Sivas’ta, Türkiye genelinde ve dünyanın pek çok yerinde kanayan bir yara haline gelen "hevesle sahiplenip, sıkılınca terk etme" alışkanlığı, vicdanları yaralamaya devam ediyor. Özellikle Sivas sokaklarında son dönemde de zaman zaman rastlanan manzaralar, hayvanseverlerin ve duyarlı vatandaşların tepkisini çekiyor. Bir zamanlar evin neşesi olan ancak büyüdükleri veya bakımları zorlaştığı gerekçesiyle sokağa bırakılan cins kedi ve köpekler, dışarıdaki hayata tutunmaya çalışıyor.
Cins Hayvanlar Sokağın İnsafına Kalıyor

Sivas’ın işlek caddelerinde veya ara sokaklarında, sokak hayatına hiç alışık olmayan, avlanma veya kendini koruma içgüdüsü gelişmemiş evcil hayvanlarla karşılaşmak maalesef sıradanlaşmaya başladı. Soğuk havaya ve açlığa karşı dirençsiz olan bu hayvanların çaresiz hali, görenlerin yüreğini sızlatıyor. Duruma kayıtsız kalamayan Sivaslı hayvanseverler, buldukları bu canları ya sahipleniyor ya da barınak ve veteriner kliniklerine teslim ederek hayatta kalmalarını sağlıyor.
Çip Sayesinde Terk Eden Tespit Ediliyor

Ancak vicdansızlığın bedeli artık eskisi gibi cezasız kalmıyor. Evcil hayvanlara getirilen mikroçip zorunluluğu, sokağa terk edilen canların sahiplerinin bulunmasında kilit rol oynuyor. Sokakta bulunan hayvanın çipi okutulduğunda, onu terk eden kişi anında tespit ediliyor. Hayvanını sokağa atan ve bulunduğu halde teslim almayan kişilere, ilgili kanunlar gereğince yüksek miktarlarda idari para cezası uygulanıyor. Bu durum, bir nebze de olsa caydırıcılık sağlıyor.
"Bir Heves Uğruna" Tepkisi
Sivas’ta birçok vicdan sahibi vatandaş, hayvanların birer oyuncak gibi görülmesine ve heves geçince kapı önüne konulmasına tepki gösteriyor. Hayvan sahiplenmenin ömürlük bir sorumluluk olduğunu savunan vatandaşlar, bu dilsiz kulların vebaline girenlerin hem vicdanen hem de hukuken bedel ödemesi gerektiğini dile getiriyor. Sokaklar, bir anlık hevesin kurbanı olan canlarla dolarken, toplumsal duyarlılığın artması en büyük temenni.