Sivas’ın tarihi derinliklerinde, efsanelerle harmanlanmış bir atmosferde yükselen Ahmed-i Turan Gazi Türbesi, hem inanç turizminin hem de şehrin kadim tarihinin en önemli duraklarından biri olmaya devam ediyor. Şehir merkezine yaklaşık 17 kilometre mesafedeki Soğuk Çermik bölgesinde, sarp bir tepe üzerinde konumlanan bu türbe, ziyaretçilerini mistik bir yolculuğa çıkarıyor.

BATTAL GAZİ’NİN SİLAH ARKADAŞI VE BİR DÖNÜŞÜM HİKAYESİ

Ahmed-i Turan Gazi, Anadolu’nun İslamlaşma sürecinde önemli bir figür olarak kabul edilen Battal Gazi’nin en yakın silah arkadaşlarından biri olarak biliniyor. Hayatına dair bilgiler, Türk halk edebiyatının ve tarihinin eşsiz eserlerinden olan Battal-namelerin giriş bölümlerinde ayrıntılı olarak yer alıyor. Ancak Ahmed-i Turan Gazi’yi asıl özel kılan, onun hakkında anlatılan ve nesilden nesile aktarılan o etkileyici ihtida hikayesidir.

Rivayetlere göre, Ahmed-i Turan Gazi aslında Rum asıllı bir komutan olan 'Toraman'dı. Türk ordusunun başında Abdülvahabi Gazi, karşı tarafta ise Toraman bulunuyordu. Gün boyu süren amansız çarpışmaların ardından gece yarısı çöken sessizlikte Toraman, manevi bir uyanış yaşayarak Abdülvahabi Gazi’nin huzuruna çıktı. Orada kelime-i şehadet getirerek İslamiyet’i kabul etti ve "Ahmed-i Turan" adını aldı. Bu dönüşüm, savaşın kaderini ve iki kahramanın dostluğunu ebedileştirdi.

SOĞUK ÇERMİK’İN ZİRVESİNDE MANEVİ BİR ATMOSFER

Soğuk Çermik kaplıca alanına hakim bir tepe üzerine inşa edilen türbe, mimari yapısından ziyade konumuyla dikkat çekiyor. Kaplıca içerisinden geçen derenin tam karşısındaki kayalıklar üzerine kurulu olan bu yapı, ziyaretçilerine panoramik bir Sivas manzarası sunuyor. Sarp kayalıkların üzerine çıkmak her ne kadar emek istese de, yukarıda karşılaşılan huzur dolu atmosfer bu çabaya değiyor.

Bölge halkı için kutsal kabul edilen bu noktada, özellikle hafta sonları yoğun bir ziyaretçi akını yaşanıyor. Türbeye gelen vatandaşlar, burada dua edip ibadetlerini gerçekleştirirken, aynı zamanda Anadolu’nun bu kahraman mücahidinin hikayesini yerinde yad ediyorlar. Çevredeki Başıbüyük köyü yakınlarında bulunan özel taşlı mezarların ise, o dönemdeki savaşta hayatını kaybeden askerlere ait olduğu düşünülüyor.

ŞEHİR DIŞINDAN GELENLERİN İLK DURAĞI SİVAS TÜRBELERİ OLUYOR

Sivas’ın manevi havasını solumak için Adana’dan gelen Fatih Çevik, türbenin etkileyici atmosferini şu sözlerle anlatıyor:

8 Asırlık Miras, Turizm Haftasında Yeniden Hayat Buldu
8 Asırlık Miras, Turizm Haftasında Yeniden Hayat Buldu
İçeriği Görüntüle

"Akrabalarımızı ziyaret için Sivas’a geldik ve onların önerisiyle bu kutsal mekanı ziyaret ettik. Sivas’a özgü, çok etkileyici bir yer burası. Soğuk Çermik manzarası eşliğinde Ahmed-i Turan Gazi’nin kim olduğunu ve tarihini burada daha derinlemesine öğrendik. Sivas’ın bu tür manevi değerleri herkes tarafından görülmeli."

Ahmed-i Turan Gazi ve Abdülvahabi Gazi’nin Hicri 113 (Miladi 731) yılında omuz omuza şehit düştüklerine inanılan bu bölge, Sivas’ın sadece bir kaplıca merkezi değil, aynı zamanda bir tarih ve inanç merkezi olduğunun en somut kanıtı olarak varlığını sürdürüyor.

Kaynak: İHA