Orta Vadeli Program’da (OVP) yıl sonu enflasyon hedefinin %28,4 seviyesine revize edilmesiyle birlikte, 2027 yılında uygulanacak asgari ücrete ilişkin zam beklentileri yeniden gündeme geldi. Hâlen net 28.075 TL olarak uygulanan asgari ücret için farklı artış oranları üzerinden hesaplamalar yapılırken; Ekonomist Muhammed Bayram enflasyon görünümünü, refah payı beklentilerini ve açlık sınırı verilerini dikkate alarak muhtemel senaryoları değerlendirdi.
Enflasyondaki Artışın Temel Nedenleri
CNN TÜRK'ün haberine göre yıl boyunca yaşanan jeopolitik gerilimlerin ve yükselen petrol fiyatlarının enflasyon hedeflerinin yukarı yönlü güncellenmesinde temel etken olduğunu belirten Bayram, mevcut tablonun talep kaynaklı değil, küresel gelişmeler ile yükselen emtia fiyatlarından beslenen arz yönlü bir enflasyon olduğunu vurguladı.
Yıl içinde asgari ücrete ara zam yapılması gerektiği yönündeki görüşünü yineleyen Bayram, ücret artışlarının doğrudan enflasyonu tetiklediğini öne süren "ücret-fiyat sarmalı" tezinin bu yılki ekonomik gelişmelerle birlikte geçerliliğini yitirdiğini ifade etti.
Güçlü Zam ve Refah Payı Talebi
Toplumun 12 ay sonrasına ilişkin enflasyon beklentilerinin yüksek seyretmeye devam ettiğine dikkat çeken Bayram, beklentilerin kırılması ve piyasaya güven verilmesi için zam oranlarının gerçekleşen enflasyonun üzerinde tutulması gerektiğini belirtti. Bayram; memur, emekli ve çalışanlara refah payı içeren bir artış yapılmasının enflasyon beklentilerini sabitlemede kritik rol oynayacağını dile getirdi.
Asgari Ücret Tespit Komisyonu Sürecine Eleştiri
Geçtiğimiz dönemde TÜRK-İŞ’in Asgari Ücret Tespit Komisyonu toplantılarına katılmamasını değerlendiren Bayram, şu ifadelere yer verdi:
İşçi tarafının pazarlık masasında mutlaka yer alması gerekir.
Devlet, bu süreçte işçi ve işvereni bir araya getiren bir arabulucu rolü üstlenmektedir.
İşçi temsilcilerinin masada yer almaması, pazarlık gücünü zayıflatmakta ve nihai kararın yalnızca devlet ile işveren tarafınca alınmasına yol açmaktadır.
%25 ile %35 Aralığında Zam Beklentisi
Gıda enflasyonunun yılın ilk 8 ayında %24 seviyesine ulaştığını ve TÜRK-İŞ’in ağustos ayı açlık sınırının 37.000 TL civarında seyrettiğini hatırlatan Bayram, zam oranına ilişkin şu tahminlerde bulundu:
Alt Sınır Senaryosu (%25 Zam): Gerçekleşen enflasyon ile hedef Enflasyonun ortalaması baz alındığında, asgari ücrete en az %25 oranında bir artış yapılması muhtemeldir.
Üst Sınır / Refah Payı Senaryosu (%35 Zam): Sürece refah payının da dahil edilmesi durumunda zam oranının %35 seviyesine kadar çıkması beklenmektedir.
Miktarlara Göre Hesaplama:
%25 Zam Yapılırsa: Net asgari ücret 35.093 TL seviyesine yükselecek.
%35 Zam Yapılırsa: Net asgari ücret 37.901 TL seviyesine ulaşacak.
2027 Yılında Refah Artışı Beklentisi
Kamuda sağlanan 484 milyar TL’lik tasarruf tedbirleri, cari açık ile bütçe açığındaki toparlanma ve kişi başına düşen milli gelirin 20.000 dolar seviyesine yaklaşması gibi verileri değerlendiren Bayram; bu gelişmelerin 2027 yılı itibarıyla vatandaşın hissedeceği bir refah artışına zemin hazırladığını belirtti. Bu geçiş sürecinde ise asgari ücretlinin alım gücünün enflasyona karşı titizlikle korunması gerektiğinin altını çizdi.




