On bir ayın sultanı Ramazan'ın gelişiyle birlikte Sivas sokaklarında o eski günlerin heyecanı yeniden yaşanıyor. Kuşaktan kuşağa aktarılan, çocukların ellerinden düşürmediği o meşhur horoz şekerleri de tezgahlardaki yerini aldı. Ancak iftar sonralarını süsleyen bu eşsiz lezzetin arka planında, kimsenin tahmin edemeyeceği kadar büyük bir risk yatıyor olabilir.
Nostalji Kokan Lezzet Yeniden Piyasada
Sivas'ta Ramazan denilince akla ilk gelen detaylardan biri şüphesiz o kırmızı horoz şekerleridir. Büyüklerin kendi çocukluklarını hatırlayarak yeni nesle aktardığı bu gelenek, çocukları sevindirmenin en tatlı yolu olarak görülüyor. Günümüzde de çocuklar tarafından çok sevilen ve bilinen bu şekerler, ayın başlamasıyla Sivas'ta tekrar boy gösterdi. Aileler çocuklarının yüzünü güldürmek için bu nostaljik lezzete akın ediyor.
Laboratuvar Sonuçları Korkutuyor

Çocukları mutlu etmek güzel olsa da işin sağlık boyutu oldukça endişe verici. Ortaya çıkan araştırmalar ve bazı laboratuvar sonuçları, her horoz şekerinin göründüğü kadar sağlıklı olmadığını açıkça gözler önüne seriyor. Çocukların o çok sevdiği, rengarenk ve cezbedici görünüme sahip bu geleneksel şekerlerin bazıları, ne yazık ki hastalıklara davetiye çıkaracak içeriklerle dolu.
Hijyen Yok, Renklendirici Çok
Tehlikenin asıl kaynağı ise merdiven altı olarak tabir edilen, denetimden uzak üretim yerleri. Titizlik ve hijyen kurallarının hiçe sayıldığı bu ortamlarda üretilen şekerlere katılan yapay tatlandırıcılar ve kimyasal renklendiriciler, masum bir tatlıyı adeta tehlikeye dönüştürüyor. Sadece görselliği artırmak ve maliyeti düşürmek amacıyla yapılan bu hileler, neşeli Ramazan akşamlarında çocukların sağlığıyla sessizce kumar oynuyor.