Sivas’ın Yıldızeli ilçesinde, 1941 yılında temelleri atılan Pamukpınar Köy Enstitüsü, sadece bir okul değil, bozkırın ortasında yeşeren devasa bir idealdi. 700 dönümlük bir arazi üzerine kurulan yerleşke, spor alanları ve 400 dönümlük ekilebilir arazisiyle döneminin en modern eğitim komplekslerinden biriydi. Üzerinde tek bir çalı bile yokken öğrencilerin ve öğretmenlerin emeğiyle bir vahaya, adeta bir ormana dönüştürülen bu alan, on yıllar boyunca Anadolu’nun dört bir yanına öğretmen, yazar, şair ve bilim insanı ihraç etti. Ancak bugün o şanlı tarihten geriye, sessiz binalar ve terk edilmiş koridorlar kaldı.

İsimler Değişti Ama İdeal Hep Aynı Kaldı

Pamukpınar’ın serüveni 1954 yılına kadar Köy Enstitüsü adıyla sürdü. Sonrasında Pamukpınar Erkek İlköğretmen Okulu olarak eğitim meşalesini taşımaya devam etti. 1976 yılında “Öğretmen Lisesi” statüsüne geçirilerek maalesef doğrudan öğretmen yetiştirme özelliğini kaybetse de kalitesinden ödün vermedi. 1988’de bünyesinde bir Güreş Okulu barındıran, 1990’da Anadolu Öğretmen Lisesi adını alan bu köklü kurum, 2014’ten sonra Yatılı İlköğretim Bölge Okulu (YİBO) olarak hizmet verdi. Takvimler 2023 yılını gösterdiğinde ise yeterli öğrenci sayısı olmadığı gerekçesiyle kapılarına kilit vuruldu.

Emekli Öğretmen Mustafa Akyol: "El Üstüne Gitmek Onurdu"

Okulun en canlı tanıklarından biri olan emekli öğretmen Mustafa Akyol, 1966 yılında başlayan öğrencilik yıllarını büyük bir özlemle anlatıyor. Akyol, o günleri şu sözlerle ifade ediyor, "1966’da buraya çift sınavı kazandıktan sonra kayıt oldum. O zamanlar 'el üstü' derlerdi, buraya gelmek benim için bir onur meselesiydi. Annem babam zor şartlarda okuttu. Köyden gelmiş bir çocuk olarak buradaki ortama şaşırmıştım ama kısa sürede alıştık. Sınıflar arasında muazzam bir saygı sevgi vardı. Hiç unutmam, yemekhanede film gösterimi yapılırdı. Bir keresinde filmde kar yağıyordu, pencereden dışarı bakıp gerçekten kar mı yağıyor diye kontrol etmiştim; arkadaşlarım fark etmesin diye de bozuntuya vermemiştim."

Pamukpınar'dan NASA'ya Uzanan Başarı Hikayesi

Okulun isminin nereden geldiğine ve yetiştirdiği büyük isimlere değinen Akyol, Pamukpınar’ın nasıl bir başarı fabrikası olduğunu şu sözlerle vurguluyor:"Tokat karayolu 1970’e kadar okulun içerisinden geçerdi. Okulun ilerisindeki çeşme zamanla kireçlendiği için pamuk gibi görünürmüş, adının oradan geldiği söylenir. Burası sadece öğretmen değil, dünya çapında değerler yetiştirdi. 1970 yılında TÜBİTAK matematik birincisi olan Ahmet Erbil buradan mezundur. Daha sonra yükseköğretimini tamamlayıp NASA’da bilim adamı oldu. Yazar, şair, ressam... Her türlü insan yetişti buradan. Çok başarılı insanların yuvasıydı."

Matematik Mi, Mucize Mi? Özbelsan Sivasspor İçin "Ya Tamam Ya Devam" Günü
Matematik Mi, Mucize Mi? Özbelsan Sivasspor İçin "Ya Tamam Ya Devam" Günü
İçeriği Görüntüle

Sahipsiz Kalan Bir Tarih ve Yürek Sızısı

Bugün Pamukpınar’ın uçsuz bucaksız arazisine gidenler, bir zamanlar hayat dolu olan dersliklerin ve ağaçların bakımsızlığıyla karşılaşıyor. 2022 yılına kadar en azından bir "okul" adıyla varlığını koruyan yerleşke, şimdi tamamen sahipsiz bırakılmış durumda. Bir zamanlar öğrencilerin neşeyle koşturduğu spor alanları ve orman niteliği kazanan o yeşil alanlar, bakımsızlıktan adeta kuruma noktasına geldi. Pamukpınar’ın mezunları ve eğitim gönüllüleri, bu aydınlanma ocağının yüzüstü bırakılmasını "büyük bir yürek sızısı" olarak nitelendiriyor. Sivas’ın bu eğitim kalesi, yeniden ayağa kaldırılacağı ya da en azından korunacağı günü bekliyor.

Muhabir: Bahar Hızar