Üniversite sınavına sayılı günler kala milyonlarca genç yoğun bir maratonun son düzlüğüne girerken, yaşanan psikolojik baskı da giderek artıyor. Psikolojik Danışman Ebru Özgün Sağır, sınav sürecinde gençlerin yalnızca akademik değil, duygusal olarak da büyük bir yük taşıdığına dikkat çekti. Sağır, sınav kaygısının tamamen olumsuz bir durum olarak görülmemesi gerektiğini belirterek önemli değerlendirmelerde bulundu.

Kaygının nedeni sadece sınav değil

Sağır’a göre üniversite sınavı, gençler için yalnızca bir bilgi ölçme sistemi değil; aynı zamanda gelecek planlarının, hayallerin ve toplumsal beklentilerin merkezinde yer alan önemli bir dönüm noktası. Bu süreçte gençlerin hissettiği baskının büyük kısmını ise aile ve çevre beklentileri oluşturuyor.

"Özellikle “Ailemi gururlandırabilecek miyim?”, “Beklentileri karşılayamazsam ne olur?” gibi düşüncelerin gençlerde yoğun kaygıya neden olduğunu" belirten Sağır, sınav sonucunun zamanla kişinin değeriyle eş tutulmaya başlandığını söyledi. Bu durumun gençlerin psikolojik yükünü daha da ağırlaştırdığı ifade edildi.

“Kaygı tamamen kötü bir duygu değildir”

Sınav kaygısının belirli seviyeye kadar kişiyi motive eden doğal bir duygu olduğunu vurgulayan Sağır, kaygının tamamen yok edilmesi gereken bir durum gibi görülmesinin yanlış olduğuna dikkat çekti.

"Kaygının kontrol edilemediği durumlarda dikkat dağınıklığı, uyku problemleri, mide ağrıları, nefes darlığı ve başarısızlık korkusunun ortaya çıkabilecek" diyerek sözlerine devam eden Sağır, gençlerin çoğu zaman ders çalışmaktan çok kaygıyı bastırmaya odaklandığını söyledi.

Uzman isim, kaygıyla mücadele etmek yerine onu kabul ederek sürecin devam ettirilmesinin daha sağlıklı sonuçlar doğurabileceğini ifade etti. Kaygının doğru yönetildiğinde kişiyi harekete geçiren bir güç haline dönüşebileceğini dile getirdi.

Ailelerin tutumu süreci belirliyor

Sınav döneminde ailelerin yaklaşımının büyük önem taşıdığını söyleyen Sağır, "Sürekli başarı odaklı konuşmaların, kıyaslamaların ve farkında olmadan kurulan baskının gençlerin kaygısını artıracaaktır" dedi.

Gençlerin yalnızca sonuç üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Sağır, verilen emeğin görülmesinin psikolojik açıdan büyük destek sağladığını kaydetti. Gerçek başarının sadece sınav sonucu olmadığını vurgulayan Sağır, hayatın farklı ihtimaller ve değişkenler barındırdığını, tek bir sınavın bir insanın değerini belirlemeyeceğini söyledi.

Sivas'taki  Mesire alanlarında Bayramı Öncesi Hareketlilik!
Sivas'taki Mesire alanlarında Bayramı Öncesi Hareketlilik!
İçeriği Görüntüle

Gençlerin bu süreçte en çok anlaşılmaya, desteklenmeye ve değerli hissetmeye ihtiyaç duyduğunu belirten Sağır, üniversite sınavının önemli bir durak olduğunu ancak hayatın tamamını belirleyen tek ölçüt olmadığını sözlerine ekledi.

Muhabir: Gülşah Akkaş Yaman