Sivas merkez ilçesinde yer alan ve Anadolu Selçuklu Devleti'nin en nadide eserlerinden biri kabul edilen Sivas Ulu Cami, büyük bir dönüşüme tanıklık ediyor. 1196-1197 yıllarında Kızılarslan Bin İbrahim tarafından Kul Ahi’ye yaptırılan bu dev eser, düz damlı yapısı ve dikdörtgen planıyla kufe tipi cami sınıfının dünyadaki ender örnekleri arasında gösteriliyor. Geçtiğimiz yıl startı verilen restorasyon süreciyle, Selçuklu’dan kalan bu paha biçilemez mirasın 3 yıl sürecek titiz bir çalışma ile korunması ve gelecek kuşaklara hatasız bir şekilde aktarılması hedefleniyor.

Dünyaca Ünlü O Eğiklik Artık Güvende

Caminin 1213 yılında inşa edilen tuğla örgülü ve sekizgen kaideli minaresi, yıllardır dünyaca ünlü Pisa Kulesi’ne benzer eğimiyle Sivas’ın sembolü haline gelmiş durumda. Temelden uca doğru yaklaşık 116-117 santimetrelik şaşırtıcı bir eğime sahip olan minare, restorasyonun en kritik noktasını oluşturuyor. Uzun süredir devam eden izleme sürecinin ardından, minarenin hem bu kendine has açısının korunması hem de yapının statik olarak güçlendirilmesi için düğmeye basıldı.

Şehrin Ortasında Büyük Değişim İçin Hazırlık Başladı

Ulu Cami’nin eğik minaresinin düzeltilmesi için yapılan çalışmalar restorasyonun ne denli kapsamlı olduğunu gözler önüne seriyor. Tarihi yapının dokusuna zarar vermeden yürütülen sağlamlaştırma çalışmalarında, minarenin en uç noktasına kadar müdahale ediliyor. Minaresinin devrilme riskine karşı yapılan bu mühendislik hamlesi, hem caminin güvenliğini sağlıyor hem de yıllardır süregelen "yıkılır mı?" endişelerini ortadan kaldırıyor. Çalışmaların her aşaması, Selçuklu mimarisinin inceliklerine sadık kalınarak yürütülüyor.

Baharın En Güzel Müjdecisi Sivas’ta Ortaya Çıktı
Baharın En Güzel Müjdecisi Sivas’ta Ortaya Çıktı
İçeriği Görüntüle

Üç Yıllık Hassas Yolculuk Devam Ediyor

Restorasyonun tamamlanmasıyla birlikte Sivas Ulu Cami, sadece ibadet merkezi olarak değil, bir tarih laboratuvarı gibi şehrin turizmine yön vermeye devam edecek. 1212’de İzzeddin Keykavus tarafından onarılan cami, 2026 yılındaki bu modern müdahale ile adeta yeniden nefes alacak. Kent sakinlerinin meraklı bakışları altında ilerleyen süreçte, minarenin onarımı ve sağlamlaştırılması için kullanılan teknik yöntemler, tarihin modern teknolojiyle nasıl korunduğunu bir kez daha kanıtlıyor. Sivas'ın bu kadim yapısı, vinçlerin gölgesinde asaletini koruyarak yeni yüzüne kavuşacağı günü bekliyor.

Muhabir: Gülşah Akkaş Yaman