiğini dile getiriyor. Dijital mecralarda ortaya konulan emeğin tamamen engellenmesi yerine çağdaş standartlara uygun düzenlemelerin yapılması talep ediliyor.
Sendika yetkilisi Cengiz, kamu göreviyle herhangi bir çıkar çatışması oluşturmayan ve mesai saatlerinin dışında gerçekleştirilen bireysel üretimlerin desteklenmesi gerektiğini savundu. Kamu çalışanlarına doğrudan üretim kısıtlaması getirmek yerine, bu faaliyetlerin hangi koşullar altında yapılabileceğini açıkça belirleyen bir hukuki altyapının kurulması gerektiğini ifade etti. Ayrıca elde edilen gelirlerin vergilendirilme süreçlerinin ve yasal sınırlarının şeffaf bir biçimde düzenlenmesinin hem devlet hem de çalışanlar açısından daha sağlıklı bir sonuç doğuracağını sözlerine ekledi.
Kamu Mevzuatında Yenileme Ve Düzenleme Çağrıları Yükseliyor
Devlet bürokrasisinde alınan bu kararın ardından kamu çalışanlarının gelecekte dijital dünyada nasıl bir rol üstleneceği merak konusu oldu. Mevcut yasal çerçevenin geleneksel ticaret modellerine göre kurgulanmış olduğunu belirten uzmanlar, dijital çağın getirdiği yeni gelir modellerinin eski kanun maddeleriyle yönetilmesinin çeşitli aksaklıklara yol açabileceğini değerlendiriyor. Bu doğrultuda hem kamu disiplininin korunması hem de bireysel yeteneklerin ekonomik değere dönüştürülmesi arasında dengeli bir politika izlenmesi gerektiği ifade ediliyor.
Yapılan değerlendirmelerde, memurların kamu hizmetlerini aksatmayacak şekilde yürüttükleri bilimsel, sanatsal ve teknolojik çalışmaların yasal güvence altına alınmasının önemi üzerinde duruluyor. Gelir getirici dijital faaliyetlerin tamamen yasaklanması yerine, belirli barajlar ve vergi yükümlülükleri getirilerek denetlenebilir hale getirilmesi öneriliyor. İlerleyen süreçte Yükseköğretim Kurulu ve ilgili bakanlıkların bu konuda nasıl bir uygulama takvimi belirleyeceği ve mevzuatta bir esnetmeye gidilip gidilmeyeceği kamu personeli tarafından yakından takip ediliyor.





