Ramazan ayının başlamasıyla birlikte milyonlarca kişi oruç ibadetini yerine getirmeye hazırlanırken, uzmanlardan sağlık uyarıları da peş peşe geliyor. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Hastanesi İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı ve Romatoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ali Şahin, özellikle kronik ve romatolojik hastalığı bulunan vatandaşların oruç kararını mutlaka doktorlarıyla birlikte vermesi gerektiğini vurguladı. Şahin’in açıklamaları, Ramazan’da sağlıklı oruç tutmanın sanıldığı kadar basit olmadığını ortaya koyuyor.
Oruçta Metabolizma Nasıl Değişiyor?
Prof. Dr. Şahin’e göre oruç başladıktan yaklaşık 8–12 saat sonra vücuttaki glikojen depoları tükeniyor ve enerji üretimi yağ yakımına kayıyor. Bu süreçte insülin düzeyi düşerken glukagon hormonu artıyor. Metabolizma hızı hafif yavaşlıyor ancak bu durum halk arasında söylendiği gibi bir “metabolizma çökmesi” anlamına gelmiyor.
Doğru planlanmış sahur ve iftarla kas kaybı yaşanmadan sağlıklı bir Ramazan geçirmek mümkün. Ancak özellikle ilk günlerde baş ağrısı ve halsizlik şikâyetleri sık görülüyor. Bunun temel nedenleri arasında kan şekeri düşüşü, kafein yoksunluğu, yetersiz sıvı alımı ve elektrolit dengesizliği yer alıyor. Uzmanlara göre bu belirtiler genellikle birkaç gün içinde azalıyor.
Ramazan’da En Sık Yapılan Beslenme Hataları
Ramazan ayında görülen pek çok sağlık sorununun temelinde yanlış beslenme alışkanlıkları yatıyor. Hazımsızlık, reflü, kabızlık, kan şekeri dalgalanmaları ve tansiyon düzensizlikleri en sık karşılaşılan problemler arasında.
Prof. Dr. Şahin, “Ramazan bir tek öğünde ziyafet dönemi değildir” diyerek özellikle iftarda hızlı ve aşırı yemek yemenin mideyi zorladığını belirtiyor. Sahurun atlanması ise açlık süresini uzatarak kan şekeri düşüşünü artırıyor, gün içinde halsizlik ve baş ağrısını tetikliyor. Ayrıca kas kaybı riskini de yükseltiyor.
Sahurda protein ve lif içeriği yüksek besinlerin tercih edilmesi öneriliyor. Yumurta, yoğurt, kefir, peynir, yulaf, tam tahıllı ekmek, kuruyemiş ve sebzeler daha uzun süre tokluk sağlıyor. İftarda ise mideyi ani yükten korumak için su ve hurmayla ya da küçük bir çorbayla başlanması, ardından 10–15 dakika ara verilmesi tavsiye ediliyor. Ana öğünde protein ağırlıklı beslenmek, yanında salata ve yoğurt tüketmek dengeyi sağlıyor. Tatlı tercih edilecekse 1–2 saat sonra ve sütlü olması öneriliyor.
Su Tüketimi ve Egzersiz Zamanı
Ramazan’da su tüketimi hayati önem taşıyor. Günlük sıvı ihtiyacı kişiye göre değişmekle birlikte 1.5–2.5 litre arasında. Uzmanlar suyun iftar ile sahur arasına yayılarak içilmesini öneriyor. Tek seferde aşırı su tüketmek yerine aralıklı içmek daha sağlıklı.
Ağır antrenmanlar bu dönemde önerilmiyor. En uygun zaman dilimi iftardan 1–2 saat sonrası. Alternatif olarak iftara 30–60 dakika kala hafif tempolu yürüyüş yapılabilir. Amaç vücudu zorlamadan hareketi sürdürmek.
Romatolojik Hastalar İçin Kritik Uyarılar
Romatolojik hastalar için Ramazan daha hassas bir dönem. Prof. Dr. Şahin, hastalık aktivitesinin stabil olması ve ilaç düzeninin bozulmaması gerektiğini vurguluyor. Özellikle günde çoklu doz kullanılan ilaçlarda eşit aralık sağlanamadığı için bireysel doz planlaması şart.
Dehidratasyon riski taşıyan immünsüpresif tedavilerde böbrek fonksiyonlarının yakından izlenmesi gerekiyor. Hastalık alevlenmesi, ilaç düzeylerinde dalgalanma, gastrointestinal toksisite artışı ve böbrek fonksiyonlarında etkilenme olası riskler arasında.
Yüksek hastalık aktivitesi bulunanlar, son üç ayda alevlenme yaşayanlar, yüksek doz steroid kullananlar, aktif vaskülit hastaları, lupus nefriti olanlar, ileri böbrek tutulumu bulunanlar ile antifosfolipid sendrom ve tromboz öyküsü olan hastalarda oruç önerilmeyebiliyor.
Aç karnına alınması gereken ilaçlar için ise zamanlama büyük önem taşıyor. İlaçların yemekten en az 30–60 dakika önce ya da yemekten en az 2 saat sonra alınması gerekiyor. Ramazan’da bu planlama sahurdan önce ya da iftardan iki saat sonra yapılabiliyor. Ancak mide hassasiyeti olan hastalarda bireysel değerlendirme şart.
Ramazan’ın manevi yönünün güçlü olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Şahin, ibadetin sağlıkla birlikte yürütülmesi gerektiğini belirtiyor. Uzmanlara göre bilinçli hareket edenler için Ramazan, hem ruh hem beden sağlığını koruyarak geçirilebilecek bir dönem.