Memur Sen Konfederasyonu"na bağlı Bem-Bir-Sen (Belediye ve Özel İdare Çalışanları Birliği Sendikası) Şube Başkanı Mustafa Pakoğlu, enflasyon rakamının açıklanması ardından yaptığı açıklamada, bu zammın yeterli olmadığını ifade ederek, "Rafların kontrolü yapılmalı" ifadesini kullandı.
Mustafa Pakoğlu yaptığı açıklamada şunları ifade etti:
"Çalışma hayatının tüm ihtiyaçları tüm paydaşlarla istişare, ortak akıl ve güç birliği içerisinde çözüme kavuşturulmalıdır. 2025 zamları belirleme süreci, sosyal diyalog mekanizması çerçevesinde yürütülmelidir. Çalışmalar, tüm taraflar ile yapıcı bir anlayışla yürütülmelidir. Çalışanların refahını artıran, alım gücünü koruyan ve ülkemizin ekonomik istikrarını ve sosyal kalkınmasını güçlendiren süreç hep birlikte yönetilmelidir.
Zam yeterli değil
Asgari ücrete önceki yıla göre net yüzde 30 artış yapıldı. Oldu mu olmadı. Yeterlimi elbette değil. En az %40 olmalıydı. Bu zam oranı çarşıda, pazarda, sokakta, camide, kahvede, sohbette, muhabbette karşılık bulmayacak. Millet bu ne kardeşim, ortalık cayır cayır pahalılıktan yanıyor. Bu parayla ne yapacağız, nasıl geçineceğiz dedikleri zaman ne diyeceksiniz...
Mantıklı cevaplar hazırlayın.1 Ocaktan geçerli olacak zammı açıklamadan iyi ölçün, tartın biçin. Devletimiz, tüm kurum ve kuruluşlarıyla memurunun ve emeklisinin, işvereninin ve tüm vatandaşlarının yanında olmaya devam edecektir. Buna inanıyoruz. Türkiye Yüzyılı, emekçisinin, üreteninin, işveren ve yatırımcısının el ele verdiği birlik ve beraberlik ruhu içerisinde kararlı adımlarla ilerlemeye devam edecektir.
Ücret artışlarının eridiği döngüye girmek istemiyoruz
Hakkaniyetle yapılacak zammın işletmelerin de bereketini ve verimliliğini artıracak. AK Parti hükümetinden beklentimiz sosyal adaleti, emeği ve dayanışmayı, kalkınma politikalarının merkezine yerleştirmesidir.
Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda, ekonomik büyümenin yanı sıra, toplumsal dayanışma ve refahın güçlendiği bir gelecek hedeflenmelidir. Ülkemiz, yakın zamanda karşı karşıya kaldığı küresel ve bölgesel sorunların, afet ve salgınların etkilerini hızlı bir şekilde bertaraf etmek için mali disiplin ve dengeli büyüme politikalarıyla ekonomik istikrarını gün geçtikçe sağlamlaştırmaktadır. Bununla birlikte, Türkiye'nin artık ciddi bir dezenflasyon sürecinde olduğunu bilmekteyiz.
Memur, emekli, işçi, işveren ayırımı yapmadan toplumun tüm kesimlerinin, özellikle sabit gelirlilerin alım gücünü korumak, artırmak ve refahı, kalıcı hale getirmek en önemli hedef olmalıdır. Bu süreçte, milletimizin refah seviyesini yükseltecek adımlar atılırken, fahiş fiyat artışlarına karşı da kararlı bir mücadele yürütülmelidir.
Raflar denetlensin
Ücret artışlarının market raflarında, pazarlarda eridiği bir döngüye girmesinden bıktık usandık. Biz cebimize giren her kuruşun gerçek değerini korumasını istiyoruz. Bu nedenle, mali disiplinin korunması ve enflasyonla mücadele sürecinin zarar görmemesi adına dengeli ve ölçülü bir şekilde hareket edilsin buna itirazımız yok.
Bizim esas beklentimiz, yalnızca ücretimizin artması değil; memurlarımızın, işçilerimizin, emeklilerimizin ve toplumun her kesiminin refah seviyesinin artırılmasıdır. Rafların mutlaka ama mutlaka kontrol altına alınması ve caydırıcı cezai müeyyidelerin hayata geçirilmesidir.
Memura ve emeklisine zam gündeme gelince bütçe disiplininden söz edenlerin kamuoyunda dolaşan çeşitli şirketlere vergi muafiyeti getirildiği, kimi bürokratların değişik isimler adı altında gelir elde ettikleri iddialarının kamu vicdanını rahatsız ettiğini de bilmelidirler. Bu iddiaların kamu vicdanını rahatlatacak şekilde bir an evvel son bulmasını ümit ediyoruz."