Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde Sürekli Mesleki Gelişim (SMG) etkinlikleri kapsamında düzenlenen “Örnekten Tanıya Yolculuk” başlıklı program, Prof. Dr. Behsan Önol Konferans Salonu’nda yoğun katılımla gerçekleştirildi. Programa Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Yavuz Siliğ ile çok sayıda akademik personel katıldı. Sağlık alanında eğitim gören öğrencilerin de ilgi gösterdiği etkinlikte, tanı sürecinin ilk adımından tedaviye uzanan aşamalar bilimsel çerçevede değerlendirildi.

Tanı Sürecinin İlk Adımı: Doğru Örnek Alımı
Programda, doğru örnek alımıyla başlayan sürecin, uygun tetkik yöntemleriyle desteklenmediği takdirde tedavi başarısını doğrudan etkileyebileceğine dikkat çekildi. Moderatörlüğünü Prof. Dr. Mehmet H. Atalar’ın üstlendiği etkinlikte; radyoloji alanında Dr. Öğr. Üyesi Serdar Akti, tıbbi biyokimya alanında Uzm. Dr. Sena Şenol, tıbbi mikrobiyoloji alanında Dr. Öğr. Üyesi Kübra Fırtına Topçu ve tıbbi patoloji alanında Dr. Öğr. Üyesi Tülay Koç sunum gerçekleştirdi.
Her disiplin, kendi alanındaki tanı basamaklarını örnek vakalar ve bilimsel veriler eşliğinde ele alarak, sürecin bütüncül yapısını ortaya koydu. Özellikle numune alma aşamasında yapılan hataların zincirleme sonuçlar doğurabileceği vurgulandı.
Disiplinler Arası Koordinasyonun Gücü
Etkinlikte öne çıkan başlıklardan biri de disiplinler arası iletişimin sağlık hizmetlerindeki belirleyici rolü oldu. Konuşmacılar, radyolojiden patolojiye uzanan tanı zincirinde her birimin eşgüdüm içinde çalışmasının hasta güvenliği açısından kritik olduğunu ifade etti.
Bilimsel veriye dayalı tanı süreçlerinin, yalnızca doğru teşhisi değil, aynı zamanda zamanında ve etkili tedaviyi de mümkün kıldığı belirtildi. Akademik iş birliğinin güçlenmesiyle sağlık hizmetlerinin niteliğinin arttığına dikkat çekildi.
Bilimsel Paylaşım Teşekkürle Taçlandı
Yoğun ilgi gören program, katılımcıların sorularıyla interaktif bir zemine taşındı. Etkinlik sonunda Prof. Dr. Hatice Özer tarafından konuşmacılara teşekkür belgesi takdim edildi.
“Örnekten Tanıya Yolculuk” programı, tanı süreçlerinde bilimsel yaklaşımın ve ekip çalışmasının önemini bir kez daha gözler önüne sererken, mesleki gelişim faaliyetlerinin sağlık hizmetlerine doğrudan katkı sunduğunu ortaya koydu.