Sivas’ın Ulaş ilçesinde kış mevsiminden bu yana etkili olan kar yağışının erimesi ve bahar yağmurlarının şiddetini artırması, bölgedeki su rezervlerini kritik seviyeye ulaştırdı. Bölgenin en önemli su kaynaklarından biri olan Karacalar Barajı, tam doluluk oranına ulaşmasının ardından taşmaya başladı. Barajdan tahliye olan ve yatağından taşan sular, çevredeki yerleşim yerlerini ve tarım arazilerini tehdit ederken, Yapalı köyü sakinleri güne felaketle uyandı.
BARAJ SULARI YERLEŞİM YERLERİNE KADAR ULAŞTI
Karacalar Barajı’ndaki su seviyesinin kontrolsüz bir şekilde yükselmesi, barajın tahliye mekanizmalarını ve doğal yataklarını zorlamaya başladı. Özellikle son günlerde aralıksız devam eden sağanak yağışlar, baraj gölünde biriken devasa su kütlesinin taşmasına neden oldu. Taşan sular, baraj çevresinde bulunan köylerin ulaşım yollarını ve meralarını kısa sürede etkisi altına aldı. Ulaş ilçesine bağlı Yapalı köyü, bu durumdan en çok etkilenen yerleşim yerlerinin başında geliyor. Köyün alt kısımlarında bulunan evler ve ahırlar, yükselen sular nedeniyle ciddi bir izolasyon süreciyle karşı karşıya kaldı.
ÜNER AİLESİNİN EVİ ADETA BİR ADAYA DÖNÜŞTÜ
Taşkın felaketinin en acı tablosu ise Hamit ve Ömer Üner kardeşlerin yaşadığı bölgede görüldü. Karacalar Barajı’ndan gelen suların çevresini tamamen sardığı evleri, kara yoluyla bağlantısı kesilerek bir adacık halini aldı. Evlerinin dört bir yanının derin sularla ve azgın derelerle çevrili olduğunu belirten aile üyeleri, dış dünyayla bağlantılarının koptuğunu ifade ederek yardım çağrısında bulundu. Suların her geçen saat yükselmesi, evdeki can ve mal güvenliğini ciddi şekilde tehdit etmeye devam ediyor.
Mağduriyetini dile getiren Hamit Üner, yaşadıkları çaresizliği şu sözlerle özetledi:
"Devletimizden bize acil yardım eli uzatmasını bekliyoruz. Yağmur bir an olsun dinmiyor, sürekli yağıyor. Çevremiz bir anda devasa derelerle kuşatıldı, şu anki halimiz içler acısı. Bütün tarım aletlerimiz, hayvancılık ekipmanlarımız suyun ortasında sahipsiz kaldı. Eğer sular bu hızla yükselmeye devam ederse yakında evimizle birlikte tamamen sular altında kalacağız. Burada umutsuzca bir çıkış yolu bekliyoruz."
TARIM EKİPMANLARI VE HAYVANLAR TEHLİKE ALTINDA
Sadece evlerin değil, geçim kaynaklarının da büyük risk altında olduğunu vurgulayan Ömer Üner, bölgedeki durumun vahametine dikkat çekti. Tarım makinelerinin ve ahırların sulara teslim olmak üzere olduğunu belirten Üner, "Şu an kendimizi denizin ortasında kalmış bir adada gibi hissediyoruz. Ahırım, hayvanlarım, tüm mal varlığım ve can güvenliğimiz tehlikede. Kendi imkanlarımızla buradan çıkmamız imkansız hale geldi. Bizim için bir çıkış yolu kalmadı, yetkililerden bizi bu kıskaçtan kurtarmalarını istiyoruz," dedi.

Yapalı köyü sakinleri, Karacalar Barajı ve çevresindeki su tahliye kanallarının ıslah edilmesi gerektiğini savunurken, yetkililerin bölgede acil inceleme başlatması bekleniyor. Tarım arazilerinin büyük kısmının balçık ve su altında kaldığı bölgede, maddi hasarın boyutu sular çekildikten sonra netleşecek. Ancak Üner ailesi ve benzer durumdaki köylüler için şu an tek öncelik, sular daha fazla yükselmeden güvenli bir bölgeye tahliye edilmek.







