Türk siyasetinin "Koca Reis"i, Büyük Birlik Partisi’nin (BBP) kurucusu ve ilk Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun vefatının 17. yıl dönümü dolayısıyla Ankara’da geniş katılımlı bir anma programı düzenlendi. 25 Mart 2009 tarihinde Kahramanmaraş’ın Göksun ilçesinde şüpheli bir helikopter kazası sonucu hayatını kaybeden Yazıcıoğlu, her yıl olduğu gibi bu yıl da Taceddin Dergahı’ndaki kabri başında dualarla yad edildi.
Anma törenine BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, parti yöneticileri, merhum liderin yol arkadaşları ve Türkiye’nin dört bir yanından gelen yüzlerce vatandaş katıldı. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda, Yazıcıoğlu’nun vatan ve millet sevdası bir kez daha vurgulandı.
TACEDDİN DERGAHI’NDA DUYGUSAL ANMA TÖRENİ
Muhsin Yazıcıoğlu’nun vefatının 17. yıl dönümü kapsamında sabahın erken saatlerinden itibaren Taceddin Dergahı’na akın eden vatandaşlar, merhum liderin kabrine karanfiller bıraktı. Tören sırasında özellikle bir vatandaşın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden (KKTC) getirdiği emanetler dikkat çekti. Kıbrıs Şehitliği’nden alınan vatan toprağını ve KKTC bayrağını Yazıcıoğlu’nun kabrine seren vatandaş, merhum liderin Türk dünyasına olan sevdasını simgeleyen bu hareketle çevredekileri duygulandırdı.
Okunan duaların ardından söz alan katılımcılar, Yazıcıoğlu’nun sadece bir siyasetçi değil, aynı zamanda bir fikir adamı ve dava eri olduğunu belirterek ona olan özlemlerini dile getirdiler.
MUSTAFA DESTİCİ: MUHSİN YAZICIOĞLU TAM BİR İMAN ERİYDİ
Törende konuşan BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Yazıcıoğlu’nun hayatı boyunca hiçbir güç karşısında eğilmediğini ve davasından taviz vermediğini ifade etti. Destici, Yazıcıoğlu’nun bıraktığı mirasın bugün de takipçisi olduklarını belirterek şu sözleri kaydetti:
"Muhsin Yazıcıoğlu, tam bir iman eriydi. İçi İslam, bedeni ise Türk’tü. Dışı içine teslim olmuştu. Muhsin Başkan, hayatını Allah’ın peygamberimize ve onun da bize tebliğiyle yeryüzüne indirdiği Kur’an’a göre yaşadı. Kur’an ahlakına sahipti. Tam bir Müslüman’dı. Davası; Allah, Kur’an, Resullullah, İslam ve Türklük davasıydı. Son nefesine kadar da bu davası ve ülküsü uğrunda mücadele etti, şehit oldu."
17 YILLIK ADALET BEKLEYİŞİ VE ŞÜPHELİ KAZA
Haberin merkezinde yer alan Muhsin Yazıcıoğlu’nun vefatının 17. yıl dönümü, aynı zamanda 2009’da yaşanan o karanlık kazanın aydınlatılması yönündeki talepleri de tekrar gündeme getirdi. Göksun dağlarında yaşanan ve kamuoyunda "şüpheli kaza" olarak nitelendirilen olay, 17 yıldır Türk milletinin vicdanında bir soru işareti olarak duruyor.
Destici, Yazıcıoğlu’nun ortaya koyduğu ilkelerin ve dava şuurunun yollarını aydınlatmaya devam ettiğini söylerken, adaletin tecelli etmesi noktasındaki kararlılıklarını da yineledi. Tören, kabir başında edilen toplu duaların ardından sona ererken, vatandaşlar Yazıcıoğlu’nun mezarı başında uzun süre nöbet tutarak hatırasını yaşattı.







