Sivas, yetiştirdiği en önemli değerlerden birini, münevver bir ismini kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyor. Gazeteci, yazar ve akademisyen Ahmet Turan Alkan, 21 Ocak 2026 tarihinde hayata gözlerini yumdu. 1954 yılında Sivas’ta başlayan bu dolu dizgin ömür, geride binlerce makale, eşsiz ahşap eserler ve devasa bir kütüphane bıraktı.
Kalemden Kesere: Bir Sanatkarın Portresi

Onun ustalığı sadece kelimelerle sınırlı değildi. Ahmet Turan Alkan, aynı zamanda usta bir ahşap işlemecisi olarak tanınıyordu. Sivas’ın simge yapılarından Paşa Cami ve Cumhuriyet Üniversitesi Camii'nin mihrabına Faruk Yücel ve Salih Kavak ile birlikte hayat verdi. Akademik titizliğini sanatkâr ruhuyla birleştiren Alkan, evindeki çalışma alanında ağaca şekil verirken aslında sabrı ve estetiği ilmik ilmik işliyordu.
50 Bin Kitaplık Koca Bir Dünya Öksüz Kaldı

Vefat haberiyle birlikte, kütüphanesinde bulunan 50 bine yakın kitap ve kendisinin kaleme aldığı ve ülkemize kazandırdığı Altıncı Şehir, Üç Noktnın Söylediği, Ateş Tecrübeleri, Yatağına Kırgın Irmaklar, Meşk Olsun, Yol Türküleri, Kurşun Kalem Yazıları, İstiklal Mahkemeleri ve Sivas'ta Şapka İnkılabı Duruşmaları, Ordu ve Siyaset, İkinci Meşrutiyet Döneminde Ordu ve Siyaset, Memleketi Kurtarırım Fakat Bir Şartla gibi 40'a yakın eser adeta yetim kaldı. Sivas’ın ve ülkemizin aydın kimliğini en iyi temsil eden isimlerden biri olan Alkan, hem akademik çalışmalarıyla hem de beyefendi duruşuyla şehrin hafızasında silinmez bir iz bıraktı. Sivas bir büyük değerini kaybetti ancak onun bıraktığı eserler ve fikirleri, gelecek nesillere rehberlik etmeye devam edecek.

