Sivas’ın köklü mutfak kültürünün önemli lezzetlerinden biri olan Sivas Kellesi, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından coğrafi işaret tescili aldı. Sivas Ticaret Borsası tarafından 2024 yılında yapılan başvurunun ardından ürün, 6 Şubat 2026 tarihinde resmen tescillenerek koruma altına alındı. Böylece Sivas Kellesi’nin yöresel niteliği ve geleneksel üretim yöntemi de resmiyet kazanmış oldu.
Kentte memnuniyetle karşılanan gelişme, Sivas’ın gastronomi değerlerinin korunması ve tanıtılması açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Tescil kararıyla birlikte gözler ise uzun yıllardır Sivas sofralarının vazgeçilmezleri arasında yer alan Peskütan Çorbası’na çevrildi.
Sivas’ın tescilli ürün sayısı 22’ye yükseldi
Sivas Kellesi’nin de listeye eklenmesiyle birlikte kentin coğrafi işaret tescili alan ürün sayısı 22’ye ulaştı. Yenihan Bebekleri, Divriği Pilavı, Sivas Pezik Turşusu, Ulaş Etli Pidesi, Ulaş Yaprak Döneri, Şarkışla Kilimi, Sivas Bıçağı, Sivas Katmeri, Gemerek Gilaburusu, Sivas Köftesi, Kangal Balıklı Kaplıcası, Kangal Koyunu, Gürün Dut Pekmezi, Koyulhisar Domatesi, Sivas El Halısı, Sivas Kemik Tarağı, Sivas Pastırması, Suşehri Kuru Fasulyesi, Tonus Köftesi, Zara Balı ve Zara Sac Ekmeği kentin tescilli değerleri arasında yer alıyor. Öte yandan Sivas Madımak Yemeği, Sivas Peskütan Çorbası ve Suşehri Fırın Kurusu için yapılan coğrafi işaret başvurularının değerlendirme süreci devam ediyor.
Prof. Dr. Gülümser Heper: “Peskütan bir gıda saklama devrimidir”
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan hemşehrimiz Prof. Dr. Gülümser Heper, Peskütan Çorbası’nın yalnızca bir yemek değil, aynı zamanda önemli bir kültürel miras olduğunu söyledi. Sivas’taki gıda saklama yöntemlerinin Orta Asya’dan taşınan geleneklerin izlerini taşıdığına dikkat çeken Heper, peskütan üretiminin bu kültürün en dikkat çekici örneklerinden biri olduğunu ifade etti.
Heper, özel yöntemlerle pişirilerek uzun süre muhafaza edilen yoğurdun, geçmiş dönemlerde gıda saklama konusunda büyük bir yenilik niteliği taşıdığını belirterek, bu bilginin nesilden nesile aktarılmasının önemine vurgu yaptı.
“Peskütan dünyaya tanıtılmalı”
Peskütan Çorbası’nın yeterince tanınmadığını dile getiren Heper, birçok kişinin çorbanın adını duymasına rağmen peskütanın ne olduğunu bilmediğini söyledi. Çorbanın temelinde yoğurt ve tuzlama tekniği bulunduğunu belirten Heper, kemik suyu, yeşil mercimek, yarma, nane ve soğan gibi malzemelerle hazırlanan bu lezzetin Sivas mutfağında özel bir yere sahip olduğunu ifade etti.
Peskütan Çorbası’nın coğrafi işaret tescili almasının büyük önem taşıdığını kaydeden Heper, bu eşsiz lezzetin yalnızca Türkiye’de değil, uluslararası alanda da tanıtılması gerektiğini söyledi. Sivas Kellesi’nin ardından gözlerin çevrildiği Peskütan Çorbası için yürütülen tescil süreci, kentte yakından takip edilmeye devam ediyor.




