Milliyetçi Akademisyenler Derneği, Kıbrıs meselesine ilişkin görüş, tavır ve çözüm önerilerini içeren bir kamuoyu açıklaması yayımladı. Açıklamada Kıbrıs’ın Türkiye açısından yalnızca siyasi bir mesele olmadığı belirtilerek, adanın Doğu Akdeniz’deki jeopolitik konumu, Mavi Vatan, enerji güvenliği ve Türkiye’nin bölgesel güvenliği bakımından taşıdığı öneme dikkat çekildi.
Dernek tarafından yapılan açıklamada, Kıbrıs’ın Asya, Avrupa ve Afrika’nın kesişim noktasında bulunması, Süveyş Kanalı ve önemli enerji güzergâhlarına yakınlığı nedeniyle tarih boyunca stratejik önem taşıdığı ifade edildi.
Adanın coğrafi konumunun yanı sıra tarihsel, kültürel ve sosyal bağlarına da işaret edilen açıklamada, Kıbrıs’ın Anadolu’nun doğal bir uzantısı olduğu görüşü dile getirildi.
“Kıbrıs, Mavi Vatan’ın kalbidir”
Açıklamada Kıbrıs meselesinin yalnızca Türk ve Rum toplumları arasındaki idari yapının nasıl şekilleneceğine ilişkin bir konu olmadığı savunuldu.
Kıbrıs’ın Türkiye Cumhuriyeti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin güvenlik, egemenlik ve ekonomik çıkarları bakımından Mavi Vatan’ın merkezinde bulunduğu belirtilerek, Doğu Akdeniz’de son dönemde yaşanan askerî gelişmeler, enerji rekabeti ve diplomatik girişimlerin Kıbrıs politikasında jeopolitik gerçeklerin esas alınmasını zorunlu kıldığı kaydedildi.
ABD’nin GKRY politikalarına eleştiri
Milliyetçi Akademisyenler Derneği, ABD’nin Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne yönelik silah ambargosunu kaldırmasına da açıklamasında yer verdi.
GKRY’nin askerî ve lojistik açıdan daha aktif kullanılmasına yönelik gelişmelerin Türkiye’nin güvenliği açısından dikkatle takip edilmesi gerektiği savunulan açıklamada, KKTC’deki Türk askerî varlığı ile İHA/SİHA kapasitesinin stratejik önem taşıdığı belirtildi.
Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki kıta sahanlığı ve Münhasır Ekonomik Bölge haklarının korunması açısından da Kıbrıs’ın kritik konumda olduğu vurgulandı.
Enerji projelerinde Türkiye vurgusu
Açıklamada Doğu Akdeniz’de bulunan hidrokarbon kaynaklarının Avrupa’ya taşınmasına ilişkin projeler de değerlendirildi.
EastMed benzeri girişimlerin karşılaştığı sorunların, Türkiye’nin bölgesel enerji denklemindeki önemini ortaya koyduğu ifade edilerek, Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin dışlandığı enerji projelerinin uygulanabilirliğinin sınırlı olduğu görüşü savunuldu.
Federasyon modeline karşı çıkıldı
Dernek, Kıbrıs meselesinin çözümüne ilişkin yeniden gündeme gelebilecek federasyon modellerine de karşı çıktı.
Yaklaşık yarım asırdır devam eden müzakere süreçlerinin sonuç vermediği belirtilen açıklamada, “gevşek federasyon” gibi yeni formüllerin geçmişte sonuç alınamayan federal çözüm anlayışının farklı bir biçimde yeniden gündeme getirilmesi anlamına geldiği öne sürüldü.
Avrupa Birliği’nin Kıbrıs konusundaki yaklaşımı da eleştirilerek, AB’nin Rum-Yunan tarafına yakın bir politika izlediği ve bu nedenle tarafsız bir arabulucu olarak değerlendirilemeyeceği savunuldu.
Yabancılara mülk satışı konusunda uyarı
Açıklamada KKTC ekonomisinin karşı karşıya kaldığı sorunların yanı sıra yabancıların adada gerçekleştirdiği taşınmaz alımları da gündeme getirildi.
Özellikle yabancı uyrukluların yoğun mülk edinmesinin uzun vadede KKTC’nin demografik ve mülkiyet yapısı üzerinde etkiler oluşturabileceği belirtilerek, konunun ulusal güvenlik çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
Kıbrıs için 6 maddelik çözüm önerisi
Milliyetçi Akademisyenler Derneği, Kıbrıs meselesine ilişkin çözüm önerilerini altı başlık altında sıraladı.
İlk olarak, yeni bir müzakere sürecinin başlayabilmesi için KKTC’nin egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün kabul edilmesi gerektiği belirtildi.
İkinci olarak, Kıbrıs’ta birbirinin egemenliğine saygılı, yan yana yaşayan iki bağımsız devlet modelinin kalıcı çözüm olarak benimsenmesi gerektiği savunuldu.
Üçüncü maddede ise KKTC’nin uluslararası ekonomik ilişkilerinin geliştirilmesi istendi. Dost ve müttefik ülkelerle doğrudan uçuş, ticaret ve turizm ilişkilerinin artırılması yoluyla KKTC üzerindeki ekonomik izolasyonun azaltılması gerektiği ifade edildi.
Dördüncü olarak Türkiye ile KKTC arasındaki altyapı ve enerji entegrasyonunun güçlendirilmesi çağrısında bulunuldu. Deniz altından elektrik kablosu projesinin hızlandırılması ve KKTC’nin enerji güvenliğinin Türkiye ile bütünleşik hale getirilmesi önerildi.
Beşinci maddede yabancılara mülk satışlarının ulusal güvenlik açısından daha sıkı kurallara bağlanması gerektiği savunuldu.
Son olarak Türkiye’nin 1959 Zürih ve Londra anlaşmalarından kaynaklanan garantörlük hakları ile adadaki Türk askerî varlığının tartışmaya açılmaması gerektiği vurgulandı.
“Kıbrıs Türk dünyasının ortak davasıdır”
Açıklamanın sonuç bölümünde Kıbrıs’ın Türk dünyasının ortak meselelerinden biri olduğu ifade edildi.
Milliyetçi Akademisyenler Derneği, Türkiye ve KKTC’nin Doğu Akdeniz’deki haklarının korunması için askerî, ekonomik ve diplomatik kapasitenin güçlendirilmesi gerektiğini belirterek, gelecekteki müzakerelerde egemen eşitlik ilkesinden taviz verilmemesi çağrısında bulundu.
Dernek açıklamasında, Kıbrıs Türk halkının bağımsızlığı, Türkiye’nin garantörlük hakları ve Mavi Vatan çerçevesindeki çıkarlarının korunmasının temel öncelikler arasında yer alması gerektiğini vurguladı.




