TÜRASAŞ Sivas Bölge Müdürlüğü’nde son dönemde yaşanan görev değişiklikleri, Sivas kamuoyunda ciddi bir rahatsızlık oluşturdu. İddiaya göre, Genel Müdür Selim Koçbay’ın göreve gelmesinin ardından kurumda uzun yıllardır görev yapan, sahaya hâkim ve bölgeyi yakından tanıyan çok sayıda Sivaslı personel görevlerinden alındı. Yerlerine ise büyük bölümü Sivas dışından olan ve kurum tecrübesi sınırlı isimlerin atanması dikkat çekti.
Bu sürecin ani değil, planlı ve sistematik biçimde yürütüldüğü yönündeki değerlendirmeler, TÜRASAŞ Sivas özelinde “kurum kültürü ve hafıza” tartışmalarını da beraberinde getirdi.
TARTIŞMALI ATAMALAR VE ÇALIŞANLAR ARASINDAKİ HUZURSUZLUK
Sivas Bölge Müdürlüğü görevine getirilen Murat Görür’ün bu pozisyona hangi kriterler doğrultusunda atandığı şehirde merak konusu oldu. Kurum içinden edinilen bilgilere göre, Görür’ün TÜRASAŞ gibi geniş sorumluluk alanına sahip bir yapıda yeterli saha deneyimine sahip olmadığı ileri sürülüyor.
Ayrıca çalışanlarla kurulan iletişimin zayıf olduğu, işçi ve memurların taleplerine karşı mesafeli bir yönetim anlayışı benimsendiği yönündeki iddialar, kurum içindeki huzursuzluğu artırmış durumda. Bu durumun üretim motivasyonu ve kurumsal verimlilik üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği ifade ediliyor.
KURUM HAFIZASI NEDEN DEVRE DIŞI BIRAKILIYOR?
Uzmanlara göre kamu kurumlarında sürekliliğin ve başarının temel unsurlarından biri, yıllar içinde oluşan kurumsal hafızadır. TÜRASAŞ Sivas’ta yaşananların ise bu birikimi zayıflattığı görüşü hâkim. Sahada yetişmiş, mevzuata hâkim ve yerel dinamikleri bilen personelin görevden alınması, “liyakat” ilkesinin geri plana itildiği yönünde eleştirilere neden oluyor.
Sivas’ta sıkça dile getirilen “İşi bilen personel mi rahatsız edici bulunuyor?” sorusu, bu sürecin en dikkat çekici sorgulamalarından biri haline gelmiş durumda.
SESSİZLİK ELEŞTİRİLERİ VE KAMUOYUNUN BEKLENTİSİ
Yaşananlara karşı Bakan Yardımcısı Osman Boyraz ile TÜRASAŞ Genel Müdür Yardımcısı Atanur Karadağ’ın sessiz kaldığı yönündeki eleştiriler de giderek artıyor. Sivas kamuoyu, bu sürece dair net ve şeffaf açıklamalar yapılmasını bekliyor.
“Sahipsiz şehir” söyleminin yeniden gündeme gelmesine neden olan bu gelişmeler, yalnızca kurum içi bir düzenleme değil, aynı zamanda şehrin kurumsal iradesi açısından da önemli bir sınav olarak görülüyor.
Kamuoyunun yanıt aradığı sorular ise net:
Bu atamalar tesadüf mü, yoksa bilinçli bir tercihin sonucu mu?
TÜRASAŞ Sivas’ta liyakat mi, aidiyet mi göz ardı ediliyor?