Sivas’ın Zara ilçesinde baharın gelişiyle birlikte düzenlenen Hıdırellez şenlikleri, bu yıl alışılmışın dışında bir törene sahne oldu. "Saya gezmesi" adı verilen ve kökeni Orta Asya’dan Anadolu’ya uzanan bereket ritüeli, ilçe merkezinde adeta bir karnaval havası estirdi. Yüzyıllardır süregelen ancak son dönemlerde nadiren görülen bu kültürel miras, yerel halkın büyük desteğiyle yeniden canlandırıldı. Sokaklarda gerçekleştirilen yürüyüş, geçmişin izlerini bugüne taşıyarak ilçenin sosyal hayatına büyük bir canlılık kattı.
İlginç Karakterler ve Saya Oyunları
O Gelenek 60 Yıl Sonra Sivas'ta Yeniden Canlandı pic.twitter.com/GmOSX50wcf
— Bizim Sivas Gazetesi (@bizimsivascomtr) May 7, 2026
Etkinliğin en çok dikkat çeken yanı ise canlandırılan sembolik figürler oldu. Sokaklarda bir anda beliren "yumurta hırsızı", kurnazlığıyla bilinen "tilki", görenleri gülümseten "bıyıklı gelin" ve heybetli "deveci" karakterleri, saya oyununu sergileyerek izleyenleri bir zaman yolculuğuna çıkardı. El yapımı kostümlerle hayat bulan bu karakterler, her biri farklı bir anlam taşıyan sembolik rolleriyle mahalle mahalle gezdi. Özellikle yürüyüşün merkezinde yer alan temsilî deve figürü, vatandaşların ilgi odağı haline gelirken, geleneksel oyunlar Zara’nın her köşesinde neşeyle takip edildi.
60 Yıllık Mirasa Kadın Eli Değdi

Bu kültürel seferberliğin arkasında büyük bir emek ve titiz bir hazırlık süreci yatıyor. Yaklaşık 60 yıl öncesine kadar ilçede her bahar düzenlenen ancak zamanla unutulmaya yüz tutan bu eğlenceler, Nilgün Gökkuş Bozalioğlu ve ekibinin çabasıyla beşinci kez hayat buldu. Gezide kullanılan deve maketinin bizzat el emeğiyle dikilmesi, geleneğe verilen önemi de gözler önüne seriyor. Amacın sadece eğlenmek değil, Zara’nın unutulan hafızasını canlandırmak olduğunu belirten düzenleyiciler, bu mirasın genç nesillere aktarılması için her yıl daha kapsamlı bir hazırlık yaptıklarını ifade ediyor.
Kültürel Miras Geleceğe Taşınıyor

Hıdırellez’in manevi ikliminde gerçekleştirilen saya gezisi, insanların geçmişteki güzel anılarını tazelerken genç kuşakların da kökleriyle tanışmasına imkan sağladı. Bereketin, paylaşmanın ve birliğin sembolü olan bu tören, Zara sokaklarında sadece renkli görüntüler bırakmakla kalmadı, aynı zamanda toplumsal aidiyet duygusunu da güçlendirdi. Yürüyüş boyunca sergilenen oyunların ve figürlerin her biri, Anadolu’nun derin kültürel zenginliğini bir kez daha kanıtladı. Zara halkının tarihine sahip çıkışı, bu kadim mirasın önümüzdeki yıllarda da aynı coşkuyla süreceğinin en büyük teminatı oldu.




